SİCİL AFFINI ÇIKARTMAYAN HÜKÜMETİ, MEMUR AFFEDECEK Mİ?
Sayın AKP li millet vekilleri ve bilgi sahibi memur arkadaşlar;

AK PARTİ TBMM GRUP BAŞKANLIĞI TBMM HAFTALIK GÜNDEMİ 22. DÖNEM 4. YASAMA YILI
14.03.2006 – 16.03.2006 tarihleri arasında TBMM HAFTALIK GÜNDEMİ mi belli olmuştur. Ancak “MEMUR DİSİPLİN AFFI” bu haftada gündemde yok.

PEKİ BU, VERİLEN SÖZÜN TUTULMAMASI SURETİYLE İNSANLARI ALDATMAK, MAĞDUR MEMURLARLA DALGA GEÇMEK DEĞİLMİDİR?

Bir gün değil, bir hafta değil, bir ay değil, bir yıl değil, 01.10.2004 tarihinden itibaren yüzbinlerce memurun onuru gururu idealleri ve en kötüsü umutlarıyla oynadınız en ufak haberde sevindirdiniz çok geçmeden umutlarını kırdınız Siyasi arenada oyuncak haline getirdiniz. İlla bu kanunun çıkması için birilerinin Başbakanı, bakanları protesto etmesi mi lazım? Ya da kredi kartı mağdurlarında olduğu gibi intiharları mı bekliyorsunuz? Bunların olmamasının tek nedeni adı üstünde Devlet memuru olmalarından dolayı belli bir devlet terbiyesi almış olmalarındandır. Ancak bıçak kemiğe dayandı hiçbir mazeret kalmadı. Hükümet ister Başbakan, ister ilgili bakan, isterse de bir sözcü aracılığıyla çıkıp biz aşağıdaki tarihlerde söz verdik ancak anladık ki “kazın ayağı öyle değil” biz bu kanunu çıkarmıyoruz ya da şu şu nedenlerle şu tarihte çıkaracağız deyip Devlet memurlarıyla dalga geçmeyi bırakmalıdır.

Yüzbinlerce memur bu açık ve net cevabı bekliyor..!
BU GÜNE KADAR AF KONUSUNDA AŞAĞIDA YER ALAN GELİŞMELER OLMUŞ VE HALA NE ZAMAN ÇIKACAĞI BELLİ OLMAMIŞ SÜRÜNCEMEDE BIRAKILMIŞTIR.

HAL BU Kİ 1982 Anayasası’nın kabulünden, günümüze kadar geçen süre içersinde memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affına ilişkin üç kanun çıkarılmıştır.(1985 tarihli, 3249 sayılı kanun; 1992 tarihli, 3817 sayılı kanun; 1999 tarihli 4455 sayılı kanun) ve bu kanunlardan hiç birisi bu kadar istismar edilmemiştir.

KANUNU ÇIKARILMASI ÇALIŞMALARINA;

1- Memur sendikaları ve  Hükümetle İmzalanan 2004 VE 2005 Mutabakat Metnin de YER ALARAK BAŞLANMIŞTIR

a) 01.10.2004 tarihinde Madde  3- Yüz kızartıcı suçlar nedeniyle verilen disiplin cezaları hariç kamu görevlilerinin disiplin cezalarının affı konusunda Hükümetçe yasal düzenleme yapılmasının sağlanması,

b) 30.08.2005  tarihinde Madde  5- Sicil affı ve sendikal mücadeleden ötürü sürgün edilen personelin isteği halinde nakillerinin yapılması

Hükümet tarafından söz verildiği halde;

Kanun tasarısını
ilk olarak 15/10/2004 tarihinde Sayın Ümet Kandoğan ve Sayın Dursun Akdemir  verdi  hatta Sayın Ümmet Kandoğan iç tüzüğün 37 maddesine göre doğrudan gündeme alınmasını için 10 Mayıs 2005 tarihinde önerge verdi ancak, Tasarı daha genişletilmiş olarak ele alınacağı gerekçesiyle AKP oylarıyla reddedildi .

Kemalettin Göktaş ve 12 milletvekili aynı tasarıyı yeni bir önerge imiş gibi 09/05/2005 tarihinde verdi.

Memura disiplin affı 21.06.2005 tarihinde adalet komisyonunda görüşüldü ve Meclise sevk edildi.

Birincisi Meclisin yaz tatiline saatler kala 03.07.2005 tarihinde ve af kapsamında bulunduğundan 330 milletvekili bulunamayacağı düşünülerek  tasarının görüşmeleri ertelendi.

İkincisi 01 Mart 2006 da gündeme alındı ve yine 330 milletvekili bulunamayacağı düşünülerek rafa kaldırıldı.

ŞU ANDA TBMM SIRASINDA 3. DEFA GÜNDEME ALINMAYI BEKLİYOR

-Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Tasarısı ve Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir ile Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan ve Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ile 12 Milletvekilinin, Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Teklifleri ve Adalet Komisyonu Raporu (1/994, 2/321, 2/474) (S. Sayısı: 952) (Dağıtma tarihi: 22.6.2005)
 
Yukarıda geçmişi açıklanan bu kanun tasarısının bir benzeri daha var mı dır?    

1-      Bundan önce çıkarılan “memur disiplin affı” yasa tasarıları koalisyon hükümetleri zamanında bile 1-2 ayda çıkarıldı.
2-      Sendikalarla yapılan mutabakat metni Sayın Bakan M. Ali Şahin’e zorla mı imzalatıldı? YOKSA Sayın Bakan tarafından nasıl olsa oyalarım yazılsa da olur diyerek mi imzaladı?
3-      Kimse AKP milletvekillerine baskı yapıp ta böyle bir yasa hazırlayın demedi. DYP milletvekillerinin verdiği tasarıyı da gündeme alıp reddetselerdi ve yeni kanun tasarısını da hazırlamasalardı?
4-      Af kapsamı 23 Nisan 1999 ila 14 Şubat 2005 tarihleri arasında verilen disiplin cezaları için geçerli olacak. 23 Nisan 2004 den itibaren bir çoğu zaten 5 yıllık süreyi doldurduğundan (uyarma ve kınama) af kapsamına girdi ve girmeye devam ediyor.  20.543 memur yararlanacak hesabı da, yararlanacak emniyet personeli dahil edilmediğinden çok az tutuldu. Oysa ki bu tasarının kapsama alanı kanunun yürürlük tarihi olarak değiştirilirse, Emniyet memurlarının (İşten atılanlar hariç) dahil edildiğinde çok daha fazla memuru kapsamaktadır.
5-      4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu'nun 34. maddesine göre, mutabakat metnindeki düzenlemelerin 3 ay içinde yapılması gerekirken Bu kanuna hükümet uymazsa bir şey yok ama bir memur Amiri ile iyi geçinmezse, onun dümenine uymazsa yoruma açık her türlü ceza verilebilir bu hakkaniyete, hukuka. etik kurallara uygun mu?
6-      Memur sendikaları  yeterince baskı unsuru oluşturamıyorlar, çünkü bazı sendikalar AKP hükümeti mensubu bazı efendilerinden aldıkları emirle seslerini kesmişlerdir, bazılarıda memura ef yerine APO ya af konusuyla meşguldürler. 
7-      Muhalefetin ise sayısal yeterliliği yok gündemi iktidar belirliyor. Söyledikleri; biz gündeme alınması için her hafta söylüyoruz demekten ileri gitmedi. Sadece Erbakan affı yasa tasarısı sırasında Sayın Feridun AYVAZOĞLU ve Kemal KILIÇTAROĞLU “Yüzbinlerce memur, sicil affını beklemektedir. Bu memurların suçu, şu anda görüşmüş olduğumuz ve özel olarak getirilen bu madde hükmünü taşıyan kanundan çok mu daha önemsiz değerli arkadaşlarım?!  yüzbinlerce memurun sicil affı var; biz, sicil affını görüşmüyoruz, yüzbinleri görüşmüyoruz bakın. Onlara öncelik vermiyoruz,” dedi.
8-      DYP den Sayın Ümmet Kandoğan’dan da önerisine sahip çıkmasını hiç olmazsa gündemdışı söz alarak bu konuyu bir kez daha gündeme getirmesini dilerdik, o da olmadı.  40+40 yasa tasarısı görüşmeleri sırasında “Ancak yine de “Değerli milletvekilleri, bugün ve bu haftaki görüşeceğimiz kanun tasarı ve teklifleri içerisinde, uzun zamandan beri merakla beklenen, özellikle bazı kamu görevlilerinin maddî bakımdan durumlarının iyileştirilmesiyle ilgili kanun tasarısı da gündemimizde. İnşallah, hep beraber, bu kanun tasarısını, buradan, biraz daha kamu görevlilerimizin lehine olacak şekilde burada kanunlaştırırız.

Yalnız,” iki hafta önceki Meclis gündeminde yer alan ve yine, 20 000'in üzerindeki kamu görevlilerimizi yakından ilgilendiren disiplin affıyla ilgili kanun tasarı ve tekliflerinin, maalesef, bu haftaki Meclis gündeminde olmadığını üzülerek görüyorum. İki hafta önce aldığımız, Meclis gündemine aldığımız bir konunun, aradan iki hafta geçtikten sonra Meclis çalışma gündeminin içerisinde yer almamasının haklı ve mantıklı bir izahı var mı, yok mu, onu da merak ediyorum; çünkü, bu konuyla ilgili ilk kanun teklifini veren milletvekili benim ve uzun zamandan beri de bunun Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesini dört gözle bekliyordum. Ancak, bu haftaki Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bu kanun tasarısı ve teklifinin yer almaması karşısındaki üzüntülerimi de ifade etmek istiyorum.” Dedi
9-      Toplum vicdanını rahatsız eden suçlardan mahkum olanların affedilmesi karşısında, daha hafif olarak nitelenen disiplin cezalarının affedilmemesi adalete aykırıdır. Hem de anayasaya aykırıdır Hem memura verilen ücretin az olduğunu meclisten koro halde haykıracaksınız, hem de ek iş yapanı kanuna aykırı davranıyor diye disiplin kuruluna vererek memuriyetten atacaksın bu hangi vicdana sığar?
10-   Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak (657)bir ceza ile hükümlü olanlar ya da  cezası ertelenenler; de bu kapsama girmeliler. Kanun önünde memuriyete girmeye engel bir cezası olmayan, ancak göreve dönmede idare yetkisine bırakıldığından idarenin kişisel siyasi görüşüne göre ya da torpiline göre “idarenin menfaati” düşünülerek aynı şartları taşıyan bir memur göreve başlatırken bir diğerini göreve başlatmamaktadır.
11-   Anayasa’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesinin konuyla ilgili fıkrası “Kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş cezadan daha ağır ceza verilemez.” hükmünü taşımaktadır. Ancak disiplin cezalarında “ Hizmet içi eğitim programına uymamak” gibi içeriği belirsiz bir eyleme yaptırım getirerek Anayasa’nın 38.maddesinin birinci fıkrasına aykırılık yaratmakla kalmamış, cezalardan hangisinin hangi durumlarda verileceğini belirtmeyip yönetime çok geniş takdir yetkisi vererek “ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” diyen Anayasa’nın 38.maddesinin üçüncü fıkrasına da aykırı düşmüştür. siyasal iktidarların disiplin işlemlerini memurlar üzerinde baskı aracı olarak kullanmaları; memurların hukuka aykırı, keyfi disiplin cezalarıyla mağdur edilmeleri hangi hukuk devletin görülmüştür?
12-   Af söylentisi bile bir çok insanı kendine göre beklenti içerisine sokmuştur ve her gündeme geldiğinde yararlanacak olanlar sevince boğulmuş en ufak olumsuz söylentide bile yıkılmışlardır İnsanların onuru ve geleceği ile oynamak bu kadar ucuz olmamalı ya söz verilip tutulmalı ya da biz bu işi yapamayacağız deyip toptan umudu bir kere de olsa söndürmek erdemli siyaset adamlarının yapacağı bir iş değimlidir?
13-   Tüm Devlet memurları aslında ne affı ne de buna benzer kanunların çıkarılmasına karşı, ancak her siyasi parti kanunda bulunan boşluklardan ve özellikle de disiplin hukuku açısından idareye verilen geniş yetkiden yararlanarak verilen hukuksuz cezaların bir defa daha affını istemekte bu hukuksuz işlerin de her siyasi parti zamanında kendi ideolojilerine göre yaptığını bildiğinden Disiplin affını gündeme almaktadırlar BUNUN DA ÇÖZÜM OLMADIĞINI HERKES TARAFINDAN BİLİNMEKTEDİR.

ANCAK, Şu anda son bir kez HÜKÜMET “disiplin affı kanununu” çıkarması tekrar af kanununa yol açmaması açısından  “Memurların çalışma koşullarını düzeltici önlemler, disiplin işlemlerinin etkin idari denetimi, cezaların sicilden silinme süresinin kısaltılarak, idarenin takdir yetkisinin daraltılması, kamu görevinden uzaklaştırma cezalarının daha sıkı kayıtlara bağlanması gibi düzenlemeler,” af yasalarından çok daha yararlı olacaktır.