TETİKÇİ BÜROKRATLAR İÇİN HESAP GÜNÜ GELİYOR!

Malum, Çözüm Süreci adını verdikleri melanet ellerinde patladı.

Anlaşılıyor ki, “Aldatıldık, kandırıldık, küstük oynamıyoruz..,” teranelerini artık sıklıkla duyacağız.

Beşir Atalay’ın koordinatörlüğünde bir grup gazeteci ve aydının katılımıyla 2 Ağustos 2009 yılında Polis Akademisi’nde düzenlenen bir çalıştayla başlayan SÜREÇ artık yok!

Ben demiyorum, bizatihi en tepeleri işgal edenler söylüyor.

Hem de öylesine hararetli söylüyorlar ki;

Sanırsınız, 2009’dan itibaren adına önce Kürt/pkkk Açılımı, sonra Demokratik Açılım, daha sonra Milli Birlik ve kardeşlik Projesi ve nihayetinde de Çözüm Süreci denilen ne idüğü belirsiz bu heyyulayı başka siyasi parti iktidarları ihdas etmiş!

Hem de nasıl giydiriyorlar…

Sanırsınız, Akil Adamlar, bir başka siyasi partinin projesi üzerine milleti ikna etmek için şehir şehir dolaştırılmışlar; ve bu akillerin bir kısmı da şimdi başka başka siyasi partilerden milletvekilli olmuşlar!

Amma ve lakin;

Gelinen nokta ise tam bir TIRT durumu!

Neredeyse günde beş vakit ibadet edercesine dillerinden düşürmedikleri Çözüm Süreci iflas ediverdi.

Neredeyse her gün ana kuzularını omuzlarımızda uğurluyoruz.

Memleketin bir bölgesi adeta bitkisel hayatta.

Okullarımızı bile açamıyoruz..

Güvenlik kuvvetlerimiz, bırakın vatandaşın can güvenliğini korumayı, kendi güvenlikleri hususunda bile yeterli tedbir alamamakta.

Valiler Satışta…

Şimdi ise başladılar çark etmeye..

Sorumluluğu da başkalarına yıkmaya başladılar.

Sivil ve askeri bürokrasinin, görevlerini layıkıyla yapamadığı anlamına gelecek lakırdılar iktidar çevresinin dillerinde gevelenmekte.

Başta valiler olmak üzere, yerel karar vericilerin, süreci yanlış yorumladıkları  ve görevlerinin gereğini tam olarak yerine getiremediklerini ima eden ithamlar, bizzat Hükümet iradesi tarafından ortalıkta dolaştırılmakta.

Bakın çok yakın gelecekte göreceğiz ki, bizzat sürecin sahibi ve yöneticisi olan bu iktidar, vali ve diğer bürokratlar hakkında, terörle mücadelede ihmalleri bulundukları gerekçesiyle soruşturmalar açacak.

Göreceğiz bunları…

MEB Bürokratları İbret Almıyor musunuz?

İşte bu durum tüm bürokratlara ibret olmalı.

Son 13 yıldır koskoca MEB camiasını birilerinin babasının çiftliğine döndüren bürokratlar, size özellikle ibret olmalı!

Günü geldiğinde sizi de -valilere yaptıkları gibi- satışa getirecekler!

Sap gibi ortada kalacaksınız.

Adaletin huzurunda hesap vereceksiniz.

Yediğiniz herzeler, burnunuzdan fitil fitil getirilecek!

Her tökezlediklerinde yaptıkları gibi yine “Aldattılar, kandırdılar, zaafiyet gösterdiler..,” diyecekler.

Onlar, -becerebilirlerse- gemiciklerini yürütecekler; ama topunuzu hızara verecekler!

Emin olun, çok uzak değil!

Onun için, ey MEB yöneticileri, ibret alın!

Sırf siyasi iktidara yaranmak amacıyla, altındaki koltuğu koruyabilmek uğruna, geçici ve dünyevi ikballeri yakalayabilmek için iktidarın tetikçiliğini yapan bürokratlar, bu yaşananları iyi takip etmeli.

On binlerce okul müdürünün kazanılmış haklarını gaspeden MEB bürokratları yakın geleceği görmeli,

MEB teşkilatında bir siyasi partinin ya da bir sözde sendikanın kuklası olmaktan öteye geçemeyerek, ehliyet sahibi on binlerce okul yöneticisini eleyip, yandaşlara makam sağlamayı vazife edinen il ve ilçe yöneticileri bugünleri iyi okumalı,

Mahkeme kararlarını uygulamayan Bakanlar, müsteşarlar, Genel Müdürler, il ya da ilçe yöneticileri zamanı geldiğinde yargılanacaklarını düşünmeli,

Göreve yeni başlayan genç meslektaşlarımızı kumpasa alan, üzerlerinde baskı kurarak çetelere yönlendiren her makamdaki yönetici, günü geldiğinde hak sahiplerinin karşısında cırmalayacaklarını unutmamalı…

O gün geldiğinde; belki, şimdi güç sahiplerine yaptıkları gibi, yeni iktidar sahiplerine de takla atacaklar, yeni krala biat edecekler, giden paşam gelen ağam diyecekler, “padişahım çok yaşa” diye yine sürünecekler…

Ammaaa..;

Bu sefer yemeyecek!

Fırfır dönseniz de,

Kırk takla atsanız da,

Şahsiyetsizliğin, riyakarlığın, müptezelliğin dibine de vursanız o gün geldiğinde para etmeyecek!

Aldığınız ahların, yediğiniz kul haklarının, kendi elinizle yarattığınız nefretin altında ezileceksiniz.

İnsan içine çıkamayacaksınız!

Karakterinizi, geçmişinizi, fikrinizi, dünya görüşünüzü ve çevrenizi üç günlük saltanat için satmış olmanızın ezikliğiyle yaşamaya mahkum kalacaksınız.

Velhasıl, layık olduğunuzu yaşayacaksınız…

Talip Geylan