AMASYA ŞUBESİ AMASYA İL MİLLİ EĞİTİM’E EĞİTİM RAPORU HAZIRLADI

Amasya Şubesi Amasya İl Milli Eğitim’e eğitimin ve eğitimcilerin sorunlarını dile getiren bir hazırladı. Amasya Şubemizin hazırladı rapor şu şekildedir:

“Milli Eğitim Bakanı Sayın Selçuk'un dediği gibi; "bizim davamız gerçekten eğitim ve gelecek davasıdır." Sayın bakanın kullandığı kucaklayıcı dilin MEB'in her kademesine hakim olması ve sayın bakanın başarılı olması en büyük dileğimizdir. Biz de bu başarı için taşın altına elimizi koymaya hazırız.

Milli Eğitimin en önemli meselesi liyakattir. İlimizde ve ülke genelinde MEB'e hakim olan, sendikal vesayettir.

  • İl, ilçe Milli Eğitim müdürlerinin ve müdür yardımcılarının sadece bir sendika yöneticileri ve üyelerinden atanması
  • Sadece mülakatla (sendika referansıyla) atanan şube müdürleri
  • MEB yönetici atama kanunu değişikliği sonucu tamamen sendika siyaset işbirliğiyle atanan okul müdür ve müdür yardımcıları

Bu yöneticilerin atanmasında ehliyet, liyakat, eğitim başarısı gözetilmemiştir. Sendikada hazırlanmış listeler mülakat komisyonlarında onaylanmıştır.

Bu şekilde oluşan ilimiz MEM yönetici kadroları, aynı zamanda bir sendikanın işyeri temsilciliğini üstlenmişler, burada bu sendika dışındaki öğretmen, memur, hizmetlilerin işlerinin yürümeyeceği algısını bilinçli olarak oluşturmuşlardır. Aday öğretmen eğitim seminerlerinde sendika propagandası yapılmış, sendika üyesi olmaları ima edilmiştir. Olmayanların adaylığının kalkmayacağı, sözleşmeli öğretmenlere sözleşmelerinin iptal edileceği, başlarına bir iş gelebileceği ima edilmiştir. Görevlendirmeler sendika referansıyla, memur ve hizmetlilerin yer değiştirmesi sendika referansıyla, ücretli öğretmen alımı bile sendika referansıyla yapılmaya başlanmıştır.

Bu durum 15 Temmuz sürecine kadar tüm hızıyla devam etmiş, 15 Temmuz ile birlikte yavaşlasa da, değişeceği söylense de değişen fazla bir şey olmamıştır.

İlimiz Milli Eğitiminin en önemli problemi Milli Eğitim bürokrasisinin sendikal vesayete teslim olmasıdır. Bürokratlar istese de iç içe geçmiş ilişkilerden dolayı bu vesayetten kurtulamamaktadırlar. Burada bahsedilen hususların tamamından ilimiz mülki amirleri, siyasi partiler haberdar edilmişler ve bazı uygulamalar yargıya taşınmış olsa da bir çözüm üretilememiştir.

Bize göre, bu sendikal vesayete teslim olmuş yapı, kendini koruma refleksi ile atılacak her yeni adıma ve hedeflenen başarılara engel olacaktır.

MEB'in her kademe yönetici atamalarında ve öğretmenlerin ilk atamalarında mülakat kaldırılmalı, objektif kriterlere dayalı yönetici atama yönetmeliği çıkartılmalı, bir öğretmenin nasıl müdür, müdür yardımcısı, şube müdürü olacağı belli olmalı, yazılı kuralları olan bir yönetim oluşturulmalıdır.

Alan ziyaretleri ve eğitim çalışanlarının görüşleri doğrultusunda tespit ettiğimiz başlıca talepler:

 

  • Öğretmenler için 3600 ek gösterge,
  • Eğitim öğretim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi
  • Vergi diliminden kaynaklanan ekonomik kaybın giderilmesi
  • Uzman/başöğretmenlik adaletsizliğinin giderilmesi. Sınavsız kıdeme göre ve her öğretmene verilmelidir.
  • Sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması
  • Öğretmen yer değiştirmelerinde sıraların çalıştırılması
  • Görevlendirmelere bir kıstas getirilmesi
  • İl dışı atamalarda il ilçe emrinin getirilmesi
  • Eğitim sisteminde değişikliğe gidilmemesi
  • 5.sınıfların ilkokula dahil edilmesi
  • Birleştirilmiş sınıflarla ilgili çalışma yapılması,
  • Vakıf/dernek, vb kurumların protokol imzalanarak okullarda program yapmasına izin verilmemesi,
  • Meslek liselerindeki öğrenci azalmasına çözüm bulunması
  • Doğru dini eğitimin verileceği imam hatip liseleri ve ortaokullarının niceliklerinin artırılarak niteliklerinin düşmesinin önüne geçilmesi,
  • Taşımalı sistem kapsamında olan ve özel servis araçlarının donanım, kontrol ve denetimlerinin öğretmenler ve okul yöneticileri tarafından değil, emniyet, jandarma, zabıta, güvenlik görevlilerince yapılması,
  • Her okula öğrenci sayılarıyla orantılı ödenek çıkartılması
  • Özel okullardaki öğretmen ücretleri ve çalışma koşullarının denetlenmesi
  • Müfredatların gözden geçirilerek, akademik yeterlik ve becerilerin yanı sıra yaşam becerilerini geliştirmeye yönelik kazanımların müfredatlara dahil edilmesi. Bunun sadece teoride kalmamasına, özellikle ilkokul düzeyinde yoğun akademik kazanımların yer aldığı müfredat yerine öğrencilerin gelişimsel özelliklerini destekleyici yaşam becerilerinin ağırlıklı olduğu müfredatların getirilmesi
  • Milli eğitim program ve müfredatlarının oluşturulmasında/hazırlanmasında eğitim bilimi, eğitim programları, çocuk gelişimi, gelişim psikolojisi, psikolojik danışma ve rehberlik alanlarında uzmanlaşmış akademisyen ve uygulayıcıların görüşlerinin alınması”