DİNÇER KENDİNE GEL!

       Bakan Ömer Dinçer tüm okul yöneticilerini zan altında bırakacak bir açıklama yaptı. İşte Bakanın serbest kıyafetle ilgili açıklaması.

                    "KILIK KIYAFETTE DEVRİMİ"

      Son günlerde çok tartışılan okullarda serbest kıyafet giyilmesi konusuna da değinin Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü:

      "Kılık kıyafet devrimi, okullarda kılık kıyafetin serbestleşmesinin de otoriter tarzı yerine daha demokratik tarzı sembolize eden bir adım olarak görüyoruz. Bunu iktisadi ve siyasi bir adım olarak görseydiniz eleştirilerinize yer vermek mümkündü. Eğer siz paradigma değiştiriyorsanız bunu da onun adımlarından biri olarak görüyorsanız bu eleştirilerin hepsi tali derecede kalır. Bu eleştirilerin pek çoğu doğru ve haklı eleştiriler değil. Zengin ile fakir arasındaki uçurum ortaya çıkacak diye endişe ediyorsanız ve bunu bir ayıp olarak görüyorsanız, bırakın bu ayıp çıksın. Niye örtbas ediyoruz. Normal şartlarda bu doğru da değil. Doğru olsa bu kadar cesur bir laf edemem ben size. Türkiye'de içinde yaşadığınız şehirlere bir bakın, hangisinde mavi önlük giyiyor çocuklar? Büyük şehirlerin hiç birinde mavi önlük falan kalmadı. Mavi önlüğü köy çocuklarına zorla giydiriyoruz biz. Resmi okullarda bile forma giyiyor çocuklar. Okul idarecileri belirli mağazalarla anlaşıyor, ücret ve maaşta, komisyonda anlaşıyorlar. Siz bundan dolayı daha çok şikayette bulunuyorsunuz bana. Pek çok aile için okul formaları büyük bir maaliyet getiriyor beraberinde. Esas farklılık istiyorsanız farklılık ayakkabıda ve kot pantolonda ortaya çıkıyor, zaten ayakkabı ve kot pantolon serbest."

      Kaynak : Rota Haber

      Bakan Dinçer’in serbest kıyafet uygulamasını normal görürüz, neticede kendisinin getirdiği garabet bir uygulamadır. Ömer Dinçer hangi uygulamasının nasıl sonuçlar doğuracağını düşünebilmiştir ki, serbest kıyafet uygulamasının hangi sakıncalar doğuracağını düşünebilsin. Fakat Bakan Dinçer’in şu cümleleri üzerinde durulması gerekmektedir. Bakın ne diyor, “Okul idarecileri belirli mağazalarla anlaşıyor, ücret ve maaşta, komisyonda anlaşıyorlar. Siz bundan dolayı daha çok şikayette bulunuyorsunuz bana.”

      Bir Milli Eğitim Bakanı ancak bu kadar patavatsız, ancak bu kadar saçma sapan konuşabilir. Bütün okul yöneticilerini, resmi okul formalarından gayri meşru gelir sağlayan insanlar gibi suçlayan ve bu konuda basına açıklama yapan bir milli eğitim bakanı olabilir mi?

      Bu açıklamaya imza atan bir kişiyi, biz Türk Eğitim Sen olarak milli eğitim bakanı olarak görmüyoruz. Ömer Dinçer bütün okul yöneticilerini haksız kazanç sağlayan insanlar olarak lanse etmiştir. Sayın Bakana, Türk Eğitim Sen olarak, şunu tavsiye ediyoruz, madem bütün okul yöneticilerinin haksız kazanç sağladığını biliyorsun, bugüne kadar kaç okul yöneticisi hakkında, okul formaları sebebiyle soruşturma açtırdın? Yok, bütün bunları bildiğin halde, soruşturma talimatı vermediysen, senin o makamda işin nedir?

      İnsanların şerefiyle oynayan, kendi yöneticilerini toplum nazarında küçük düşüren, konuşma özürlü, söylediklerinin ne anlama geldiğini bilemeyecek kadar kör bir insanın artık bir dakika dahi milli eğitim bakanlığında oturma hakkı kalmamıştır. Namuslu ve şerefli insanlar, karşısındaki  her insanı en az kendisi kadar namuslu ve şerefli olarak görmek zorundadır. Ancak gördüğümüz kadarıyla, Ömer Dinçer’in bu kavramlardan feyz aldığı söylenemez.

      Türk Eğitim Sen olarak, Bakan Ömer Dinçer’i, önce tüm yöneticilerden özür dilemeye ve akabinde İSTİFA ETMEYE DAVET EDİYORUZ.