TÜRK EĞİTİM-SEN USULSÜZ ATAMALARA DAVA AÇIYOR
Aylardır Milli Eğitim Bakanlığı ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in bizzat gerçekleştirdiği usulsüz atamaların iptal edilmesi ve bu usulsüz atamalar nedeniyle mağdur edilen eğitim çalışanlarının haklarını alabilmeleri adına elimizden gelen bütün gayreti gösteriyor ve sesimizi yükselterek herkesin yaşanan haksızlıkları görmesi için gayret ortaya koyuyoruz.

Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı'nda, Cumhuriyet tarihimizin en kötü yönetim örneklerinden birini göstererek maalesef tarihe geçmiştir. Onlarca insan, gerek okul-kurum müdürü, müdür yardımcısı, şube müdürü atamalarında duyuru yapılmasını; yargıdan dönmeyecek yönetmelik haz<ırlanmasını ve mevcut yönetmelik doğrultusunda atama yapılmasını beklerken, Bakanlık ve bizzat eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK istediği kişiyi istediği yere atamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı; Okul-Kurum Müdürü, Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü atamaları, açıktan ve kurumlararası atamalarda onlarca kişiyi dilediği şekilde yerleştirmiş ve hiçbir surette kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmemiştir. 657 sayılı yasanın 76. maddesinin arkasına sığınarak ve bu maddeyi dilediği gibi yorumlayarak, hukuk devleti olma gereklerini hiçe saymıştır. Gerçekleştirilen atamalar hukuk dışıdır ve eğitim çalışanlarının tamamına, eğitime saygısızlıktır. Anayasa, yasalar yok sayılmıştır. Resmen hukuk çiğnenmiştir.

Usulsüz atamalarda dikkat çeken bazı isimlerde bulunmaktadır. Bolu Valisi Halil İbrahim AKPINAR’ın kardeşi Sadık AKPINAR, Kahramanmaraş 23 Nisan İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı iken, Eğitim Uygulama Okulu'na müdür olmuştur. Ayrıca 76. maddeye göre yapılan atamalarda, hükümete yakınlığıyla bilinen bir sendikaya mensup şube başkanlarının ve üyelerinin yoğunlukla atandığı görülmektedir.

Sendikamızın tespitlerine göre sadece okul-kurum müdürü ve müdür yardımcısı atamalarında 76. maddeye göre ataması usulsüz yapılan şu ana kadar 474 kişi bulunmaktadır. Bu kişilerin büyük çoğunluğu son birkaç ayda atanmıştır. Üstelik yeni kabinenin açıklanmasının ardından Hüseyin ÇELİK, yönetici kararnamelerine daha da hız vermiştir. 76. maddeye göre atananların sayısının çok daha fazla olacağını tahmin ediyoruz. 76. maddeye göre atananlar dışında İlk atamalarda 1, kurumlararası atamalar ve açıktan atamada 17, il/ilçe şube müdürü/ müdür yardımcısı ve ilçe milli eğitim müdürü atamalarında da 58 kişinin usulsüz atandığı tespit edilmiştir. Böylece sendikamızın tespitlerine göre usulsüz ataması yapılanların sayısı toplam 550 kişiyi bulmuştur.

Türk Eğitim-Sen, konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'na yazı yazarak, tüm atamaların iptal edilerek, atamaların mevcut mevzuat düzenlemelerine göre gerçekleştirilmesini istedi. İsmail KONCUK imzasıyla yazılan yazıda şöyle denildi:  

“Ülke genelinde eğitim sistemi içinde okul ve kurumlarda müdür, müdür yardımcılığı ve şube müdürlüklerine ilişkin pek çok atama hukuk kuralları çiğnenerek yapılmıştır. Milli Eğitim eski Bakanı Sayın Hüseyin Çelik imzası ile gerçekleştirilen ve atama sebebi ”makam oluru” olan atmaların hukuki hiçbir açıklaması bulunmamaktadır. 657 sayılı yasanın 76. maddesi memurların atanmaları konusunda istisnai bir düzenleme ihtiva etmektedir. Ancak bahsi geçen atamalarda görüleceği üzere içinde bulunduğumuz durum istisnai bir durum olmaktan çıkmış, yönetici atamaları kaosunu beraberinde getirmiş ve memurun idareye karşı güvenini tamamen yitirmesine sebebiyet vermiştir.  Mevzu bahis 76. madde “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” demektedir. Bu madde; kariyer ve liyakat ilkelerini görmezden gelerek istediğin kişiyi, istediğin yere nakledebilirsin anlamına gelmemektedir. Anılan maddeyle idarelere kamu görevlilerinin naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Madde metnini suiistimal etmek suretiyle yapılan usulsüz atamaları hukuk korumamaktadır ve hiçbir surette de korumayacaktır. Bakanlığın, 76. maddeyi yorumlarken ve uygularken göz ardı ettiği Danıştay içtihatlarında yerleşmiş kriterleri unutmaması gerekmektedir. Bu yerleşik içtihatlar bağlamında atamalar gerçekleştirilirken kariyer ve liyakat ilkelerinin uygulanması, kamu hizmetleri görevlerine girmede bütün kamu görevlilerine eşit imkânların verilmesi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkeleri gözetilmelidir.  Bu ilkeler gözetilmeden yapılan atamalar elbette yargı denetimine tabi tutulacak ve son beş yılda pek çok defa olduğu üzere yine yargı organlarınca iptal edilecektir. Bu yazı ile iptal edilmesini talep ettiğimiz bütün atama kararnamelerinde yetki konusunda usulsüzlükler de mevcut bulunmaktadır. Atama sebebi “makam onayı” olarak yazan kararnamelerin imza yetkisi bulunmayanlar tarafından imzalandığı görülmektedir. Bakanlığınızın da bizimle aynı hassasiyeti gözeterek ekte sunacağımız listede yer alan ve henüz haberimiz olmadığı için listemizde yer almayan 657 sayılı yasanın 76. maddesine göre yapılan BÜTÜN ATAMALARIN İPTALİ ve sonucundan sendikamızın bilgilendirilmesi hususunda Gereğini arz ederiz.”

BAKANLIK, 76. MADDENİN HANGİ YÖNÜYLE KENDİLERİNE ATAMA YETKİSİNİ VERDİĞİNİ KAMUOYUNA AÇIKLAMALIDIR.

Bu noktada Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU’ya büyük görev düşmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak haktan, hukuktan, liyakatten yoksun olan bu atamaların bir an önce iptal edilmesini talep ediyoruz. Hangi sendikaya üye olursa olsun bu atamaların hepsi gayri ahlakidir ve hukuksuzdur. Ancak görünen o ki, Milli Eğitim Bakanı ÇUBUKÇU, bu atamaları iptal etmeye niyetli görünmemektedir. Zira Bakanlık,  “Millî Eğitim Bakanlığı bütün yönetici atamalarını mevcut yasa ve yönetmelikler çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Haberlerde geçen atamalar da 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. Maddesine dayalı olarak yapılmıştır. Dolayısıyla atamalarda hukuka aykırı bir durum yoktur” şeklinde açıklama yapmıştır. Oysa Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun eğitim çalışanlarının güvenini kazanmak için icraatlarına bu atamaların iptal edileceğini açıklayarak başlaması gerekirdi. Eğitim çalışanları, ancak bu şekilde ÇUBUKÇU’nun samimi olduğuna inanabilirlerdi. Anlaşılan o ki, eğitim camiasında kadrolaşma konusunda herhangi bir değişiklik olmayacak ve eğitim camiası yandaş kayırmacılığının adresi olmaya devam edecektir. Böyle bir yaklaşımın kabul edilmesi söz konusu bile olamaz. 76. maddeye göre yapılan atamaların hukuka uygunluğunu iddia eden Milli Eğitim Bakanlığı, 76. maddenin hangi yönüyle kendilerine bu atama yetkisini verdiğini kamuoyuna açıklamalıdır. Bizler, Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun, 76. maddeye göre yapılan tüm atamaları bir an önce iptal etmesini, ardından da asalaten yönetici atamalarının başlaması için talimat vermesini istiyoruz. Bu nedenle Sayın Bakan’ın açıklamasını bir kez daha gözen geçireceğini umuyoruz. Zira Bakan ÇUBUKÇU’nun bu konuya yaklaşımı, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmede ne denli samimi olduğunu da ortaya koyacaktır.

Eğitim yöneticiliğinde kayırmacılığa karşı olan Türk Eğitim-Sen, öğretmenlere de çağrıda bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Bakan Onaylı” 76.  Maddeye dayandırarak yaptığı atamalara herkes karşı çıkmalıdır. Bu noktada 76. Madde denilerek bakan oluruyla nereye atama yapılıyorsa bu yerlere dilekçe ile başvuruda bulunulmalıdır. Şayet dilekçe idare tarafından kabul görmediğinde hak arama yargıda sürdürülmelidir.

Bu noktada sendikamız, 76. maddeye dayandırılarak yapılan atamalara dava açacaktır. Dava açmak isteyen öğretmenlere de sendikamız avukatlık hizmetinde bulunacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.