HAK ARAYAN İNSANLARA HAKARET EDER DURUMA GETİRİLDİK

KAMUDANHABER .COM SİTESİNİN HABERİ

Eğitim camiasında neler oluyor. Yönetici atama konusu öğretmenlerimizin psikolojisini bozmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı yanlış uygulamalarla 6 yıldır öğretmenlerin sabrını zorluyor. Öğretmenlerimiz yazboz tahtasına dönen Yönetici atama konusunda artık çözüm beklemektedir.

Kamudanhaber sitesi olarak son zamanlarda yönetici atama yönetmeliği ile ilgili her sendikanın görüşünü, Milli Eğitim Bakanlığının konuyla ilgili beyanatlarını, üyelerimizin duygu ve düşüncelerini yönelttiği yorumları hiçbir kısıtlama koymadan yayınlamaya çalıştık. 

Kamudanhaber sitesi olarak son günlerde artan gerginlik ve yanlış anlamalar üzerine bu haberi yapma ihtiyacı hissettik. Yapacağımız bu haber sonunda da bir çok üyemizden tepki alacağımızı, yandaşlıkla suçlanacağımızı hatta ve hatta bir daha siteye girmeme tehditleri alacağımızı bildiğimiz halde  Hak bildiğimiz yolda tekte olsa yürümeye devam edeceğiz. Çünkü site olarak ne bir ikbal beklentimiz var. Nede maddi kaygılarımız ve reyting kaygımız var. 

Hak Aramanın Adı Ne Zamandan Beri İki Yüzlülük Oldu ? 

Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı 31 Ekim 2009 tarihinde Müdür Yardımcılığı, 1 Kasım 2009 tarihinde ise Müdürlük sınavı yaptı. Sınav sonrasında gerek kişisel bazda gerekse Sendikal düzeyde Müdür ve Müdür Yardımcılığı sınavlarında hatalı olduğu düşünülen sorulara itirazlar yapıldı.

Müdürlük sınavı ve Müdür Yardımcılığı sınavında hatalı olduğu düşünülen sorulara Eğitim Sendikalarından Türkeğitimsen ve Eğitimbirsen ve Eğitmsen itiraz etti. Bu itirazları değerlendiren Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Müdürlük sınavından 1 sorunun ve Müdür Yardımcılığı sınavından da bir sorunun iptal edildiğini ve bunun puanlara yansıtıldığını resmi cevapla ilgililere duyurdu. 

Bu cevap üzerine Türkeğitimsen itiraz etmiş olduğu 4 sorunun 2 sine dava açtı. Buradqa üzerinde durulması gereken ince ayrıntı burada, 4 soruya itiraz eden sendika neden iki soruya dava açtı ? Amaç kaos yaratmak ve atamaları geciktirmek olsaydı şayet sizce sendika daha fazla soruya dava açamaz mıydı?  Demek ki diğer sorulara verilen savunma sendikayı tatmin etmiş ki o sorulara dava açılmamış. 

Bir diğer sendikayı ele alalım. Eğitimbirsen, yöneticilik sınavında 4 soruya itiraz edildi. Aynı savunma Eğitimbirsen’e de verildi. Pekala Eğitimbirsen neden yanlış diye başvuru yaptığı soruları dava etmedi. Yanlış sorular ver  diye itirazda bulunan sendika neden bir süre sonra yanlış soru yokmuş gibi sanki hiç itiraz yapılmamış gibi davranmaktadır. 

Eğer ki bir kişi ya da kurumlar ortaya bir iddia atıyorsa sonuna kadar arkasında durmalıdır. Yoksa ilkelerinden taviz vermiş olur. İlkesiz bir duruş ne bir kişiye nede kurumlara yakışır. 

Şimdi Eğitek’e hatalı sorulara yapılan itirazlara kısa bir göz atalım isterseniz.Müdürlük sınavında itiraz edilen A kitapçığı 27 ve B kitapçığı 30. sorularına Eğitek ısrarla doğru cevap “Misyon” demektedir. Oysaki MEB’in kendi internet sitesinde vermiş olduğu resmi yazıda http://earged.meb.gov.tr/earged/dokumanlar/okul_gelisim_modeli.pdf (Planlı Okul Gelişim Modeli Kitabı, MEB Eğitim Araştırma Geliştirme  Dairesi,2007) kitabında 11. sayfada bu aşamalar şu şekilde sıralanmıştır; 

İlke ve Değerler, Misyon, Vizyon, Stratejik Amaçlar, Hedefler 

Burada vizyondan sonra stratejik amaçlar gelmektedir. Oysa Eğitek verdiği savunmada Prof.Dr Servet ÖZDEMİR’in konuyla ilgili yazmış olduğu bir kitabı ilgi tutarak alakasız bir cevap veriyor ve MEB’in internet sitesinde yayımlamış olduğu resmi bilgiyi inkar ediyor.

Yapılan itirazlara verilen cevabı ayrıntılı bir şekilde incelediğiniz zaman verilen resmi yanıtın ne kadar tutarsız ve geçerliliği olmayan yanıtlar olduğunu göreceksiniz. Keza verilen resmi yanıtlarda bir yayınevinin hazırlık kitabı bile ilgi tutulmuş oysaki MEB’in kendi resmi bilgileri es geçilmiştir. 

Burada hata yanlış sorusunda ısrar eden Eğitek’de mi ? Yoksa bu soruların yanlış olduğuna kanaat getirerek bunu yargıya götüren sendikada mı ? 

Keza yine Türkeğitimsen hatalı gördüğü sınav sorularını yargıya götürürken birde yanlış anlamaları önlemek için açıklama yaptı. 

İlkeli sendikacılığın bir gereği olarak sendikamız hatalı soruları yargıya taşımıştır. Burada amaç, hatalı soruların iptal edilmesidir. Bu durum sınavın iptali gibi bir sonuç doğurmayacağı gibi, sadece sınav sonuçlarının hatalı sorular ayıklandıktan sonra yeniden değerlendirilmesini sağlayacaktır.  

Geçmiş yıllarda yapılan benzeri sınavlarda da hatalı sorular yargıya taşınarak, iptal edilmesi sağlanmış, sınavlar geçerliliğini korumuştur ve atamalardan geri dönüş olmamıştır. 

M.E.B. tarafından münhal idareciliklerin duyurulmasını etkileyecek bir süreç değildir.

Bu açıklamalara rağmen bir çok eğitimci arkadaşımız, haber sitelerinde ve forum sayfalarında amacını aşan yorumlarda hakaret derecesine varan açıklamalar yapmaktadır. 

Geçmişi ne Çabuk Unutuyoruz. 

Nefsi olarak kızdığımız bu sendikalar olmasa acaba buğün sınavdan 100 bile alsanız atanacak okul kaldı mıydı ? İktidara yakın kimseler 2007 yılında sınavsız bir şekilde bir gece de koltukları doldurmadı mıydı ? Bu gecekonduları sendikalar olmasa kim yıkacak tı ? 2007 yılındaki bir gecede yapılan atamalara bile  dava açmayan tek sendika hangisiydi ? 

Yine 2009 yılı Nisan ayında Hüseyin ÇELİK’in giderayak 76. madde kapsamında bir gecede yüzlerce kişiyi müdür yaparken sesi çıkmayan ve dava açamayan tek sendika hangisiydi ? Bütün bu gelişmeler olurken Türkeğitimsen kendi üyeleri de dahil bütün atamaların iptali için dava açmadı mı ? Ayrıca hemen hemen bütün atamalara da kendi üyeleri de dahil bireysel davalar açmadı mı ?  

Bu davalar açılmasaydı ne olacaktı pekala ? Cevabını yine biz verelim. Örneğin Ankara ilinde bir ilçede sınav kazanan Müdür adayı sayısı 35, bu ilçede 76. madde ile atanan müdürleri çıkarırsak boş norm kadro sayısı sadece 3,  bu müdürlerde kurucu müdür ve ek 2 de sizden 5 puan önde başlayacak yarışa. Eğer ki 76 madde atamaları iptal olmasaydı. Sınav sonucu size kalan ne olacaktı kocaman bir hiç. O zamanda bağıracaktınız hep bir ağızdan 76. madde müdürlerinden bize kadro kalmadı. Neden dava açmıyorsunuz. Şimdi neden bağırıyor bir çok arkadaşımız yanlış sorulara neden dava açtınız neden atama sürecini geciktiriyorsunuz. Değerli Eğitimci arkadaşlarımız lütfen sağduyulu olalım. Eleştirilerimizi yaparken asıl mesleğimizin öğretmenlik olduğunu unutmayalım. Seviyeyi her zaman koruyalım. Sonuçta bu sitelere öğretmenler dışında bir çok kamu personeli girmekte ve yaptığımız yorumları okumaktadır. Bu kişilerin de bir çoğunun velilerimiz olduğunu unutmayalım.

Ayrıca açılan her davada, yapılan her etkinlikte sendikalardan istifa edecem. İstifa etmezsem namerdim gibi şantaj içeren mesajlar emin olun bizleri komik duruma düşürmektedir. Sonuçta sendikalar sivil toplum örgütleridir. Sendikalara üye olma gönüllülük esasına dayandığı gibi. İstifa etmekte kişinin en doğal hakkıdır. Eğer ki bir sendika sizin misyonunuzu yansıtmıyorsa zaten orda durmanın da bir mantığı yoktur. Pekala istifa edilir ama bu istifa hiçbir zaman şantaj olarak ortaya konulmamalıdır.  

Kamudanhaber sitesi olarak Dava konusuyla ilgili Türkeğitimsen Genel Başkanı İsmail KONCUK Beyle bir görüşme yaptık. Sayın KONCUK, Sınav sorularına açılan davanın hiçbir şekilde yönetici atamalarını etkilemeyeceğini, yönetici atamalarının tüm illerde eş zamanlı olarak başlatılması için gerekli girişimlerin  Bakanlık nezdinde yapıldığını ve atamaların bir an önce yapılması gerektiğini vurguladı. Atamaların bütün münhal kadroların gösterilerek en kısa zamanda yapılması için çaba gösterdiklerini ve ayrıca hukusuz olarak yapılan tüm 76. madde atamalarının da iptal edilmesi gerektiğini ve toplu iptal davasının da sürdüğünü dile getirdi. 

Kamudanhaber sitesi olarak atamaların tüm ülke genelinde eş zamanlı olarak bir an önce yapılmasını istemekteyiz.  Atamaların bir an önce yapılması için düzenlediğimiz imza kampanyasına destek olmak için TIKLAYINIZ

KAYNAK:www.kamudanhaber.com