GENEL BAŞKAN: “SINIR KAPISI NEYİN KARŞILIĞINDA AÇILACAK?”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği Başkanı İsmail KONCUK’un, Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasıyla ilgili yaptığı basın açıklaması metni:
Türkiye-Ermenistan sınır kapısının açılacağı yönündeki haberler bir süredir kamuoyu gündemini işgal etmektedir. Nihayet, son olarak ABD Başkanı B.H. Obama’nın TBMM’de yaptığı konuşmadan sonra bu tartışmalar hızlanmış ve yüksek sesle dillendirilir hale gelmiştir.

Gelişmeler karşısında ülkemiz yetkililerinin sessiz halde kalmaları da konunun muhataplarındaki kaygıları artırmıştır. Nitekim Azerbaycan cephesinde de bu kaygılar oluşmuş ve rahatsızlıklar ifade edilir olmuştur. Gelinen noktada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler açısından olumsuz bir süreç başlamak üzeredir. Korkarız ki; ivedi tedbirler alınmazsa kardeş bir ülkeyle aramızda istenmeyen bir ortam oluşacaktır. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in İstanbul’da yapılan “Medeniyetler İttifakı” zirvesine katılmaması ve temsilci olarak bir Bakanını dahi göndermemesi muhtemel nahoş durumun bir göstergesidir.

Türk kamuoyu biliyor ki; sınır kapısının açılması Türkiye’nin bir talebi değildir. Hatta ülkemizin dış politikası açısından öncelikli bir husus ve  göz ardı edilmemesi gereken çıkarları arasında da değildir. Bu konunun uluslar arası Ermeni lobisinin bir manevrası ve Ermenistan dış politikasının önemli hedeflerinden bir tanesi olduğu bilinen bir gerçektir.

Öte yandan, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde yaşanan sıkıntıların kaynağı hiçbir zaman Türkiye’nin yürüttüğü politikalar olmamıştır. Mevcut problemin nedeni, Ermenistan Devleti’nin ve Diaspora’nın ülkemiz ve tarihimiz aleyhine hasmane tutumlarıdır. Ermenistan’ın resmi politikalarında ülkemizin kuzey sınırını tanımıyor olması, Ağrı Dağı’nın bile hala resmi belgelerinde simge ve hedef olarak kullanılıyor olması, soydaşlarımızı katlederek gasp ettikleri Karabağ’da yıllardır işgalci olarak bulunmaları, sözde soykırım iddialarıyla bizi tarihe ve insanlık vicdanına mahkum etmeye çalışmalar vs. Türkiye-Ermenistan iyi ilişkilerinin önündeki büyük engellerdir. Dolayısıyla iki ülke arasındaki ilişkilerin normale döndürülebilmesi için bu engellerin ortadan kaldırılması gereklidir. Bunu yapacak olan da Ermenistan Devleti’dir. Hal böyleyken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına hareket edenler -adeta Ermenistan’ı ödüllendirircesine- iç politik çıkarları ya da dış politika manevraları adına; sınır kapısının açılması, TRT radyosundan Ermenice yayın yapılması ve başka açılımlarla tarihi onurumuzu, milli gururumuzu ve kardeş ülkelerle olan iyi ilişkilerimizi rencide etmemelidirler.

Pek tabii ki, büyük bir imparatorluğun mirasçısı ve bölgenin en güçlü ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, komşularıyla iyi ilişkiler kurmalı; bölgesindeki barış ortamının sağlayıcısı ve öncüsü olmalıdır. Fakat şu unutulmamalıdır ki, devletler arası ilişkilerin başlıca kuralı mütekabiliyet esasıdır. Muhatabınız, iddialarında sabitse, peşin kabullerinden taviz vermiyorsa ve siz buna rağmen açılımlar yapıyorsanız buna iyi niyet demezler. Bunun adı tavizkarlıktır ve onurlu politikada yeri yoktur.
 
Hükümetimizin bir an önce kamuoyunu aydınlatmasını ve sınır kapısıyla alakalı iddialara son vermesini bekliyoruz. Hükümetin sessizliği hem ülkemiz içerisinde hem de kardeş Azerbaycan’da hayal kırıklığı oluşturmakta ve güveni sarsmaktadır. AKP Hükümetinden beklentimiz; dertlerimizle dertlenen, sevinçlerimizle sevinen kardeşlerimizle aramıza nifak sokacak politik manevralardan uzak durmasıdır.

Azerbaycan bizim için büyük öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki; Azerbaycan’ı kaybetmek demek, bütün Türk ve İslam dünyasının güvenini kaybetmek demektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.