AYDIN ŞUBE, “CUMHURİYETİMİZİN 94. YILI KUTLU OLSUN”

Aydın Şube Kadın Komisyonu Başkanı Şenay Caner Cumhuriyetimizin 94. Yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Caner, “Bu zafer; bir taraftan Türk milleti için bir övünç kaynağı olurken diğer taraftan da vatan topraklarını işgale götüren ve bizleri ölüm kalım mücadelesi vermeye zorlayan etkenlerin görülmesi ve geçmişte yapılan yanlışların bir daha tekrar edilmemesi için örnek olmalıdır. dedi. Caner açıklamasın şunları kaydetti: “94 yıl oldu cumhuriyeti ilan edeli… Büyük bir istiklal savası vererek, düşmanı denize dökeli… 94 yıldır ayakta, bizlere emanet edilen Cumhuriyet. Bugünlere gelmemizde, bağımsız bir ülkeye sahip olmamızda, kurtuluş mücadelesinde, büyük emekleri olan, başta ulu önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. İzmir’den Aydın’a ilerleyen Yunan orduları işgale gelirken, Milli Mücadelenin ateşini yakacak karar, yakın zamana kadar Askerlik Şubesi olarak kullanılan bu binada alınmıştır. Yörük Ali Efe ve kızanlarının Sultanhisar’da Yunan kuvvetlerine karşı başarıyla kazandığı Malgaç Baskını bu binada planlanmış; Milli Mücadele boyunca bu karargâhta Mustafa Kemal Atatürk ile yazışmalar yapılmıştır. Burası sadece bir müze değil aynı zamanda cumhuriyetimizin varlığını hazırlayan önemli noktalardan biridir. Bu bina Kurtuluş Savaşı öncesi ve süresi boyunca Albay Şefik ve emrindekilerle Çine Heyeti Milliyesine ve bağlı olarak Kuva-yı Milliyenin Çine’deki Milislerine yataklık ve karargâhlık etmiştir. Aydın’ın işgali tüm yurtta heyecan yaratırken, Aydın halkı, kadınıyla erkeğiyle birlikte çete savaşlarına katılmış, derme çatma silahlarıyla Aziziye (Çamlık), Erbeyli, Malgaç baskınlarını gerçekleştirmiştir. Dünyada ender görülen bir baskınla ilk kez düzenli bir ordunun elinde bulunan Aydın şehri Yunanlılardan geri alınmıştır. Bu olay "Kuva-yı Milliye" tarafından, taarruzla kazanılmış ilk savaş olması nedeniyle Aydın’a ve Aydın Kuva-yı Milliyesine ayrı bir onur ve şeref vermiştir. Bu zafer; bir taraftan Türk milleti için bir övünç kaynağı olurken diğer taraftan da vatan topraklarını işgale götüren ve bizleri ölüm kalım mücadelesi vermeye zorlayan etkenlerin görülmesi ve geçmişte yapılan yanlışların bir daha tekrar edilmemesi için örnek olmalıdır. Her ne kadar meydanlardaki savaşı kazanmış olsa da aydın bir gençlik yetiştiremeyen, stratejik düşünme kabiliyetini kaybetmiş, kendi iradesini başkalarına terk etmiş, birlik ve dirlik içinde olmayan bir topluma karşı, düşman saldırılarının devam etmesi kadar doğal bir şey yoktur. Bu bakımdan, bu milletin bir daha işgal, bölünme ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaması için her türlü tedbiri almak ve uyanık olmak gerekir. Yurdumuzun 1922 öncesine dönmemesi, bu topraklarda yeni bir kurtuluş savaşı vermek zorunda kalmamamız için bunca vatan evladının canlarına mal olan iç ve dış düşmanlar ile bunların payandalarını, destekçilerini tespit ve yok etmek zorunluluğumuz bulunmaktadır Bizleri bir kurtuluş savaşı vermeye iten en önemli etkenlerin başında cahillik, bilgisizlik, geri kalmışlık ve iradesini başkasına, grubun ya da cemaatin eline teslim eden köhnemiş anlayış gelmektedir. Bu bakımdan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek, bu topraklar üzerinde bir ve bütün olarak kardeşçe yaşamamızı sağlayacak bir düzenin kurulması için verilen eğitim mücadelesi en az askeri bir zafer kadar önem taşımaktadır. Bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ki; bu devlet bizim yegâne varlığımız, kazanımlarımız en kıymetli hazinemizdir. Atalarımızdan emanet aldığımız bu devleti dostluk, kardeşlik ve barış içinde mutlu, müreffeh, aydınlık yarınlara taşımak hepimizin görevi; onu ne pahasına olursa olsun korumak ise, dini, dili ve etnik kökeni ne olursa olsun bu topraklarda yaşama ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma ayrıcalığına erişmiş herkesin boynunun borcudur. Kendimizde Tomris Kağan’ın gücünü, Kazan Hanı Süyüm Bike Han’ın asaletini, Dilşad Hatun’un iffet ve güzelliğini, eşinin ölümünden sonra Kayı boyunun, komutanı, derleyip toplayanı Hayme Ana’nın liderliğini hissediyoruz. Bizlere bu toprakları hediye eden Sultan Alparslan’dan başlayıp, Anadolu’ya Türk mührünü vuran bütün vatan evlatlarına; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına; vatanı, milleti, ülkesi ve namusu için canlarını vermekten çekinmeyen tüm gazi ve şehitlerimize minnettarız. Onların emanetlerini kutsal bilip canımız pahasına sahip çıkacağımıza dair söz veririz. Türk milleti aklı ve öngörüsüyle,, ülkemizin birliğine, dirliğine, ağır bedeller ödenerek kurulan Cumhuriyetimize zarar gelmesine müsaade etmeyecek, her türlü entrikayı, bölücü çetenin dayatmalarını geri püskürtecektir. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin 94.inci yıldönümünü kutluyor; Ulu Önder Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.”