SENDİKAMIZIN AÇTIĞI DAVADA 4/C’LİLER İÇİN OLUMLU KARAR

Türk Eğitim Sen olarak, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 4/C statüsünde istihdam edilen bir üyemiz adına Danıştay nezdinde açtığımız  davada, 4/C hizmet sözleşmesinin 5. maddesinin 4. fıkrasında yer alan  “İlgiliye bu sözleşmede belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelerine bu yolda bir hüküm konulamaz.” ibaresi ile dayanak 04.02.2010 tarih ve 2009/15759 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Geçici personele bu Kararda belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelerine bu yolda bir hüküm konulamaz.”  ibaresinin, hizmet sözleşmesinin 7. maddesinin a bendinde yer alan “ilgiliye çalıştığı her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilir.” ibaresi ile Bakanlar Kurulu Kararının 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Bu karar gereğince istihdam edilecek geçici personele, çalıştıkları her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilir.” ibaresinin, hizmet sözleşmesinin 11. maddesinde yer alan “Bu sözleşme …… tarihinden …….. tarihine kadar geçerlidir” ibaresi ile Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinde yer alan “..bir mali yılda 11 ayı geçmemek üzere..” ibarelerinin iptalini talep etmiştik.

Danıştay 12. Dairesinin 2017/142 E., 2017/2816 K. sayılı ve 30.05.2017 tarihli kararı ile 4/C hizmet sözleşmesinin 7. maddesinin a bendinde yer alan “İlgiliye çalıştığı her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilir.” ibaresi ile Bakanlar Kurulu Kararının 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Bu karar gereğince istihdam edilecek geçici personele, çalıştıkları her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilir.” maddelerinde yer alan “azami” ve “verilebilir” ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, 4/C’li personele çalıştıkları her ay için 2 gün süreyle ücretli izin verilmesine ilişkin kısımda hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, maddede yer alan “azami” ve “verilebilir” ibarelerinde, personele izin verme hususunda idareye takdir hakkı vereceği, farklı uygulama ve kararlar nedeniyle bir belirsizliğe yol açabileceği anlaşıldığından, hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir. Dava konusu edilen diğer düzenlemeler yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olup, Türk Eğitim Sen olarak kararın davanın reddine ilişkin kısmına karşı tarafımızca temyiz  yoluna başvurulacaktır.

 

İlgili Karar İçin tıklayınız.

 

 

                                    

Son Haberler

HANGİ DÜZEYDE OLURSA OLSUN HER BİR KAMU YÖNETİCİSİNİN ADALETLE, LİYAKATLE VE SADECE DEVLETE SADAKATLE GÖREVLERİNİ İFA ETMELİDİR

Genel Başkanımız Talip Geylan, Ağrı’da vefat eden Irmak Ayşe Koparan öğretmene Allah’tan rahmet, ailesine,...

TÜRK EĞİTİM-SEN ÜYESİ ÖĞRETMENİN AİLE BİRLİĞİNİ KORUYAN EMSAL MAHKEME KARARI

Konya 3. İdare Mahkemesi'nin E:2026/162, K:2026/766 sayılı kararıyla, Türk Eğitim-Sen üyesi öğretmenin norm kadro...

ENFLASYON, EK ZAM VE REFAH PAYI İLE TELAFİ EDİLMELİDİR

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci Mayıs Ayı Enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Kahveci açıklamasında; “TÜİK tarafından açıklanan...

TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİNE REHBER OLACAK YENİ BİR YAYIN!

Türk Eğitim-Sen, Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu’nun “Milliyetçi Eğitim Sistemi”...