YURT-KUR 1.7 TRİLYONU NE YAPTI?
Basın açıklamamızı video olarak izlemek için TIKLAYINIZ

Biliyorsunuz, Konya İdare Mahkemesi promosyonların çalışanlara dağıtılması doğrultusunda karar vermiş, Bakanlar Kurulu bu konuda yeni bir düzenleme yapmıştır. Türk Eğitim Sen olarak, konuyu yargıya taşıdık. Dava açmamız üzerine Genel Müdürlük yetkilileri, sendika yetkililerimizi davet ederek, açtığımız davayı geri çekmemizi istediler. Elbette, davayı çekmedik, bu paralar çalışanlara dağıtılıncaya  kadar da çekmeyeceğiz.

Bunun üzerine, YURT-KUR Genel Müdürü Hasan ALBAYRAK’ın sendika üyelerimizi istifaya zorlamak için, Genel Müdür Yardımcılarına, Daire Başkanlarına, Şube Müdürlerine, Bölge Müdürlerine talimat verdiği iddiaları sendikamıza ulaşmaktadır. Bu iddialar doğrudur, yanlıştır, ancak yaşanan olaylara baktığımızda bazı üyelerimizin bu günlerde sendikamızdan istifa ettiğini görüyoruz.  Bu istifalar manidardır, çünkü Türk Eğitim Sen onların menfaatine bir tavır ortaya koymuşken, istifalar oluşması, bir takım baskıların varlığının bir göstergesi olarak algılanmaktadır. Böyle bir baskının varlığının ispat etmemiz halinde, sorumlularla ilgili suç duyurularını başlatacağız. TCK MADDE 118 - (1)” Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”. “ demektedir.

 “YURT-KUR’da 1735 üyemiz bulunmaktadır. Türk Eğitim Sen, ülke genelinde olduğu gibi, YURT-KUR’da da yetkili sendikadır, Türkiyenin en büyük memur sendikasıdır. YURT-KUR Genel Müdürü Hasan ALBAYRAK şunu iyi bilmelidir;”1735 üyenin tamamı da istifa etse, promosyonlar konusunda açtığımız davayı geri çekmeyeceğiz.

YURT-KUR’un bütün yöneticilerinin sendikamıza karşı ortaya koyduğu tavrı yakından takip ediyoruz. Hukuk içerisinde kalmak şartıyla, bu yöneticileri asla unutmayacağız. Herkes bir gün hata yapabilir, ama onların, hata yapmamalarını diliyorum. Bu sebeple YURT-KUR yöneticilerine Şeyh Edebali’nin şu meşhur sözünü hatırlatmak istiyorum;” Ey oğul! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

25 Aralık 2005 tarihinde bir bankayla, çalışanlara ödenen maaş karşılığı  sözleşme imzalandığı, 1 Milyon 700 Bin YTL paranın banka tarafından taahhüt edildiği söylenmektedir. Şimdi, Hasan ALBAYRAK’a soruyoruz;

1-25 Aralık 2005 tarihinden bu yana, bankanın söz verdiği 1 milyon 700 bin YTL vadeli hesaba yatırıldı mı?

2-Bu para vadeli mevduat hesabına yatırıldı ise tahakkuk eden faiz miktarı ne kadar dır?

3-1 milyon 700 bin YTL vadeli hesaba yatırılmadı ise, aradan geçen sürede tahakkuk edebilecek yaklaşık  400 bin YTL faiz  zararı ne olacaktır. Bu durum, çalışanların ve kurumun menfaatine zarar vermek değilmidir? Varsa, bu zararı Hasan ALBAYRAK karşılayabilecek midir?

4- Banka sözleşmesini kurumunuzda yetkili sendika olan Türk Eğitim Sen’den bir temsilci alarak mı imzaladınız, banka ile imzaladığınız sözleşme metnini ve  taahhütnameyi, şeffaflık ilkesi gereği,  kamuoyuna açıklamayı düşünüyor musunuz?

5-Gücünüzü, Türk Eğitim Sen üyelerini sendikadan istifa ettirerek gösterdiğiniz doğru mu dur? 
                                                                                                                                                                          
Türk Eğitim Sen olarak, bu tespitleri yapacağız, kurum ve çalışanlar zarara uğratılmışsa ve üyelerimize bir baskı söz konusu ise, sorumlular hakkında her türlü yasal işlemin yapılmasını sağlayacağız.