GÜNDOĞDU; KÖR, RUHSUZ, DİNSİZ BİR ANAYASA İSTİYORMUŞ

Beyhude gamlanma divane gönül

Cümle alemin rızkını veren vardır
Yaptığın hatayı görmüyor sanma
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır
Mal-ı emlakım var deyu güvenme
Arkam var deyu dayanma
Sırt üstü insanı yere varan vardır

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır

Derdime vakıf değil canan
Beni handan bilir
Hakkı vardır şad olanlar
Herkesi şadan bilir

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
Çektiğim alamı bir ben birde Allah’ım bilir

                                                                 Fuzuli

 

Tesiri olur mu bilmeyiz, ancak söylemeden de duramadık.Bu işler kimlere kalmış yarabbim. Adamlar anayasa uzmanı olmuşlar.Olmuşlar da, her türlü değeri terk etmekten de çekinmiyorlar, o kadar pervasız olmuşlar ki;RUHSUZ, KÖR DİNSİZ BİR ANAYASA İSTİYORUZ diye bas bas bağırıyorlar. Hem de ulu orta, 900 kişinin önünde ve de alkış alıyorlar. Kim mi bağırıyor, Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Kızılcahamam’da ilçe temsilcileri toplantısında bakın neler diyor, nasıl bir anayasa istediğini hangi cümlelerle anlatıyor.

 

“Yeni anayasada tek derdimiz, insanı olduğu gibi kabul etmesidir. Bizler asla hakları pazarlık konusu yapmayız. İnsanlık ortak paydasında hemfikirsek, Müslüman olmasının, dinsiz olmasının, solcu olmasının, sağcı olmasının hiçbir önemi yok. Ruhsuz, kör, dinsiz bir anayasa istiyoruz, ki devlet vatandaşına eşit mesafede olabilsin. Kimin ne giyeceğine, çocuğunun din dersi alıp almayacağına devlet karar vermesin. Vatandaşını tanımlayan değil, tanıyan devlet istiyoruz. Bundan sonra en büyük işimiz yeni anayasa olacak”  

 

İnsanın sağcı, solcu, dinli ya da dinsiz olmasını anlarız da, yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede dinsiz bir anayasa isteğini anlamak biraz zor geliyor.Kabul etmek ise meşrebinize kalmış. Dinsiz anayasa isteyen Gündoğdu devam ediyor ;  

Okullarda din ve değerler eğitimi verilmesini önemsediklerine dikkat çeken Gündoğdu, “Kur’an kurslarına yaş sınırı getiren düzenleme kaldırılmıştır. Bunda Eğitim-Bir-Sen’in sağladığı katkı büyüktür. Değerlerimiz adına bu ülkede hangi olumlu gelişme varsa, en samimi, en akılcı önerilerin sahibi Eğitim-Bir-Sen olmuştur” şeklinde konuştu.

 

Okuyunca Allah Allah demekten kendinizi alamıyorsunuz, sormak gerekmez mi, dinsiz anayasa ile dinli eğitimi nasıl yapacaksınız. Kör ve ruhsuz anayasa ile değerler eğitimi nasıl başarılacak?

 

Tabi adam gaza gelmiş, kimseden korkmuyor, nasılsa vatansever, milliyetçiyim, dindarım diyenler de bunlara üye olmuş, kimden korkacak, kimden çekinecek, devam ediyor; “Türküm, doğruyum, çalışkanım deyince insanlar doğru, çalışkan mı oluyor? Bunları düşünmek lazım. Bırakın andımızı, çocuklarımıza her gün koro halinde Fatiha’yı bile okutsanız tiksindirirsiniz.”

 

Dinleyenlerden bir kişi bile çıkıp, peki ne mahzuru var?”Türküm demeyince mi, doğru olunur, çalışkan olunur. Türk olmak çalışkan olmanın, doğru olmanın önünde engel midir?” diye sormuyor. Tabi artık bu ülkede, Türküm demek suç ya, bölücülük yapmakla eş değer ya.Herkes kendini tanımlamalı, her kes etnik kökeni ile gurur duymalı ama Türksen, buna hakkın yok, dersen en büyük ayrılıkçı olursun.Türk olduğu çocuklarımıza asla öğretilmemeli, tabi, bu da ruhsuz, kör, dinsiz bir anayasa ile mümkün olabilir.”Fatiha” kelimesi ile birlikte “tiksinmek” kelimesini yan yana düşünebilen aklı selim bir insan var mıdır?Ahmet Gündoğdu, bunu da söylüyor, diyor ki; çocuklarımıza her gün koro halinde Fatiha’yı bile okutsanız tiksindirirsiniz.” Asıl tiksindirici olmak, bu sözleri söyleyecek kadar basireti bağlı olmaktır.

 

Tabi ruhsuz, kör ve dinsiz bir anayasa lafını duyunca Anayasanın ilk üç maddesini de hatırlamak lazım, bir hatırlayalım;


BİRİNCİ KISIM

Genel Esaslar

 

I. Devletin şekli

MADDE 1.– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

II. Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2.– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

MADDE 3.– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

 

Ahmet Gündoğdu gibileri yıllarca laikliğin dinsizlik olduğunu iddia ederek, laikliği yerden yere vurdular, birçok kişi laikliğin dinsizlik olmadığını, din ve devlet işlerini ayırmak olduğunu açıklamaya çalıştı, ancak, Gündoğdu, konuşmasında görüleceği üzere laik bir anayasayı değil, doğrudan doğruya dinsiz bir anayasayı savunur olmuş. Hayrettir ki, laiklik dinsizlik diyerek yıllarca, laiklik karşıtı olacaksınız, bugün çıkıp kör, ruhsuz ve dinsiz bir anayasa isteyeceksiniz.

 

Gündoğdu’nun ruhsuz, kör, dinsiz anayasa ifadelerinden ne anlamalıyız? Evet anayasa kör olmalıdır, milli olan her değerimize kör bakmalıdır, Atatürk’ü ve savunduğu değerleri de göremeyecek kadar kör olmalıdır, ruhsuz olmalıdır ki, bizim çocuklarımız Türklük duygusundan uzak yetişmelidir, Türke ve Türklüğe ait tüm değerlerden uzak bir ruhsuzluk içinde olmalıdırlar. Türkçe devlet dili olmamalı, ana dilde eğitime kapı aralanmalıdır.Milli birlik ve bütünlüğümüzün anlamı da kalmamalıdır.Bayrağın ay yıldızını da, al rengini de göremeyecek kadar kör bir nesil oluşmalıdır. Dinsiz anayasayı da varın siz yorumlayın.

 

Biz Türk Eğitim Sen olarak, kör değil, her şeyin farkında olan bir nesil için, milli birlik ve beraberliğimizi de kavramış, özümsemiş bir nesil için, kör olmayan, ruhu olan bir anayasa istiyoruz. Dinsiz değil, önce yüce dinimiz İslama, her dine ve mensuplarına saygıyla yaklaşan bir anayasa istiyoruz. Türk olmaktan utanç duyan, kompleksli bir nesil değil, diline, milli ve manevi değerlerine bağlı, evrensel değerlere de saygı duyan bir nesil için anayasa istiyoruz.

 

Yoksa bu sözleri pervasızca söyleyenlere cesaret verenlerden misiniz?  Bu sözleri söylemek için tüm değerlerden uzak bir insan olmak gerekmez mi?Bu sözleri söylemek, bir insanın çıkabileceği şımarıklık, kendini beğenmişliğin seviyesini de göstermektedir.Kendi benliğinden hu kadar uzaklaşmış insanların, inandığını söylediği değerlere de ne kadar inandığını samimiyetle sorgulamak gerekir.Elinizle, dilinizle, bir başka yolla verdiğiniz destekle, hangi tür canavarlar yarattığınızın ne zaman farkına varacaksınız? 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ