Bu kapsamda Ankara’da gerçekleştirilen anma programında; Genel Başkanımız Talip Geylan, Genel Merkez Yöneticilerimiz, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların genel başkan yardımcıları, Ankara şubelerimiz, üyelerimiz ve eğitim çalışanlarımız ile birlikte Ulus Atatürk Heykeli önünde eğitimde şiddeti protesto etti, hain saldırıları lanetledi.
Basın açıklaması sırasında, “Öğretmene uzanan eller kırılsın”, “Okulda şiddet geleceğe darbedir”, “Türk milleti uyuma, evladına sahip çık”, “Öğrenciler canımız, canımıza kıymayın”, “Öğretmenine sahip çıkamayan bir ülke geleceğine de sahip çıkamaz” şeklinde sloganlar atılırken, “Yastayız. Acımız büyük. Başımız sağ olsun” yazılı pankart açıldı.
Ayla öğretmenimiz şehit statüsünde sayılmalıdır.
Bir konuşma yapan Genel Başkanımız Talip Geylan, “Çok üzgünüz, çok acılıyız. Büyük bir felaketle karşı karşıya kaldık. Dün Kahramanmaraş’taydık. Cenazelerimizi dualarla, tekbirlerle uğurladık. O körpecik yavrularımız cennette yerini buldu. Rabbim ailelerine sabır versin. Hain saldırıda bir öğretmenimizi şehit verdik. Ayla öğretmenimizi… Sınıfta öğrencilerini korumak için onların üzerine kapaklandı. Biz inanıyoruz ki Allah katında Alya öğretmenimiz şehittir. Mekânı cennet, ruhu şad olsun.Allah böylesi felaketleri bir daha ülkemize ve milletimize yaşatmasın. ” dedi.
Kamu kurumlarına ve ilgili mercilere de çağrıda bulunan Geylan, Ayla öğretmenimizin şehit statüsünde sayılması için gerekli adımların atılmasını istedi.
Okullarımızdaki şiddet, milli güvenlik ve beka meselesidir.
Okullarımızdaki şiddetin, öğretmenlerimize yönelik şiddetin bir güvenlik meselesi, hatta bir beka meselesi olduğunu uzun süredir dile getirdiklerini belirten Geylan, “Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşanan bu acı olay, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Burada herkese görev düşmektedir. Öğretmene, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet sadece bizim meselemiz değildir; bu, tüm toplumun meselesidir. Eğitim yuvalarımız, bu ülkenin geleceğini inşa edecek nesillerin yetiştiği yerlerdir. Herkes bu kurumlara sahip çıkmalıdır.” diye konuştu. Topluma da çağrıda bulunan Geylan, “Gelin, taleplerimizi dile getirirken bizim yanımızda durun.” dedi.
Güvenlik Zirvesi acilen toplanmalıdır.
Kamu yönetiminin acilen bir güvenlik zirvesi toplamasını isteyen Geylan, yaşanan bu şiddet hadiselerinin bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.
Acil kod uygulaması okullarda devreye alınmalıdır.
Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her okula güvenlik görevlisi tahsis edilmelidir. Okul polisi uygulaması hayata geçirilmelidir. Acil kod uygulaması okullarda da devreye alınmalıdır ki benzeri olaylarda hızlı ve etkili müdahale sağlanabilsin.
Okullardaki rehberlik hizmetleri güçlendirilmelidir.
Bir diğer önemli husus ise okullardaki rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesidir. Her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen düşecek şekilde norm düzenlemesi yapılmalıdır. Mevcut durumda yaklaşık 400 öğrenciye bir rehber öğretmen düşmektedir ve bu kesinlikle yetersizdir. ‘Suça sürüklenen çocuklar’ kavramı hepimizin bildiği bir gerçektir. Bu çocukların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınabilmesi için rehberlik hizmetleri etkin şekilde çalışmalıdır. Ailelerin de rehberlik servisleriyle sağlıklı bir iletişim kurması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, testi kırıldıktan sonra önlem almanın bir anlamı yoktur.”
Çocuklarımız adeta dijital terörün dijital askeri haline geldi.
Dijital mecraların daha sıkı denetlenmesi gerektiğine vurgu yapan Geylan, “Sosyal medyada yapılan paylaşımları hepimiz görüyoruz. Ne yazık ki çocuklarımız adeta dijital terörün dijital askeri haline geldi. Bu konuda mutlaka somut ve etkili tedbirler alınmalıdır. Dizilerde ve programlarda sunulan karakterler, körpecik zihinler için birer idol haline gelmektedir. Şiddet ve silah kullanımı adeta sıradanlaştırılmış, hatta neredeyse legalleştirilmiştir. Bu noktada medya yayınları, televizyon programları ve diziler de denetim altına alınmalıdır.” diye konuştu.
Öğretmenin itibarı korunmadıkça ve eğitim sürecindeki etkinliği güçlendirilmedikçe alınacak hiçbir tedbirin gerçek anlamda karşılığı olmayacaktır.
Ailelerimize de çağrıda bulunun Genel Başkanımız Talip Geylan, şunları kaydetti: “Sevgili veliler, şundan emin olun: Öğretmenlerimiz en az sizin kadar çocuklarınızı seviyor ve onlara sahip çıkıyor. Lütfen öğretmenlerimize güvenin. Öğretmenin itibarı korunmadıkça ve eğitim sürecindeki etkinliği güçlendirilmedikçe alınacak hiçbir tedbirin gerçek anlamda karşılığı olmayacaktır.
Öğretmene verilen değer, aslında çocuklarımızın geleceğine verilen değerdir.
Ne yazık ki bazen fındık kabuğunu doldurmayacak konuların dahi CİMER’e taşındığını görüyoruz. Bu şikayetler, Milli Eğitim Bakanlığına bildiriliyor, MEB’de okullara iletiyor. Bu durum sürecin gereksiz yere büyümesine ve öğretmenlerimizin huzursuz edilmesine yol açmaktadır. Bu tür davranışlar, bazı velileri daha da cesaretlendirmekte ve eğitim ortamına zarar vermektedir. Unutmayalım ki öğretmene verilen değer, aslında çocuklarımızın geleceğine verilen değerdir. Lütfen öğretmeni kıymetli kılalım. Unutmayın ki; sizin tutumunuz, çocuğunuzun tutumunu doğrudan şekillendirir. Çünkü eğitim ailede başlar.
İddia ediyorum: Ailelerimiz ve toplumun tüm kesimleri öğretmeni itibarlı ve saygın kılmadığı sürece, kamu yönetiminin alacağı hiçbir tedbir okullarda şiddeti sonlandırmayacaktır.”
20 Nisan’da ellerimizde bayraklarımız, dillerimizde Fatiha ile derse başlayacağız.
Genel Başkanımız Geylan, 20 Nisan Pazartesi günü de, öğretmenlerimizin ellerinde bayraklar, dillerinde Fatiha’larla ilk derse derse başlayacağını bildirerek, “Okullar bizimdir, öğrenciler emanetimizdir. Okullarımıza ve öğrencilerimize sahip çıkacağız.” diye konuştu.
Öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin öfkesini ve acısını birtakım ideolojik emellerine meze yapmak isteyenleri de şiddetle lanetliyorum.
Geylan, son olarak öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin öfkesini ve acısını birtakım ideolojik emellerine alet etmek isteyenleri de şiddetle lanetledi. Geylan, “Tabii ki büyük bir acı yaşıyoruz, öfkeliyiz. Ancak öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin öfkesini ve acısını birtakım ideolojik emellerine meze yapmak isteyenleri de şiddetle lanetliyorum. Bizi bize bırakın. Biz beklentilerimizi ve taleplerimizi dile getiririz. Ama bu meselenin hiç kimse tarafından istismar edilmesine müsaade etmeyiz.” dedi.
Basın açıklamasının ardından Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin, saldırıda kaybettiğimiz canlarımız için dua okudu. Genel Başkanımız Talip Geylan ve eyleme katılan eğitimcilerimiz, daha sonra Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtına karanfiller bıraktı.
Geylan ve beraberindekiler, Hacı Bayram Veli Camii’nde Cuma namazının ardından, saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kıldı, kaybettiğimiz canlarımızı dualarla andı.











































