TOKAT ŞUBE, SENDİKA OLAMAZSIN

Tokat Şube Başkanı Hakan Akkaya yaklaşan Toplu Sözleşme hakkında bir açıklama yaptı. Akkaya, “2017 yılı ilk altı ayı için almış olduğu % 3’lük zam kadar ilk dört ayda enflasyon farkı oluşması dahi aslında her şeyi anlatıyor. Ama gelin görün ki Sendikacılıktan başka her yolu deneyen bu yapı ne hazindir ki 2018 ve 2019’daki kaderimizi de belirleyecektir.” dedi. Şube Başkanı açıklamasında şunlara yer verdi. “Bir yetki döneminin daha sonuçlarını almış bulunuyoruz. 2018 ve 2019 Yıllarının Toplu Sözleşmesinin imzalanacağı bir yıldayız. Yaklaşık 3.150.000 civarında kamu çalışanının önümüzdeki iki yıllık mali, ekonomik, sosyal, özlük ve tüm diğer haklarının görüşülüp sözleşmeye bağlanacağı bir yılda isterdik ki biz yetkili sendika olalım. Ve tıpkı 2002-2008 Yılları arasındaki yedi yılda olduğu gibi adam gibi sözleşme nasıl imzalanırmış gösterelim. Ama ne yazık ki son yedi yıldır kazanımlarımızı yarı yarıya düşürmüş, acemilikle hepimizi maddi kayba uğratmıştır. Ve son imzaladığı sözleşmeyle de başarısızlığın tarihini yazmış bir sendika yine yetkiyi aldı. 2017 yılı ilk altı ayı için almış olduğu % 3’lük zam kadar ilk dört ayda enflasyon farkı oluşması dahi aslında her şeyi anlatıyor. Ama gelin görün ki Sendikacılıktan başka her yolu deneyen bu yapı ne hazindir ki 2018 ve 2019’daki kaderimizi de belirleyecektir. Gazetelere “Sildi Süpürdü” diye başlık atılan EBS Tokat Şubesine bazı gerçekleri hatırlatmadan edemezdik. Hani bir hikâye vardır baba oğluna sen adam olamazsın der durur ve sonunda büyük bir makama gelen oğul babasını makamına çağırtarak “Hani baba adam olamazdım, bak makam sahibi oldum.” der. Babası da o ibretlik cevabı verir. “Oğlum ben sana makam sahibi olamazsın demedim Adam olamazsın dedim.” der. Şimdi biz de diyoruz ki elbette üye sayınızı arttırabilirsiniz, yetkili sendika olabilirsiniz, tüm idarecileri kendi üyelerinizden atatabilirsiniz, kendinizi her türlü makama getirtebilirsiniz; ama SENDİKA olamazsınız. Elbette bunu laf olsun diye söylemiyoruz. Bakın her şey yanılabilir ama matematik asla yanılmaz. Bizim yetkili olduğumuz 2002-2008 yılları arasındaki yedi yıllık sürede hükümetin % 66’lık teklifine karşılık % 219'luk bir artış sağlamıştık. EBS 'nin yetkili olduğu 2009-2015 yılları arasındaki son yedi yıllık sürede ise hükümetin % 65'lik teklifine karşılık % 102'lik bir artış sağlanmıştır. Yani ortada iki kattan fazla bir fark vardır. İşte bu SENDİKA farkıdır. Yine biz yaklaşık 500 okulun tamamını gezerek öğretmen odalarında çalışmalarımızı, mücadelemizi ve geleceğimizi anlatarak sendikacılık yaparken, EBS önce okul idarecilerinin mülakatla belirlenmesine uğraşmış sonra stajyer öğretmenlerin mülakata girmelerini sağlamış ve en son olarak da öğretmen atamalarının da mülakatla belirlenmesine göz yummuştur. Bunun sonucunda da mülakata giren bir öğretmen daha ilk günden ikna odalarında EBS üyesi yapılmış ve stajyerlikle tehdit edilerek adeta korkutulmuştur. Yine idarecilerin neredeyse tamamına yakını EBS üyelerinden seçilerek sendikacılıkta çığır açmışlar ve idareciler aracılığıyla üye yapmaya başlamışlardır. Her dönem güç merkezi neredeyse orada olmayı başaran bu sözüm ona sendikamsı yapının geçmişi de bunun örnekleri ile doludur. Eski bir Genel Başkanları “Akil İnsanlar Heyeti Marmara Grubu Üyesi” iken bizleri PKK açılımını hayvanlar kadar bile anlayamamakla suçlamıştır. Şu anda milletvekili olan bu genel başkan yine bizim genel başkanımız açılıma karşı mücadele ederken, KPSS sorularının çalınmasını 2010 yılında dahi ortaya korken Fetö’ye övgüler dizmiş ve “okyanus ötesinin faaliyetleri durdurulsun” diyen bir parti liderine gölge etme yeter diyerek laf yetiştirmiştir. Yine mevcut genel başkanları Ekim 2013 tarihinde Fetö’ye geçmiş olsun dilekleriyle selam ve dualar gönderiyordu. Yerel ölçekte 4900 üyeye ulaştık diyerek güya başarılı olduklarını emeğimizi ve ekmeğimizi de büyüttük diyen bir şube başkanı ya çalışanlarla alay ediyor ya da matematik bilmiyordur. Çünkü 2016 Ocak zamlı maaşımızın aldığı döviz miktarıyla 2017 Ocak zamlı maaşımızın aldığı döviz miktarı karşılaştırmış olsaydı bile emeğimizin de ekmeğimizin de küçüldüğünü idrak edebilirdi. Kendisi ve yönetim kurulundaki beş arkadaşı oturdukları müdürlük koltuklarından bunları görememiş olabilirler ama emek için değil makam için uğraştıklarını biz her an kendilerine hatırlatacağız. Müslümanların sayısı artıp Mekke’yi feth ettiklerinde Kâbe’de görevli bir Yahudi’nin ekmeğine bile dokunulmadığını unutanlara kul hakkını ve işin ehline verilmesi gerektiğini hatırlatmaya devam edeceğiz. Yıllarca paralelle kol kola makam bölüşenlerin, doğuda başka, iç Anadolu da başka, Ege de başka dille konuşanların 15 Temmuz da fikri iflasa uğrayanların bir anda bizden daha milliyetçi ve vatansever kesilmelerini de biz unutmayacağız. Ve biliyoruz ki yarın hükümetten makam alamaz hale geldiklerinde de nasıl dağıldıklarına hep beraber şahit olacağız. Geçmiş yedi yıldan ibret almaları dileğiyle 2018-2019 Toplu sözleşmesinde nefislerinin değil çalışanların temsilcisi olmalarını bekliyoruz. Biz sayıyla değil ADAMLIKLA sendikacılık yapmaya ve sadece Allah’ın huzurunda eğileceğimizin bilinmesini bir kez daha haykırıyoruz. Makamlar gelip geçici Adamlık bakidir. Selam olsun dik duranlara, Selam olsun mücadelemize omuz veren tüm üyelerimize.”