TOKAT ŞUBE: YENİKAPI RUHU NERDE?

Tokat Şube Başkanı Hakan Akkaya okul müdürlerinin kariyer ve liyakat esaslarına göre atanmasının eğitimin gelişmiş ülkelerdeki olmazsa olmazlarından olduğunu söyleyerek, okul müdürlerinin göreve iade edilmemesini eleştirdi. Akkaya şunları kaydetti: “Okul müdürü okul işleyişini, kanun ve yönetmelik çerçevesinde koordineli bir şekilde idare eder ve ataması il/ilçe MEM aracılığıyla Vali onayı ile gerçekleşen Öğretmenler arasından yazılı imtihan ile seçilen kişileri ifade eder. Bu süreç yıllar yılı bu şekilde devam etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı 2014 yılında 652 sayılı KHK eklenen 10. Madde ile bulunduğu görevde 4 yılını dolduran okul yöneticilerini çıkardığı yönetmelikle, yönetmelik içeriğine göre değerlendirmiştir. Yapılan değerlendirme neticesinde üyemiz olan 26 okul müdürümüz okul müdürlüğü görevinden alınarak öğretmenliğe döndürülmüştür. Görevden alınan bu eski müdürlerimizden 2 si bu değerlendirmeyi haksız bularak emekli olmuşlar, 1 kişi vefat etmiş ve diğerleri hâlihazırda öğretmen olarak eğitim hizmetine devam etmektedirler. Yapılan değerlendirme 2014 yılının Mart ayında olmuş ve barajı geçemeyen okul müdürü arkadaşlarımız 2014 yılı Eylül ayı içerisinde görevlerinden ayrılmışlar ve okullarda öğretmen olarak görevlendirilmişlerdir. Yönetmelik içeriğine binaen yapılan değerlendirmeyi adaletsiz bulmuş ve mahkemelere taşımıştık. Mahkemeler 3 kez tekrar adaletli değerlendirme yapılmasını istemiş ve Danıştay idari dava daireleri kurulu tekrar değerlendirme yapılmasını istemiştir. Ülkemizin badirelerden geçtiği zaman dilimi sürecinde Yenikapı ruhunun ışığının adalet çerçevesinde ülkeyi aydınlatmasını bekliyorduk. Ama geçtiğimiz yılın son ayında çıkan son mahkeme kararına binaen yönetmelik gereğince geçtiğimiz ay yapılan değerlendirme neticesinde mahkemelerden tekrar değerlendirilmeli kararı verilen 9 arkadaşımızla ilgili ne yazık ki diyoruz sadece 1 kişi yönetmelikteki kriterlere göre barajı aşabilmiştir. Yenikapı ruhunun, adaletin değerlendiricilerin bakış açısıyla devam etmediği kanısı bizde hasıl olmuştur ve Danıştay idari dava daireleri kararındaki değerlendiricilerin kriterlerinin tekrar gözden geçirilmesi ve bu değerlendirmeyi kabul etmediğimizi anayasal hak olarak tekrar mahkemeye gideceğimizi sizlerle paylaşıyoruz “