ATAMIZI ÖLÜMÜNÜN 71’İNCİ YILINDA SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK’un, 10 Kasım dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.

 

ATAMIZI ÖLÜMÜNÜN 71’İNCİ YILINDA SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ

Ulu Önder Atatürk, tam 71 yıl önce bugün ardında koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti bırakarak ebediyete intikal etti. İşgal kazanına kurtuluş darbesi vuran, bu vatan topraklarını yeniden dirilten, Türk Milleti'ne bağımsızlığını geri veren, Cumhuriyeti ilan eden Atamız, büyük bir devlet kurarak bizlere en büyük mirası bıraktı.

 

Atamızı, ölümünün 71’inci yılında daha büyük bir özlemle anıyoruz. Bilinmelidir ki; biz eğitimciler Ulu Önder’in, Başöğretmen'in mirasına dün ve bugün olduğu gibi yarın da sahip çıkacağız. Ancak, bu mirasa yönelik tehditler her geçen gün artmaktadır. Bölücülüğün pirim yaptığı, teröristlerin el üstünde tutulduğu; öte yandan vatanını, ülkesini ve bayrağını sevenlerin dışlandığı bir dönemden geçiyoruz.

 

Siyasi erkin açılım diyerek, adeta insanları ayrıştırdığı, tek vatan, tek millet, tek bayrak ilkelerinin çiğnenmeye çabalandığı; bu vatanı böldürmemek için mücadele eden şehitlerimizin kemiklerinin, gazilerimizin yüreklerinin sızlatıldığı günlere tanık oluyoruz. Bu süreçte hükümetin, demokratik açılımı tam da Atamızın ölüm yıldönümünde TBMM’ye getirecek olmasını manidar buluyoruz. Sanki başka gün kalmamış gibi, Atamızın ölüm yıldönümünde, böylesi bir oturumun yapılacak olması her şeyden önce Ulu Önder Atatürk’e saygısızlıktır.

 

Bölücülerle kol kola girenlerin nasıl bir ihanet içinde oldukları görülmelidir. Teröristleri ve teröristlerin destekçilerinin birlik ve bütünlüğümüze karşı yaptığı faaliyetlerin ülkeyi yönetenler tarafından görmezden gelinmesi, buna karşı adeta bir ödül gibi teröristlerin ülkemizde serbestçe dolaşmasına imkân tanınması ihanet değilse nedir?

Öte yandan, Atamıza dilediği gibi hakaret edip, ilke ve inkılâplarını küçümseyip, farklı bir düzen yaratma hevesi içinde olanlar da faaliyetlerini bu süreçte hızlandırmıştır.

 

İhanet şebekelerinin önceden planlayıp, sahneye koyduğu bu oyuna derhal son verilmeli ve Türk Milleti'nin birliği ve dirliğine yönelik yapılan girişimlere seyirci kalınmamalıdır.

 

Herşeye rağmen, Atatürk’ün ölümünün 71’inci yılında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temellerinden sarsmak, insanlar arasında ayrılık tohumları ekmek, Türk Milleti'ni bölüp, parçalamak isteyenler amaçlarına ulaşamayacaklardır. Türkiye, bölücü faaliyetlerin yanı sıra başka sorunlarla da karşı karşıyadır. Türk ekonomisi hala İMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlara bağımlıdır. Ekonomik kriz, işsizlik büyük bir sorun olarak durmaktadır. Zam sağanağı bitmek bilmezken, yokluk, yoksulluk giderek artmakta, insanlar eve ekmek götürmek için büyük bir savaş vermektedir.

 

Türkiye dış politikada bağımsız hareket edememektedir. Siyasi erk, ABD ve AB güdümlü politikalarla bağımsız kararlar alamamaktadır. Türk Milleti'nin kaderini dış güçlerin elinde kukla haline gelen siyasiler tayin etmektedir. Atatürk emperyalistlere karşı ciddi bir mücadele sergilerken; hür, ayakları üzerinde tek başına duran bir devlet oluştururken, bugünkü yöneticiler, icraatlarını dışarıdan aldıkları direktifler doğrultusunda yapmaktadır.

 

Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Türk siyasetinde her ne kadar dalgalanmalar yaşansa da milletimiz bu zor günleri birlik ve beraberlik içinde aşacaktır. Türkiye ne bölücülüğe pirim verecek, ne de bağımsızlığına darbe vurulmasına müsaade edecektir. Ayrıca Atatürk’ü unutmaya, unutturmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu vesileyle Atamızı ölümünün 71’inci yılında saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.