TEZGÂHIN BÖYLESİ

“Gözler Öcalan”da…
“Öcalan’ın ne diyeceği merak ediliyor”…
“Öcalan şartlı çözüm mü önerecek, şartsız çözüm mü önerecek?” gibi haberlerle beklenti ve heyecan doruğa ulaştırılıyor.
Öyle bir beklenti ve öyle bir heyecan yaratılıyor ki, PKK’nın hapisteki lideri Öcalan’ı “melek yüzlü” bir barış elçisi sanırsınız. “Fırsat”, “büyük açılım” gibi sözlerden cesaret alan PKK ve Öcalan da, inisiyatifin ellerine geçmiş olmasının keyfini yaşıyor.
Bu arada kimse, “Abdullah Öcalan neden önerilerini 15 Ağustos’ta yapacakmış?” sorusunu sormuyor. 15 Ağustos, 1984 PKK’nın ilk ayaklanma girişiminin tarihi. O gün PKK militanları, Eruh ve Şemdinli ilçelerini basmış, güvenlik görevlilerini öldürerek, bu iki kentin denetimini ele geçirmişlerdi. Demek ki, PKK ve Öcalan, 15 Ağustos tarihini, en azından Türk medyasının büyük bir bölümüne “mutlu bir olayın yıldönümü” olarak kabul ettirmeyi başarmış. “Öneri”lerini, 15 Ağustos’ta yapacak olmasının başka açıklaması var mı?
(Bu arada bir not: PKK’nın 15 Ağustos 1984 baskınından bu yana güvenlik güçlerinin verdiği şehit sayısı 4 bin 996’ya ulaşmış).
***
Türkiye’yi yönetenler, açılım başlattık, maçılım başlattık gibi laflar ederken, Türk medyasına yansıyan haber ve yorumlar, gözlerin Ankara’dan çok İmralı’ya çevrildiğini gösteriyor.
Ve birçok saf arkadaş, kulaklarını dikmiş, İmralı’dan gelecek “barış paketi”ni bekliyor. Varlık nedeni “Türkiye’den ayrılma” olan, bu amaca ulaşmak için terörü kullanan, özerklik, federasyon gibi taktik söylemleri dilinden düşürmeyen, “Seçimlerde Kürdistan haritası çizdik” diyen, “Türk Silahlı Kuvvetleri silah bıraksın” çağrıları yapan, mayın döşemekten, roket atmaktan, adam öldürmekten vazgeçmeyenler, barış önerisi sunacak, öyle mi?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bu kadar zayıf ve sahipsiz yakalamışken, PKK ve arkasındaki güçler, “Biz ettik siz etmeyin, silahı bırakıyor, teslim oluyoruz” diyecekler, öyle mi?
***
Plan o kadar akıllıca, adım adım uygulanıyor ki, şaşmamak mümkün değil. Hükümetin ne olduğu bilinmeyen “açılım” atakları sürerken, PKK liderinin de “öneriler” sunacağı açıklanıyor ve medyanın büyük bölümü bu açıklamanın peşine takılıyor. Umut saçan yorumlarla… Tezgâhın inançlı savunucuları da var, ciddi ciddi bu işe inanan saflar da…
Bu “pazarlığın” ne anlama geldiğini ve ne sonuçlar doğuracağını bilmeden. Eğer İmralı’dan böyle bir “paket” gelecekse, neler olacağını söyleyelim. Hükümetin ve İmralı’nın “açılımları”nı bağdaştırma kampanyaları izleyeceksiniz. Tabii İmralı’nın “makul” önerilerine “devlet”in evet demesi gerektiği yolundaki yorumlarla… Devletin tarihi bir fırsatı kaçırdığı, Öcalan’ın mantıklı önerilerini kabul etmeyerek büyük bir şansı teptiği yorumlarını da okuyacaksınız. Manşetlerde Öcalan’ın en sempatik fotoğraflarını da göreceksiniz. Batı basınında “masadaki iki tarafı” da simgeleyen “Abdullah Öcalan” ve “Recep Tayyip Erdoğan” resimlerini de görürseniz şaşırmayın.
Çünkü çark kurulmuş bir kere…
Bir kere işin adı “Kürt sorunu” diye konulmuş…
Tıpkı, “Girit sorunu”, “Bosna sorunu”, “Musul sorunu”, “Kıbrıs sorunu” gibi…
Hikmet BİLA

 

Son Haberler

ÖZEL HİZMET TAZMİNATI İLE İLGİLİ KARARIN AYRIMCILIK İÇEREN MADDELERİNİ YARGIYA TAŞIDIK

Bilindiği üzere, 11.07.2026 tarih ve 33307 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 10.07.2026 tarihli...

“YÖK GYS 2026 HAZIRLIK SETİ” YAYINDA!

Görevde Yükselme Sınavına (GYS) hazırlanan eğitim çalışanlarına destek olmak amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak kapsamlı...

GELECEĞİMİZ OLAN ÜNİVERSİTELERİMİZDE AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!

Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, 21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara 11 No.lu Şube Başkanı Mesut Uzuner ve şube yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar’ı makamında ziyaret etti.

PROJE OKULLARINDAKİ KEYFİ ATAMALARA VE SOYUT TAKDİR YETKİSİNE YARGI ENGELİ

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı proje okullarında liyakat ve objektif değerlendirme kıstasları göz ardı edilerek...