ÜNİVERSİTELER ARASI EŞ GÜDÜMÜ SAĞLAYACAK TAYİN/NAKİL YÖNETMELİĞİ ARTIK HAYATA GEÇİRİLMELİ!

Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun ve Genel Başkan Yardımcımız Mahmut Kabayel 23.02.2026 tarihinde Ankara 11 Nolu Şubenin düzenlediği iftar programına katıldı. Programda Ankara 11 Nolu Şube Başkanı Mesut Uzuner, şube yönetim kurulu üyeleri ile Ankara 11 No’lu Şubeye bağlı Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Üniversitesi, Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin temsilcileri katıldı.

Programda bir konuşma yapan Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun Türk Eğitim Sen teşkilatının eğitim hayatına yön veren güçlü bir yapı olduğunu söyledi. Dolgun, “Biz teşkilatız, biz Türk Eğitim-Sen’iz, Biz Türkiye’yiz. Günübirlik heveslerle kurulan yapılar gibi değil; inançla, sadakatle ve mücadeleyle yol alan bir iradeyiz. Teşkilat olmak; zor zamanda dağılmamak, baskı karşısında geri adım atmamak, menfaat için değil, dava için yan yana durmaktır. Edirne’den Kars’a, Hatay’dan Sinop’a, Hakkari’den İzmir’e, aynı duygu ve düşüncelere sahip, hareket kabiliyeti bir olan teşkilatız. Yüreğimizden geçenleri, hayal edemeyecek olanların bizleri anlaması mümkün değildir. Tanrı Dağı gibi heybetli, Hira Dağı gibi inançlıyız. Kökümüz mazide, gücümüz teşkilatta, yönümüz hak ve adalettedir. Bu bilinçle hareket eden Türk Eğitim-Sen, tabeladan ibaret olmayan, sahada olan, bedel ödeyen bir teşkilattır. Sözü güçlü kılan da budur, mücadeleyi kalıcı yapan da. Biz kalabalık olmayı değil, kararlı olmayı seçtik. Biz örgüt değil, teşkilatız” dedi.

Üniversiteler arasında eş güdümü sağlayacak, kapsamlı bir tayin ve nakil yönetmeliğinin ivedilikle hayata geçirilmelidir.

Konuşmasında üniversitelerin sorunlarını ele alan Dolgun, üniversite idari personelinin en büyük sorununun tayin/ nakil meselesi olduğuna dikkat çekti. Dolgun, “Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan yönetmelikle idari personele becayiş hakkı tanınmış olsa da bu adım sorunu çözmeye yetmemiştir. Bu noktada Hükümetin 2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan etmesine rağmen ailelerin hala birleştirilememesi önemli bir çelişkidir. Aile bütünlüğünün korunması hem anayasal bir hak hem de sosyal devlet anlayışının temel gerekliliklerinden biridir. Çalışanların huzurlu ve verimli bir şekilde görev yapabilmesi de doğrudan aile birliğinin sağlanmasına bağlıdır. Bu nedenle YÖK’e çağrıda bulunuyor; üniversiteler arasında eş güdümü sağlayacak, kapsamlı bir tayin ve nakil yönetmeliğinin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Atılacak bu adımın, mağduriyetleri gidereceğine, çalışma barışını güçlendireceğine ve en önemlisi aile bütünlüğünün korunmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

13/b maddesi uyarınca yapılan geçici görevlendirmelerde personelin rızasının alınması zorunlu hale getirilmelidir.

13/b maddesi uyarınca yapılan geçici görevlendirmelerde personelin rızasının alınmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Dolgun, 13/b uygulamasının bir keyfiyet şeklinde algılandığı ve bu algının mutlaka ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Dolgun, “13/b idari bir ihtiyaçtan doğabilir; ancak buradaki takdir hakkı keyfi bir uygulamaya dönüşmemelidir. Takdir yetkisi, ölçüsüz ve denetimsiz bir tasarruf anlamına gelmez. Ne yazık ki 13/b uygulaması kimi zaman keyfiyet olarak algılanmakta, hatta tehdit, şantaj unsuru haline getirilmektedir. Bu durum da çalışma barışını zedelemektedir. Dolayısıyla konuyla ilgili bağlayıcı bir düzenleme mutlaka hayata geçirilmelidir” dedi.

Akademik unvanlar, kadro ve kontenjan sınırlamasına bağlı olmaksızın verilmelidir.

Akademik unvanların, kadro ve kontenjan sınırlamasına bağlı olmaksızın verilmesi gerektiğini vurgulayan Dolgun, “Akademik yeterliliği sağlayan her akademisyen hak ettiği unvana sahip olabilmelidir. Akademik yükselmenin idari tasarruflara ya da sınırlı kadro planlamalarına bağlı kalması, hem motivasyonu olumsuz etkilemekte hem de akademik üretkenliğe sekte vurmaktadır. Akademik yeterliliği sağlayan tüm akademisyenlerimize hak ettikleri unvan; kadro ve kontenjan engeline takılmadan verilmelidir. Kadro meselesi, yönetimin keyfiyetine ve insafına bırakılmamalıdır. Aksi takdirde, yıllarca emek veren akademisyenler hak kaybına uğramakta, bu da hem kurumsal aidiyeti hem de bilimsel verimliliği olumsuz etkilemektedir” diye konuştu.

Birinci dereceye inmiş tüm kamu çalışlarının ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalıdır.

3600 ek gösterge ile ilgili de önemli açıklamalar yapan Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun, birinci dereceye inmiş tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e çıkarılması konusunun, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde de nihai çözüme kavuşturulamadığını hatırlatarak, Sayın Cumhurbaşkanının birinci dereceye gelen tüm memurlara 3600 ek gösterge verileceğine dair açıklaması bulunduğunu söyledi.

Buna rağmen sürecin neden hala tamamlanmadığını anlamakta güçlük çektiklerini bildiren Dolgun, “Süreci hatırlatmakta fayda görüyoruz. 7. Dönem Toplu Sözleşme mutabakat metninde, ‘Birinci dereceye inmiş kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesiyle ilgili çalışma yapılacaktır’ ifadesi yer almıştır. Ancak metinde ‘çalışma yapılacaktır’ denilmek yerine, doğrudan ‘Birinci dereceye inmiş tüm kamu çalışanlarının ek göstergeleri 3600’dür’ hükmü yer almış olsaydı, kamu çalışanları 1 Ocak 2024 itibarıyla bu haktan yararlanmaya başlamış olacaktı. Ne yazık ki aradan geçen süreye rağmen somut bir adım atılmamış, konu adeta sürüncemede bırakılmıştır. 3600 ek gösterge meselesinde verilen sözlerin yerine getirilmesini ve düzenlemenin bir an önce Meclis gündemine alınarak hayata geçirilmesini talep ediyoruz.” diye konuştu.

Son Haberler

AKADEMİK ZAM DAHA FAZLA ERTELENEMEZ

Genel Başkanımız Talip Geylan, 23.02.2026 tarihinde Ankara 7 No’lu Şubenin düzenlediği iftar programında üyelerimiz...

NORM FAZLASI RE’SEN ATAMADA BİR YÜRÜTMEYİ DURDURMA  KARARI DAHA

Sendikamız üyesinin, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle re’sen, aile birliği mazeretine uygun olmayan bir...

TÜRK DÜNYASINDA EĞİTİM ALANINDA İŞBİRLİĞİ SÜRÜYOR

Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği Genel Başkanı Talip Geylan ile Kırgızistan...

NORM FAZLASI RE’SEN ATAMADA YENİ BİR YÜRÜTMEYİ DURDURMA  KARARI 

Sendikamız üyesinin, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle re’sen, aile birliği mazeretine uygun olmayan bir...