DÜŞÜK PROFİLLİ SENDİKACILIK!

Sendikamız tarafından 10 Mayıs 2016 tarihinde,  Hatay Belen İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir Şahan ve Malatya Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemal Kalay hakkında hem suç duyurusunda bulunulmuş ve hem de Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak idari soruşturma talep edilmişti.

Başvurumuza gerekçe teşkil eden fiil ise, adı geçen şahısların, malum sendikanın Kahramanmaraş’ta düzenlediği mitinge üzerlerinde eylem önlükleri ve ellerinde sendika bayraklarıyla katılarak çekindikleri boy boy fotoğrafları da kamuoyuna servis etmeleriydi.

Pozlarından anlaşıldığı kadarıyla muhteremler;

Sadece eylem iştahlarını gidermek için değil,

Emek ve alınterine olan derin muhabbetlerinden de değil,

Çalışanların meselelerine karşı olan dayanılmaz sahiplenme arzularını tatmin için hiç değil,

Adeta, vekaleten görev yaptıkları ilçe müdürlüğü makamının diyetini ödemek için “Ahan da ben buradayım, görün beni, gözünüze sokuyorum daha ne yapayım” dercesine serenat yapmaya gitmişlerdi!

Yoksa, bir ilçede bir kurumun en üst amirliğini yapan bir adam(!), böylesine pervasızca boy boy görüntüler sergilemezdi.

İşte makamlarının ciddiyeti ve ağırlığıyla mütenasip tutum sergileyemeyen bu zevat hakkında, Türk Eğitim-Sen olarak hukuki ve idari bir girişimde bulunduk.

Tabi sendikamızın bu girişimi üzerine, her zaman olduğu gibi, malum sendikanın Başkanı sayın Ali Yalçın, mal bulmuş mağribi gibi zıplamış hemen, sosyal medya hesabından sayın Genel Başkanımız İsmail Koncuk’a göndermede bulunmuş. Büyük sendikacımız, İsmail Koncuk’u kontrpiyede yakaladığı zannıyla, Twitter'dan üst üste göndermiş mesajlarını.

Kendisine defalarca nasihat ettik; senin, İsmail Koncuk ile atışmaya ne kapasiten, ne karizman ne de birikimin yetmez!

Yen artık şu kompleksini…

Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı rezil olmaktır. 

Ne diyelim atalar boş konuşmazmış: Can çıkar huy çıkmaz..

Ali Bey sözkonusu mesajında diyor ki, “Görevi asaleten değil vekaleten yürüten birisinin üyeliği yasal olarak devam eder. Bunu bilen sendikacı(!)  sendikal hakka sınır istemez”

Tabi tabi…

Sayın Başkan, sen bunu, sorgusuz sualsiz ve cahilane kendine biat ettirdiklerine anlat..

Ali Bey, ya okuduğunu anlamaktan acizsin ya da “Dediğim dedik, çaldığım düdük” babından inatla devam ediyorsun.

Sendikal hakka sınır isteyen mi var?

Vekaleten yönetici olanlar sendika üyesi olamaz diyen mi var?

Ne yiyip ne içiyor, nasıl bu hale geliyorsunuz anlamıyorum..

Türk Eğitim Sen, MEB’e başvurusunda aynen şu ifadeleri kullanmıştır: “İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir Şahan ve İlçe Milli Eğitim Müdür V. Cemal Kalay görevlerinin bulunduğu makam gereği objektif ve tarafsız olmak zorundadır. Buna karşılık tarafsızlıklarını koruyamamışlar ve tüm sivil toplum kuruluşlarına eşit seviyede yaklaşmaları gerekirken, kanunlar tarafından belirlenen yetkinin dışına çıkarak, görev ve yetkilerini kötüye kullanmışlar ve Anayasa’nın eşitlik ilkesinin ihlali ile nefret ve ayrımcılık suçunu işlemişlerdir. Bu tavırlarıyla bir sendikanın lehine, diğer sendikanın aleyhine tutum içerisine girerek, emri altındaki çalışanlara adeta adres gösterir gibi psikolojik baskı anlamında bir tavır geliştirmişlerdir.”

Yani sendikamız, kimsenin sendika üyeliğini sorgulamıyor. Bir kurumun bir ilçedeki en üst amiri konumundaki kişilerin, tarafsızlık ve eşitlik ilkesini ihlal ederek ve dolayısıyla makamın otoritesini kullanarak çalışanları bir sendikaya yönlendirdiğine işaret ediyor.

Sendikal mevzuattan bihaber herhangi bir kimseye anlatır gibi izah etmeye çalışacağım:

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Sendika üyesi olamayacaklar” başlıklı 15 inci maddesi aynen şu ifadeleri taşımaktadır: “… Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların müsteşarları, başkanları, genel müdürleri, daire başkanları ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve İLÇE TEŞKİLÂTLARININ EN ÜST AMİRLERİ ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri, ….Üye olamazlar ve sendika kuramazlar.”

Yani kanun, İlçe Milli Eğitim Müdürleri sendika üyesi olamazlar diyor. Kanunda bu kısıtlamanın getiriliş amacı da işveren temsilcisi konumunda olanların -tarafsızlık ve eşitlik ilkesini korumakla yükümlü olduklarından dolayı- olumsuz tutumlarıyla, çalışanlar arasında bir sendikal ayrıma neden olacak durumların yaşanmasını engellemektir.

Sendikacı(!) Ali Beyin de Twitter paylaşımında belirttiği gibi, vekaleten görev yapan yöneticilerin sendika üyesi olmasında tabi ki bir beis yoktur. Zaten bunu iddia eden de yok.

Ama mevzuatımız vekaleten yönetici olanlara bu hakkı tanımakla beraber, bu hakkı kullanan vekil yöneticilerin, sendika kanununun 15 inci maddesindeki kısıtlamanın amacına zarar veren muhtemel uygulamalarını da önleyen ayrı bir hüküm getirmiştir.

Şöyle ki;

Bilindiği üzere 4688 sayılı kanunun 42 inci maddesi kanunun uygulanmasında karşılaşılacak uyuşmazlıkların çözümünde Devlet Personel Başkanlığı’nın yetkili olduğuna hükmetmektedir.

İşte bu yetki çerçevesinde, Devlet Personel Başkanlığı; vekaleten görev yapan yöneticilerin, kanunun 15 inci maddesindeki kısıtlamaların amacını ortadan kaldıracak tutumlarını engellemek için görüş beyan etmiştir. Görüş aynen şu şekildedir: “… kamu görevlileri sendikalarına üye olan personelin, sendika üyesi olunamayacak kadrolarda görevlendirilmeleri halinde sendika üyeliğinin devam etmesi gerektiği ancak, 4688 sayılı Kanun hükümlerine göre sendika üyesi olamayacağı öngörülen kadrolarda görevlendirilen personelin GÖREVLENDİRME SÜRESİNCE SENDİKAL FAALİYETLERE KATILAMAYACAĞI, değerlendirilmiştir.” (DPB Görüşü: 16.06.2009/10830)

Nokta!

Eee ben şimdi, “Sendikal mevzuattan ve Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşlerinden bihaber sendikacıya(!) DÜŞÜK PROFİLLİ SENDİKACI derler mi?” diye sorsam ayıp etmiş olur muyum?

Velhasıl Ali Bey, bir laf ederken önce kırk kere düşünecek, kırk kere okuyacaksınız.

Yoksa bilmem kaçıncı kez böyle TIRT olursunuz işte!

Bunun ötesinde; yüzlerce makamda yandaşların vekalaten görevlendirilmesine, liyakatin esas alınacağı objektif sınavlarla yönetici atanmamasına, ehliyet sahibi yöneticilerin kul hakkı yenilerek alaşağı edilmesi ve biatçıların makamlara atanmasına, her düzeydeki yöneticilik makamının ahlaksız tekliflerle ulufe gibi dağıtılmasına ve bu rezilliklere neden olan sözde sendikacıların ahlaksızlıklarına da hiç değinmeyeceğim…

Genel Başkanımız İsmail Koncuk, bu konuda zaten söyleyeceğini 140 karakterlik Twitter mesajlarıyla karakter kaygısı taşıyanlara vecizane şekilde ifade etmiş…

Ayrıca..;

Yahu arkadaş, hayatınızda bir kere de yanlışa “yanlış”, yanlış yapana “yanlış yapıyorsun” deyin be!

Bir kere şaşırtın bizi be!

 

Talip GEYLAN

Genel Teşkilatlandırma Sekreteri