AHLAK ÜZERE SENDİKACILIK

Hz. Muhammed (SAV) buyuruyor ki, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir”.

Ne demek bu?

Ne anlamalıyız?

İki cihan güneşi Peygamber Efendimiz, bu tavsiyesinde, sadece bedeni ihtiyacımızı karşılamayı, yalnızca hayvani şekilde aç iştahımızı tıka basa doyurmayı mı kast ediyor?

Tabii ki hayır!

Adam gibi durmayı, Müslüman gibi davranmayı, insan gibi yaşamayı salık vermiyor mu?

Hayatı, sadece kendiniz için değil; başkaları ve değerleriniz için de yaşayın demiyor mu?

Kul hakkı yemeyin, hak gasp etmeyin, adaletle hükmedin demiyor mu?

***

"Komşusu açken tok yatmamak";

Mazlumun, garibin, muhtaç durumda olanların acısıyla dertlenmek, sevinciyle tebessüm etmek değil midir?

Her gün üçer beşer toprağa düşen şehitlerimizin gözü yaşlı yetimlerinin acısını yüreğinde hissetmek değil midir?

Şehit yetimlerinin gözünden boncuk boncuk damlalar dökülürken, vur patlasın çal oynasın çukurunda yuvarlanmamak değil midir?

Yoksulluk sınırının, asgari ücretin iki hatta üç katına çıktığı ülkemizde, şatafattan, israftan, kör göze sokarcasına saçıp savurmaktan sakınmak değil midir?

İhlaslı bir Müslüman olarak "İyiliği emreden ve kötülükten men eden…" emri üzerine yaşamak değil midir?

Adaletsizliğe isyan etmek, kul hakkına sahip çıkmak, ahlaksızlığa ve ihtirasa karşı kıyama durmak değil midir?

Makam ve görevler, yandaş ve yalaka olmaktan başka vasfı olmayanlara ulufe gibi dağıtılırken “böyle olmaz!” diye haykırmak değil midir?

Ehliyet sahibi ve liyakatli çalışanların sırf biat etmedikleri için haklarının gasp edilmesine “Durun!” diyebilmek değil midir?

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” haysiyetsizliğinde boğulmayarak, kime yapılırsa ve kimden gelirse, haksızlığa ve zulme başkaldırmak değil midir?

Mazlum ve mağdurun kanayan yarasını ta ciğerinde hissetmek, -“Aldırma, geç git” diyenlere inat- onu dindirmek için gerektiğinde çiğnemek, çiğnenmek ve fakat her şeye rağmen mutlaka hakkı tutup kaldırmak değil midir?

“Arkadaşımın sıkıntısı, meslektaşımın derdi, çalışma hayatının sorunları, ülkemin geleceği benim de kaygımdır” diyerek; değil elini, gerektiğinde gövdesini taşın altına sokabilmek değil midir?

Menfaatlerini korumak uğruna ilkelerinin, inandıklarının ve ideallerinin iğfal edilmesine rıza göstermemek değil midir?

Çalışanların hak ve kazanımlarını güç sahiplerine peşkeş çeken sendika görünümlü paralel çetelere, ucuz beklentiler ve sanal korkular üzerinden eyvallah çekmemek değil midir?

Sapkın ideolojik tutumlar, siyasi ve ekonomik rant beklentileri adına memleketin geleceğini meçhule sürüklememek değil midir?

Ahlakın, ilkeli duruşun, şerefli yaşamanın anıtlaştığı onurlu mücadeleye omuz vermek değil midir?

***

Bir kamu çalışanı olarak, bir inanan olarak, ebedi ışığımız Hz. Peygamberimizin tavsiyesi doğrultusunda “komşumuz açken tok yatamama” ahlakı üzerine yaşayabilmeyi temenni ediyorum.

***

İşte görüldüğü üzere;

İşimiz, sadece sendikacılık değilmiş…

Şükürler olsun.

 

 

Son Haberler

TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN BİR HUKUKİ SONUÇ DAHA: RE’SEN ATANAN ÜYEMİZİN İŞLEMİ İPTAL EDİLDİ!

Türk Eğitim-Sen olarak, üyelerimizin haklarını her platformda savunmaya ve aile bütünlüğünü korumak adına mücadele...

REKTÖRLÜĞÜN USULSÜZ UYGULAMASINA İSTİNAFTAN İPTAL KARARI

Genel Merkez adına, Sakarya Üniversitesi'nde 12.05.2023 tarihinde üniversitenin kayıt birimine üst yazı ile 100...

TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN, ÜYESİ ÖĞRETMENİN ARTIRIMLI HİZMET PUANINA İLİŞKİN HUKUK ZAFERİ

Türk Eğitim-Sen olarak, üyelerimizin özlük haklarını koruma ve uğradıkları haksızlıkları giderme konusundaki kararlı hukuki...

KIDEM AYLIĞINDAKİ 25 YIL SINIRINI YARGIYA TAŞIDIK!

Kıdem aylığı hesabında uygulanan 25 yıllık kıdem üst sınırının kaldırılması ve emekli maaşının gerçek...