MEB SBS KONUSUNDA ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ MODELİNİ YENİDEN ELE ALMALIDIR
MEB SBS EKSENLİ BİR ŞURA YAPARAK, SBS KONUSUNDA ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ MODELİNİ YENİDEN ELE ALMALIDIR

Seviye Belirleme Sınavı sonuçları açıklandı. Ancak bu yıl gerçekleştirilen sınav sonuçlarının ne eğitimcileri, ne öğrencileri ne de velileri tatmin ettiğini söylemek mümkün değildir. Çünkü Ortaöğretim Yerleştirme Puanı sonuçlarına göre, 33 bin 150 aday 196 puan barajını aşamamıştır.

SBS, öğrencilerin okula olan ilgisinin artırılması, sınav kaygısının azaltılarak, öğrencilerin rahatlatılması ve dershaneye bağımlılığın düşürülmesi hedeflenerek uygulamaya konulmuştu. Bugün geldiğimiz noktada ise SBS’nin amaca hizmet ettiğini söylemek pek mümkün görünmemektedir.

Öncelikle SBS dolayısıyla dershanelere bağımlılık büyük oranda artış göstermiştir. Daha önceleri genellikle ilköğretim son sınıfta dershaneye giden öğrenciler, SBS ile birlikte üç yıl boyunca dershaneye gitmek zorunda kalmaktadır. Çünkü aileler, çocuğunun iyi bir lisede eğitim-öğretim görmesi için adeta birbiriyle yarışmaktadır. Ayrıca SBS nedeniyle öğrenci üç yıl boyunca sınav kaygısı yaşamakta, bu da öğrencinin psikolojini olumsuz etkilemektedir.


DEVLET OKULLARININ BAŞARISIZLIĞININ NEDENLERİ ARAŞTIRILMALIDIR

Bu yılki OYP sonuçlarının bir özelliği de, birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilerin özel okullarda okumasıdır.  Sadece özel okullarda okuyan öğrencilerin başarıyı paylaşması oldukça manidardır. Böyle bir tablo karşısında akıllara “devlet okulları nerede?” sorusu takılmaktadır. Kendi yağıyla kavrulan, çoğu zaman boya-badana parasını, karne parasını bile veliden temin eden, öğretmenlerinin kalabalık sınıflara ders anlatmak zorunda kaldığı devlet okullarının yığınla sorunu varken, başarı sağlayamaması şaşırtıcı değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı SBS’de ortaya çıkan bu sonucu iyi değerlendirmeli ve gerekli tedbirleri bir an önce almalıdır. Özel okullara teşvik getirmeyi planlayan Bakanlık, biraz da kendi okullarının başarısızlığının nedenlerini masaya yatırmalıdır. Aksi takdirde parası olan ailelerin çocuklarıyla, parası olmayan ailelerin çocukları arasında başarı noktasında zaten var olan uçurum daha da derinleşecektir.

SBS ile ilgili yaşanan tüm bu olumsuzlukların üzerine barajı geçemeyen öğrencilerin sayısının fazlalığı da eklenince, eğitim sisteminin ne denli eksikliklerle dolu ve yetersiz olduğu da görülecektir.

SBS’de yaşanan başarısızlığın sorumluluğunu öğrencilerin sırtına yüklemek çok yanlış olacaktır. İmkânı olan öğrencinin dershaneye gittiği, özel ders aldığı, özel okullarda okuduğu, imkânı olmayan öğrencinin ise sadece okuldan aldığı eğitimle yetindiği ve bu nedenle fırsat eşitsizliğinin yaratıldığı bu sistemde öğrenci, başarısızlığın belki de son nedenidir.

Bu noktada sorumluluk eğitim sisteminin kendisidir. Öğrencilerin kaliteli, verimli eğitim alamaması, sınavda sorulan soruların müfredat programlarıyla uyumlu olmaması, eğitim sisteminin sık sık değişmesi, öğretmenin öğrenciyi okula bağlayamaması, bölgeler, hatta aynı şehrin mahalleleri arasındaki eşitsizlik yaşanan başarısızlığın temel nedenledir.


Bu noktada yapılması gerekenler şunlar olmalıdır:

* Eğitimde başarının yakalanabilmesi için müfredat programlarında köklü değişikliklere ihtiyaç vardır. İlköğretim ve ortaöğretim programları yeniden ele alınmalı, çağdaş, bilimsel, ezbercilikten uzak bir sistem ihdas edilmelidir.

*Okullarda derslik, öğretmen açığı hala sürmektedir. Üstelik fiziki mekânlar da yetersizdir. Laboratuarı, bilgisayar odası, hatta kütüphanesi bulunmayan okullar vardır. Bu nedenle okullardaki derslik, öğretmen açığı hızla giderilmeli, okulların fiziki mekânları çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek duruma getirilmelidir.

*Öğrencilerin dershanelere bağımlılığın azaltılması, öğrencinin okul derslerine yönelik ilgisinin artırılması için okul ve öğretmen etkisinin artırılması gerekmektedir. Bunun için derslik başına düşen öğrenci sayısı azaltılmalı, öğretmenin bir öğrenciye ayırabileceği süre artırılmalıdır.

*Okul-aile dayanışması sağlanmalıdır. Aile çocuğuyla yakından ilgilenmeli, okulda yapılanları desteklemeli, okul ile işbirliği yapmalıdır.

*Eğitim fakültelerinde öğretmenlik mesleğine yönelik ciddi bir eğitim alınmaktadır. Ancak bu eğitim, kimi zaman ihtiyacı karşılamamakta ve yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle öğretmen yetiştirme sistemi sorgulanmalıdır. Öğretmenler hizmet içi eğitimlerle sık sık takviye edilmelidir.

*Öğrenci eleme sistemi doğru, amacına uygun bir hale getirilmelidir. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı sadece SBS eksenli bir şura yapmalı ve konuyla ilgili tüm tarafların görüş ve önerileri tartışılmalıdır. SBS konusunda ortaöğretime geçiş modeli yeniden ele alınmalı, gerekirse ortaöğretime yeniden şekil verilmelidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.