BAŞBAKAN SAMİMİ İSE AKP TÜZÜĞÜNÜ DEĞİŞTİRSİN!

                                           

 

Sayın Başbakanın ve partisinin, uzun zamandır, Anayasamızdaki mevcut milli kimlik tanımına yönelik değişiklik talepleri biliniyor.

Anayasanın 66. Maddesinde, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” şeklinde ifadesini bulan milli kimlik tanımının, “etnik ayrımcı” bir yaklaşım olduğunu iddia eden Başbakan ve AKP iktidarı; her fırsatta, bunun yerine Türkiyelilik ya da Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı tanımının kullanılması gerektiğini savunuyordu.

İddia sahipleri; Türkiyeliliğin bir coğrafi bulunmuşluğu, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığının da hukuki bir statü olduğunu ve dolayısıyla Milli Kimliği karşılayamayacağı ikazlarını ise ısrarla ve inatla duymazdan gelmekteler.

Nitekim AKP, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na verdiği son teklifte de mevcut kimlik tanımını kaldırmış ve sadece vatandaşlık hukukunu belirterek, aidiyeti Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı olarak vurgulamış durumda.

Yani arzu ettikleri Anayasada;

Devletimizin hüviyetini ifade eden milli kimlik yok!

Bu devletin sahibinin kim olduğu belli değil!

Anayasa’nın ruhu yok, kimliği yok, karakteri yok!

Bu topraklarda yaşayan güruh; tarihin tesadüfleri neticesinde hasbel kader bir araya gelmiş kabileler topluluğundan ibaret!

Binlerce yıllık tarihi geçmiş, ödenmiş bedeller, tarihe iz bırakmış onlarca medeniyet ve kurulmuş onlarca Devlet de; aslında gerçekliği olmayan ve Fransız La Fontaine’in  hayal gücünden süzülerek gelmiş masallardanmış…

İnandığınız ile yazdıklarınız ve söyledikleriniz bir değilse; çakılırsınız bir yerlerinizin üstüne!

Eğer samimi değilseniz;

Eğer takiyyeci iseniz;

Eğer milleti kandırma niyetindeyseniz;

Eğer yalan söylerken yüzünüz kızarmıyorsa ve hedefinize ulaşmak için gerektiğinde herşeyi feda edebilecek bir cibilliyete sahipseniz;

İşte bu hale düşüyorsunuz!

Daha önceleri de milli kimlik tanımı konusunda sayın Başbakanın ve partisinin tenakuzlarına dikkat çekilmişti.

İşte somut bir örnek daha;

AKP’NİN TÜZÜĞÜNÜN BAŞLANGIÇ KISIMLARINDA ÜÇ KEZ “TÜRK” İBARESİ GEÇİYOR:

“Tüzük-4.1 - AK PARTİ; Türk Milleti”nin en önemli yönetim kazanımının, Cumhuriyet olduğuna

Tüzük-4.2 - AK PARTİ; Türk Milleti’nin Ülkesi ve Devletiyle bölünmez bütünlüğünü savunur.

Tüzük-4.11- AK PARTİ; aileyi Türk toplumunun temeli kabul eder.”

YİNE AKP’NİN PARTİ PROGRAMININ DEĞİŞİK YERLERİNDE 10 KEZ “TÜRK” İBARESİ GEÇİYOR:

“Madde- 2.1-TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER

Partimiz Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmanın en önemli vasıtası olarak algılar ve bunu toplumsal barışın bir unsuru olarak görür.

Madde- 3.1-EKONOMİ ANLAYIŞIMIZ

Uluslararası bilgi birikimi ve tecrübenin transferinde önemli rol oynayan yabancı sermayenin, Türk ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunacağına inanır.

Madde- 3.4-ÜRETİM VE YATIRIM POLİTİKALARI

Üretimde kalitenin ve verimliliğin artırılması için Türk firmalarının uluslararası kalite standartlarında üretim yapmasını özendirecektir.

Madde-3.6-DIŞ TİCARET

Yurt dışında Türk ürünü’ imajının yaygınlaştırılması için firmaları teşvik edecektir.

Madde-5.12-BİLİM VE TEKNOLOJİ

Bilim ve teknoloji atılım projesi; katma değeri yüksek yeni ürün, hizmet ve sistemleri Türk ekonomisine ve sanayisine kazandıracak biçimde hayata geçirilecektir.

Uluslararası ortak araştırma projelerinde Türk bilim adamlarının yer alabilmesi için gereken destek verilecektir.

Madde-VI-DIŞ POLİTİKA

“Kıbrıs sorununun çözümünde, adadaki Türk halkının varlığının, kimliğinin ve kendi geleceğini tayin etme hakkının gözardı edilemeyeceği görüşünde olup;

Orta-Doğu’da akan kan, tüm dünya kamuoyunu olduğu gibi bu bölge ile yakın kültürel ve tarihi ilişkileri olan Türk halkını da üzmekte ve endişeye sevk etmektedir.

Türk dış politikasının geleneksel Atlantik ve Avrupa boyutlarının yanında, Avrasya eksenli bir politikanın da geliştirilmesi yolundaki çabaları sürdürecektir.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, bulundukları ülkelerdeki haklarının daha fazla korunması için çaba sarf edecek, gerek o ülkelerde gerekse Türkiye’de karşılaştıkları sorunların ortadan kaldırılması için mevcut mekanizmaları daha etkin biçimde işletecek, gerekirse yeni mekanizmalar oluşturacaktır.”

Görüyor musunuz?

Gerek parti tüzüğünde ve gerekse parti programında defalarca kez dile getirilen TÜRK ibaresi; ülkemizdeki bir etnisitenin adına değil; bu topraklar üzerinde yaşayan insanların üst kimliğine ve Devletimizin hüviyetine işaret etmektedir.

Yani Tayyip Erdoğan, partisinin tüzüğünü ve programını yazarken İŞİN DOĞRUSUNU yapmıştır.

Fakat şimdiki tutumları gösteriyor ki;

Sayın Başbakan aslında farkında olmadan doğruyu yapmış!

Ya da Sayın Erdoğan farkında olmadan, birileri, mevcut tüzüğü ve programı AKP’ye itelemiş!

Ya da sayın Erdoğan her fırsatta salladığı Demirel gibi, “Dün dündür, bugün bugündür” ilkesine(!) sımsıkı sarılmış.

Ya da Sayın Başbakan, ne versem yiyorlar nasıl olsa, anlayışında.

Ne diyelim?

Allah ıslah etsin mi diyelim;

Yeter artık görelim bu orta oyununu mu diyelim?

Hayırlısı…

Talip GEYLAN

twitter: @TalipGeylan

http://facebook.com/talip.geylan.7