BUNU DA GÖRDÜK, ROTASYONCU MÜDÜRLERLE DALGA DA GEÇİLDİ!

Rotasyonun yanında veya karşısında olabilirsiniz. Bu yorum olaya bakış açınıza, durduğunuz yere göre değişir. Ancak rotasyonun yanında da karşısında da olsanız, şayet adam gibi bir sendika iseniz, rotasyon uygulamasının adil olmasını, hak kayıplarına yol açmamasını istemelisiniz. Aklı başında hiç kimse, bilhassa sendikayım diye kendini tanımlayan yapılar, “Kaldır at.” mantığı ile yapılan bir rotasyon uygulamasını kabul edemez.

Bütün öğretmenleri tembel, bütün yöneticileri hırsız, arsız mantığı ile değerlendirenler büyük bir yanılgı içerisindedir. Sonuna kadar rotasyon mantığı ile, rotasyon uygulamasındaki haksızlığı, insan hakkı ihlallerini bile savunanlar sendikacılık anlayışının neresinde olduklarını da açıklamak zorundadırlar.

 

Bütün bunları bile kabul etmek, zorda olsa mümkündür. Ancak, yapılan rotasyon uygulaması ile referandum sonuçlarını değerlendirmek, rotasyon ile referandum arasında bağ kurmaya çalışmak, herhalde, aklı başında, izan ve vicdan sahibi insanların yapacağı bir iş değildir. Sonunda birileri, hem de kendilerini sendikacı olarak tanımlayan birileri bunu da yaptı ve Müdürler Rotasyonu Referandumu Ne Kadar Etkiledi? Başlıklı bir yazı yayınladı. http://www.egitimbirsen.org.tr/yazar_detay.php?id=138101&yid=19

 

Bu yazı EBS denilen bir sendikanın, ismi gerekli olmayan bir şube başkanı tarafından kaleme alındı. Bir şube başkanının hatasıdır, deyip geçebilirdik, ancak bununla da kalınmadı ve sendika genel merkezinin resmi internet sitesinde de köşe yazısı olarak yayınlandı. Bu şekilde bir yaklaşımla EBS Genel Merkezi yazının muhteviyatına aynen katıldığını ilan etmiş oldu.

 

Yazının ana fikri şudur:”Bu rotasyoncu müdürler, referandum sürecinde EVET vermeyiz diye İktidar partisi üzerinde baskı oluşturmaya çalıştılar ama referandum sonucunu gördüğümüzde, bu rotasyoncu müdürlerin referandum sonuçlarını hiç etkileyemediklerini anlıyoruz. Yani, bu müdürler hava cıva imiş.”

 

Rotasyon sonuçlarını da, referandum sonuçlarını da çok beğenmiş olabilirsiniz. Nikahınızdan üstün tuttuğunuz bir referandum sürecini en önemli başarınız olarak görebilirsiniz. Ancak, referandum sonuçlarından hareketle, rotasyona tabi tutulan okul yöneticileri ile bir nevi dalga geçme, onları ti ye alma hakkınız olamaz.Bilhassa sendikayım diye bir iddianız varsa, buna hiç hakkınız yoktur.

 

Halbuki, sendikalardan beklenen, en asgariden, rotasyon uygulamasındaki bazı haksız, usulsüz uygulamaları dile getirmek, pürüzlerin çözülmesine katkı sağlamak olmalıdır. Rotasyonu tüm yönleriyle, gözle görülen bir kısım haksızlıkları da görmeyerek toptan sahiplenmek ne kadar akılcıdır? Hiç mi haksızlık yapılmamıştır, hiç mi hata yoktur? Bir sendika yaşanan böylesine haksızlıklara bu derece kayıtsız kalabilir mi?

 

İbret olsun diye söz konusu yazıyı aşağıda yayınlıyor, yazı sahibin de, bu yazıya sahiplenen genel merkezinin de rotasyona tabi tutulan ve tutulacak olan tüm yöneticilerden özür dilemesini istiyoruz. Haksızlığa uğrayan insanlarla dalga geçmek ülkemizde SÖZDE SENDİKACILIK  alanında yaşanan ŞIMARIKLIĞIN geldiği noktayı göstermesi açısından da dikkate değerdir. Gelinen noktada sorumluluğu olanlara duyurulur.

 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ

 

 

Müdürler Rotasyonu Referandumu Ne Kadar Etkiledi? /

     12 Eylül 2010 Referandumu tek parti zihniyetine, oligarşik anlayışa, vesayet sistemine karşı ciddi bir devrim denilebilecek kadar önemliydi. Yıllardır sağcılık diye milleti oyalayanlar ile, solculuk diye milleti oyalayanlar bu defa aynı rolü üstlenmiş, ülke sathına dağılıp, sağcılık ve solculuk oyunundan elde ettikleri saltanatlarının devamı için “hayır” kampanyasına tavizsiz devam ettiler. BDP’nin tehditvari kampanyasını da arkalarına almış olmaları iyiden iyiye “hayır” çıkacağı ümidini alevlendirmişti. Tabiî ki varlık nedenlerini bu üç partiye borçlu olan sözüm ona STK’ların, sendikaların destekleri de işin çerezi olacaktı.

     Bir tarafta ise milletin dertleriyle dertlenen SP ve BBP’nin yiğitçe duruşlarıyla cesaret bulmuş olan Ak Parti’nin “evet” kampanyası. 21 Temmuz 2009 seçim sonuçları baz alındığında "hayır"ın şansı daha fazla gözükmekte idi. “Evet” tarafını yüreklendiren en önemli cesur duruş ülkemizin en büyük memur konfederasyonu olan Memur-Sen’den geliyor. Zira kuruluşundan buyana özgürlüklerden yana tavır koyan, vesayetçi anlayışla mücadele eden, bundan dolayı da ciddi bedeller ödemiş olan, Türkiye’nin en büyük STK’sı  Memur-Sen’den başka tavır da beklenemezdi.

      Referandum öncesine baktığımızda iktidarın kaybetme lüksü olamazdı. Zira kaybedilen sadece Anayasa değişikliği olmayacak, “hayır” cephesinin anti propagandası ile partiye yeni bir kapatma davası açılarak, iktidar değişikliğine gidilip, millet vesayete mahkum edilmeye çalışılacaktı. Mahkum değil, köle edilecekti. Çok ciddi bir riskti bu, iktidar ve millet adına. Bundan dolayı “evet” diyecek bir oy hakikaten çok önemliydi. Kamuoyu araştırmaları ise oranları bir birine yakın gösteriyor, kimileri “evet”in kimileri ise “hayır”ın önde olduğunu iddia ediyorlar idi.

      Böyle bir atmosferde yarış devam ederken, Milli Eğitim Bakanlığı, müdür rotasyonunu yapıp yapmamakta kararsızlık yaşıyor, rotasyona tabi müdürler inanılmaz bir lobi çalışmasıyla rotasyonu yaptırmamak için direniyorlar. Bakanlık, Başbakanlık ve Meclis’te uğranmadık kişi bırakmayarak referandumu işaret ederek adeta aba altından sopa gösteriyorlar. Kısaca  “statüko” direniyor. Bakanlık bürokratlarının da desteği ile rotasyonda geri adım atıldı denilebilecek noktaya geliniyor. Yıllardır krallıklarını devam ettiren müdürler, referandum takvimi ile rotasyonun çakışması nedeniyle yine dokunulmaz olduklarını göstermek istiyorlar.

     Statüko referandum öncesi hayli taraftar bulmuştu. Siyasilerin, milletvekillerinin ve rotasyonu uygulayacak olan il milli  eğitim müdürlerinin tamamının dilinde aynı nakarat; “referandum öncesi böyle bir şeye ne gerek var?” diye başlayıp referandumda ne kadar “evet” oyunun, “hayır” oyuna dönüşeceğinin öngörüsünde bulunuyorlardı. İşte işin püf noktası da burada; rotasyon uygulansa mı “evet” oyları artar, yoksa  uygulanmasa mı?  

      Çok değil, daha on beş yıl öncesinde sınavla okul müdürleri atanmaya başlandı. Başlandı başlanmasına, ancak sınavın objektifliği hep tartışılmasına rağmen, yine de kimin müdür olabileceği bilinir hale geldi. Ondan öncesi tam anlamıyla karanlık. Kimin, ne zaman ve nasıl müdür olduğu dahi bilinmiyordu. İşte o müdürlerin tamamı bugün rotasyona tabiydiler. Yine o dönem ne şekilde idareciliğe başladıkları belli olmayan bir çok kişi bugünün il ve ilçe milli eğitim müdürleri. İyi de olsun, ne var ki bunda? Şuna dikkat çekmek istiyorum; o gün müdürlüğü ikram edenlere, terfi ettirenlere, bugünün  müdürlerinin minnet borcu var. İşte bundan dolayı rotasyonun “hayır” lehine çok şey değiştirmediği gibi, “evet” oylarını artırdığı muhakkak.

      13 Eylül sabahı %58 “evet” sonucunda rotasyona tabi müdürlerin oylarının olup olmadığını Allah bilir. Fakat şunu çok iyi biliyoruz ki; vesayetçiler ve hayırcılar rotasyonu uygulatmamak için oldukça direndiler, onların “evet” deme ihtimalleri olsa idi acaba vesayetçi anlayış uygulatmamak için bu kadar direnir miydi? Tabii ki istisnalar kaideyi bozmaz, kimseyi töhmet altında bırakmıyorum, bir fotoğraf karesini ortaya koymaya çalışıyorum ki, rotasyonun referanduma etkisini ortaya çıkarabilelim. İşte bu fotoğraf karesinden anlaşılan rotasyonun “evet” lehinde bir etkisinin olduğudur.

     Tabii rotasyon uygulandı uygulanmasına ancak, bağımsız Türk mahkemelerinin ne karar vereceği merakla bekleniyor. Rotasyonun uygulanabileceğine hiç mi hiç ihtimal vermeyen statüko, referandum silahını da kullanarak bu işin olamayacağına herkesi inandırmıştı. Ta ki müdürler yeni görev yerlerine başlayana kadar da inanmadılar.

       Rotasyonun Milli Eğitim’de bir devrim olduğunun farkında olmak gerekir. Dokunulmazlara dokunulduğunu gösterme adına önemli, ezenlerin ezilenlere karşı kan kaybı nedeniyle önemli, makamların güç gösteri yeri değil, hizmet yerleri olduğunu göstermesi adına önemli, üstünlüğün makam mevkide olmadığını göstermesi adına önemli, gerçek başarının ortaya çıkması adına önemli. Bütün bunlar önemli olmakla birlikte, daha da önemlisi rotasyon uygulamasının burada kalmaması.