YİĞİT GÖNÜLLÜ ÜYELERİMİZE TEŞEKKÜRLER!

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu gereğince, kamu kurumlarındaki sendikalı çalışanların tespitleri yapıldı. Buna göre Milli Eğitim Bakanlığı’nda 177.881,YURTKUR’da 671 ve üniversitelerde de 22.750 olmak üzere toplam 201.302 eğitim çalışanı üye olarak Türkiye’nin sendikası Türk Eğitim-Sen’e güç vermiştir.

Öncelikle bütün üyelerimize teşekkür ediyorum.

Onlar, yürek dolusu teşekkürü sonuna kadar hak ediyorlar.

Çünkü onlar; makamlarını ve bürokratik varlıklarını ağababalarına ipotek etmiş tetikçi sözde yöneticilerin dayatmalarına eyvallah etmediler.

Çünkü onlar; sendika görünümlü paralel yapıların seviyesiz tekliflerine ve ahlaksız tehditlerine kulak asmadılar.

Çünkü onlar; samimi hak mücadelesinin, her durumda çalışanın yanında yer alan ilkeli tutumun ve cesaretli duruşun yani adam gibi sendikacılığın safında durdular.

Çünkü onlar, her durumda ve hesapsız bir şekilde Türk Milleti adına taraf olan, varlığını ülkesinin varlığına adamış olan Türkiye sevdalılarının oluşturduğu milli bir sivil toplum kuruluşuna omuz verdiler.

İşte bundan dolayı her bir üyemiz, teker teker en içten teşekkürü hak ediyor.

Var olsunlar..

Ayrıca işyeri temsilciliklerimizde, il ve ilçe temsilciliklerimizde, şube yönetim kurullarımızda ve kadın komisyonlarımızda görev almış olan ve teşkilatımıza büyük bir adanmışlık ve inançla emek veren bütün arkadaşlarımıza da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Onlarla gurur duyuyorum.

Herkes şunu bilsin ki, Türk Eğitim-Sen’in her kademesinde görev almış olan bütün emektarlarımız adeta tarih yazmaktadırlar. Bu arkadaşlarımızın sergilediği performans ve başarı, her babayiğidin harcı değildir. Samimiyetle inanıyorum ki, sendikacılığın tarihini yazanlar, bu arkadaşlarımızdan övgü ve takdirle bahsedeceklerdir.

Çünkü onlar; iltifata, ahlaksız tekliflere ve makamının kölesi olmuş zavallıların tehditlerine pabuç bırakmadılar.

Çünkü onlar; sendikal rekabet adına siyasi iktidarın ve bürokrasinin imkanlarını ahlaksızca kullanan sözde sendikalara geçit vermediler.

Çünkü onlar; mağdur olan, hakkı gasp edilen, baskı ve dayatma altına alınan eğitim çalışanlarına nefes kapısı oldular.

Çünkü onlar; sendikacılığın iğdiş edildiği, çalışanların siyasete ve bürokrasiye pazarlandığı bir dönemde adam gibi sendikacılığın adresi oldular.

Çünkü onlar; kimi arazlı ideolojileri ve kimi de günübirlik çıkarları için ihanet projelerine tezgah olurken, milli bir sivil toplum kuruluşu olarak Türk milletinin sesi ve tercümanı oldular.

Varolsunlar…

Saygılarımla.”