YETKİ İÇİN ÖN KUTLAMA

  Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN konuşmasında şunları dile getirmiştir.

  “14 yıldır süren yetki mücadelesinde son noktaya gelinmiştir.Artık sadece etkili değil aynı zamanda yetkili sendika olmanın sevincini ve gururunu sizlerle ve de tüm sevenlerimizle yaşamaktayım.Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum.

  Milli Eğitim Bakanın ve de sarı sendikanın mevki makam dağıtarak ve de tehdit dahil her yola başvurarak girdikleri kirli süreçte kar etmemiştir.aynı şekilde bölücülükten sabıkalı bir sendikanın da çok gerimizde kalması tek bir şeyin habercisidir.Evet değerli arkadaşlarım! Bu camia vatanını, milletini ve de geleceğini tehdit eden yapılara gereken cevabı vermiştir.Önümüzde süreçte bizleri  veballe ve de çileyle dolu zor bir süreç beklemektedir.Ancak dün olduğu gibi bugün de yarın da istişare geleneğimiz devrede olacak ve de   işyerlerimizden başlayarak talepler tek elde toplanacaktır.Toplu görüşme sürecinde arkamızda sizlerin güveni ve desteğinin olması bizlere güç katacaktır.

   Değerli arkadaşlarım!
  Bizim gündemimizde sanal ve de başkalarının tezgahladığı konu başlıkları yoktur.Biz geleceğimizi ve gençliğimizi, olayları Türkçe okuyarak yarınlara hazırlamak ve  de tanzim etmek gibi yüce bir mefkurenin sözcüleriyiz. Bu yüzden geçcii iktidar olmayı , milletten aldığı yetkiyle millete eziyet etmeyi alışkanlık haline getirenlere sesleniyorum.Tarih siyasi iktidarlar çöplüğüyle doludur.Bu yüzden herkes aklını başına devşirmeli ve her fırsatta etrafını tavaf ettiğiniz Brüksel kıblenize eğitim gözlüğüyle bakmanızı ve de oradaki eğitim çalışanlarının gelir düzeylerini de hedef olarak koymanızı tavsiye ederim.

    Kıymetli eğitim çalışanları!
  Vaktinizi daha fazla almak istemiyor, bu organizeyi tertip eden arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyor ve de sizlerden aldığımız destekle Toplu görüşme sürecinde sizlerin hakkını en güçlü şekilde savunacağımız ilan ediyorum.

   Yarınları aynı birliktelik ruhuyla karşılayabilmeyi niyaz ediyor, hepinizi Cenab-ı Hakka emanet ediyorum…”
  Etimesgut İlçe Başkanı yapmış olduğu teşekkür konuşmasında Türk Eğitim-Sen’e olan teveccühün her geçen gün arttığını, geçen sene 170 civarında olan üye sayısını bu sene 360’ a çıkardıklarını, bunda ilçede görev yapan arkadaşların yanı sıra üyelerin talepleri ile ilgili olarak gerek Şube Yönetiminin gerekse Genel Merkez Yöneticilerinin yakından ilgilenmelerinin rol oynadığını, üye sayısının artmasında birlik ve beraberliğin önemli olduğunu vurgulamıştır.
   Ankara 3 No’lu Şube Başkanı’nın yapmış olduğu konuşma metni şöyledir:

   Sayın Genel Başkanım
   Kıymetli İlçe Başkanlarım;
   Muhterem hanımefendiler, beyefendiler;
   Hepinizi şahsım ve yönetim kurulum adına saygıyla selamlıyorum. Böyle bir toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta ilçe başkanımız Abdullah bey olmak üzere Etimesgut ilçe yönetimini kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum.

   Gündemi yoğun olan bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç maalesef kana bulandırılmış, bu kanla beraber zihinler de bulandırılmıştır. Bir vücudun tüm azaları birdir. Bu azalardan hangisi yara alsa vücut topyekün bu acıyı aynı derecede hisseder. Devlet de bir vücut gibi değişik uzuvlardan oluşur. Hangi kurum ve kuruluşa bir saldırı olsa, devlet ve vatandaşlar  yani bizler kendimize yapılmış kadar acı ve nefret hissederiz. Bu cümleden hareketle; Danıştay üyelerine yönelik yapılan saldırıyı nefret ve şiddetle kınıyoruz. Faillerini hangi düşünceden olursa olsun terörist ilan ediyoruz. Terörün bir ideolojisi olmaz! Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Devlet Geleneği de birkaç çapulcu teröristin alçakça ve cılız saldırıları ile değil yıkılmak; zaafa dahi uğratılamaz! Atatürk’ün kutsal emaneti olan bu devlet bizim ortak proje ve çabalarımızla ilelebet üniter yapısını koruyacak; muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacaktır! Ancak bu menfur hadisenin protestosunda doğru ve haklı olan tepkilerin yanı sıra bazı yanlışlıklara da şahit olduk.
 
   Eğitim ordusunun temsilcileri olarak bazı zihniyetlere şu hususu hatırlatmak isteriz. Bu Devletin hizmetlisi de akademisyeni de askeri de Cumhur başkanı da bakanı da önemlidir, devleti ve yüceliği temsil etmektedir. Bu yüceliklere nereden saldırı gelirse gelsin ortak tavır gösterilmelidir. Sele kapılmak yerine; şuurlu bir şekilde adı ne olursa olsun Devlet hizmetlilerine karşı aynı saygınlık içinde davranılmalıdır. Politikalar ve ülkenin sürüklendiği mecra ile ilgili hoşnut olmadığımız hususlar tabiî ki geçmişte de bu gün de mevcut hatta bazı konularda endişe edici boyutlara gelinmiştir. Ancak çözümü demokratik ve Devlet saygınlığına eğitim ve kültür birikimimize yakışır bir platformda aramak zorundayız.Şimdi size soruyorum; ihanet içerisinde bulunan çete üyelerine affı neden çıkardınız, bu af yasası çıkarken Türkiye top yekün olarak neden uyudu? Fransa bu necip millete dil uzatmaya çalışırken nerede olduğunuzu merak ettik! Türk yurdunda yaşamış aşağıların aşağısı bölücü terör örgütü başı hala nefes alıyor Türkiye neredesin? Aydınlık çağın karanlıklarına saplanmış sözde aydın kalemi Türk’e kindar, insana düşmanlar Diyarbakır’da çene çalarken neredesiniz? Misyonerler gençliğine göz dikmiş, gençliğin uçuruma sürükleniyor neredesiniz? Eğitimciler olarak Eğitimin Milliği ile ilgili ciddi endişelerimiz dile getirilirken neden kulak verilmiyor? Türk’lük mefhumundan adeta sıkılmışçasına bahsedenlere, ana sütü kadar helal ve temiz Türkçemiz yok sayılmaya çalışılırken neredesiniz? Saymakla bitmeyecek sıkıntılara gark olmuşuz. Çözüm bizde arkadaşlar. Bizim vebalimizde ve gücümüzde. Bu kuruluşlar eğitim camiası için var. Bu memleket için var. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için var. Eğitime ve eğitim camiasına projeksiyon tutmak için var. Allah’ın izni ve sizlerin gayreti ile; Eğitimcilerin ve Türkiye’nin sesi olma adına sendikamız yetkili Sendika olmuştur. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyor, sözlerime şu vecize ile son veriyorum;

   İnsana İnsanca bir yer Türk’ün Birlik ve Dirliğinden geçer!
   Saygılarımla…