KONYA'DA NELER OLUYOR?
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği, 24 Nisan 2008 tarih ve 26856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yönetmeliğin Ek-2 Değerlendirme Formu ile ilgili son değişiklik de 15 Ekim 2008 tarih ve 27025 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı.
Yönetmeliğin arkasından da, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 31 Ekim 2008 tarih ve 2008/74 sayılı Genelgesi ile yönetici atamalarının bir an önce yapılması talimatı verildi.
Danıştay Onikinci Dairesinin Esas No: 2006/3322, Karar No: 2007/4873 ile Yönetici Atamalarını ve Duyurularını çok yakından ilgilendiren kararında; “Bu itibarla, vekaleten veya benzer şekillerde görevlendirilmiş yöneticisi bulunan eğitim kurumu yöneticiliklerinin tamamının, asaleten atama yapılabilmesi için boş ilân edilmesi zorunlu olup, bu konuda valiliklere değerlendirme yetkisi tanınmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” denildiği halde, Konya Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü yine hukuk tanımaz tavırlarına devam etmektedir.
Şöyle ki; Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25-02-2009 tarih ve 8969 sayılı yazısı ile Konya ilindeki münhal bulunan Müdür Yardımcılığı kadrolarına atama yapılması ile ilgili duyuru yapılmıştır. Bu duyuru ekinde de münhal bulunan kadrolar ilân edilmiştir. İşte asıl sıkıntı buradadır. Yukarıda da bahsedildiği gibi, Danıştayın açık kararına rağmen bazı okullar ilân edilmemiştir. Bu okulların özel şahıslar tarafından yaptırılan okullar olması da ilgi çekicidir. Örneğin; Meram ilçesinde bulunan Niyaz Usta İÖO, Özcan-Saliha Çalıkuşu İÖO, Turan Bilge İÖO gibi okulların da bulunduğu çok sayıda okulun Müdür Yardımcılığı kadrosu boş olduğu halde ilân edilmemiştir. Bu uygulamanın akılla, mantıkla, hukukla izahı mümkün değildir. Böyle bir uygulama, Milli Eğitim Müdürünün ve Valinin işine birilerinin müdahale ettiği çağrışımını akla getirmektedir. Yoksa, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü, Konya Valisi ve İl Milli Eğitim Müdürü değil de başkaları mı yönetiyor ve bizim bundan haberimiz yok?
Burada açık ve kesin olan şudur: Konya Valisi ve İl Milli Eğitim Müdürü Konya Milli Eğitimini kendilerinin idare ettiğinin farkına varacaklar, kim ne derse desin hukuka, adalete uygun olarak kadroları boş olan bütün yöneticilikleri (Müdür, Müdür Başyardımcılığı ve Müdür Yardımcılığı kadrolarını) ilân edeceklerdir. İlân edilmeyen her okul, bir yönetici adayını mağdur edecek, idari ve siyasi baskıları beraberinde getirecektir. “Dicle kenarında bir kuzuyu, bir kurt kapsa, sorumlusu Ömer’dir.” anlayışının hakim olduğu dinimizin idarecilik anlayışını benimsediğini, hakka, adalete uygun hareket ettiğini iddia edenler bunu ispatlamalıdır. Kimseye ayrıcalık, iltimas yapılmamalıdır.
Yine Konya’da yönetici atamayla ilgili yaşanan sıkıntılardan birisi de Müdür Başyardımcılığı atamalarında yaşanmıştır, yaşanmaya da devam etmektedir.
Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 25-12-2008 tarih ve 66167 sayılı yazısı ile münhal bulunan 56 adet Müdür Başyardımcılığı kadroları ilân edilmiştir. Ardından da    13-02-2009 tarihli inha ile 56 adet Müdür Başyardımcılığı kadrolarına atamalar yapılmıştır.
Bu atamalarda dikkati çeken ve yine yandaş kayırmacılığını, suistimali, hukuka aykırılığı, adaletsizliği, iltiması çağrıştıran uygulamalardan bazıları şöyledir.
Meram ilçesi Sare Özkaşıkçı Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Müdür Başyardımcılığı’na ne hikmetse Karatay Yusuf  İzzettin Horasanlı İlköğretim Okulu Müdürü Hüseyin BALTA müracaat ediyor ve atanıyor. Yani, bir okulda Müdür olarak çalışan bir değerli yöneticimiz Müdür Başyardımcılığı’na gitmek istiyor ve de atanıyor. Bunda ne var diyeceksiniz. Ancak, duyumlara göre, bu arkadaş ikna odalarında ve telefon görüşmelerinde baskı altına alındığını söyleyerek buraya gitmeyeceğini söylüyor. Tabii ki bunları ispat etmek mümkün değil. Zaten ispatlanamayacağını çok iyi bilenler, Sare Özkaşıkçı YİBO’ya birilerinin gitmesini önlemek için, birilerinin önünü kesmek için, ondan daha yüksek puanlı bu arkadaşı oraya atamıyorlar mı? Yani HÜLLE! Hadi bakalım böyle olmadığını ispatla. İşte, bu uygulamayla birilerinin önü kesilmiştir, atamasının önüne geçilmiştir. Çünkü, bu uygulama ile sıra etkilenmiştir. Atamalarda Puan üstünlüğü ve tercih önemlidir. Bunu bilen ve gören birileri rahat rahat bunu yapabilmektedir, ama ispatlanamayacağı için de ceza almaktan kurtulduklarını zannetmektedirler. Bu işlem sonucunda, hem Hüseyin BALTA buraya Müdür Başyardımcısı olarak gitmiyor, hem Hüseyin BALTA buraya müracaat etmeseydi gelebilecek birisi engellenmiş oluyor, hem de halen burada Müdür Vekili olarak görev yapan (esas kadrosu da başka bir okulda Müdür ama ne hikmetse Sare Özkaşıkçı YİBO’da Müdür Vekili-sanki bulunmaz hint kumaşı mübarek-) şahsın Müdür Vekilliği devam ediyor ve ileride müdür atamalarında buraya Müdür olması için önü açılıyor. Üstelik şu anki Müdür Vekili olarak görev yapan Sıtkı ARLI’nın birçok soruşturması, cezası olduğu halde, bir başkası olsa, yöneticiliği üzerinden alınacak suçlar işlediği halde, halen kimlere dayanıyorsa burada Müdür Vekili olarak görev yapabiliyor. Dedik ya, bulunmaz hint kumaşı, o giderse Sare Özkaşıkçı YİBO tarumar olabilir. Bir taşla bakın kaç kuş vuruluyor. Ne kadar karmaşık ve iç içe girmiş durumlar sözkonusu değil mi?
Yine Müdür Başyardımcılığı atamalarında bakın neler oluyor? Yine (bulunmaz hint kumaşı olarak kabul edilen) bazı yandaşlar nasıl yönlendirilerek Müdür Başyardımcılığı kadrolarını kapatıyorlar ancak kendileri atandıkları okulda Müdür Başyardımcılığı yapmıyorlar, kendilerine çok ihtiyaç olduğu için, başka da yetenekli yöneticiler bulunamadığı için başka ilçelere İlçe Milli Eğitim Müdürü ya da İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görevlendiriliyorlar. Hem de Valimizden jet hızıyla onay alınarak. Ama Sayın Valimiz her ne hikmetse bazı yandaş olmayan yöneticileri görevlendirmelerde ise çok yavaş hareket ediyor, günlerce, haftalarca bekletiyor ya da onaylamıyor. Ne kadar ilginç değil mi? Bakın şimdi; Halen Emirgazi ilçesinde Emrulgazi İlköğretim Okulu’nda Sosyal Bilgiler Öğretmeni ve aynı zamanda Emirgazi ilçesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevlendirme olarak Şube Müdürlüğü yapan Halit KÜTAHYA, Taşkent ilçesine Taşkent İmam-Hatip Lisesi’ne Müdür Başyardımcısı olarak atanıyor. Emirgazi nere, Taşkent nere, ne kadar ilginç değil mi? Sonra, burada birkaç gün görev yapan bu şahıs tekrar jet hızıyla bir Valilik oluru alınarak yine Emirgazi ilçesine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Şube Müdürü olarak görevlendiriliyor. Sanki Emirgazi ilçesinde görevlendirilebilecek başka bir yönetici yok taaa Taşkent ilçesinden transfer yapılıyor. Bu uygulamayla acaba kimlere engel olunuyor ve kimlere avantaj sağlanıyor. Ayrıca, yine ne hikmetse, sanki asıl Müdür, Müdür Başyardımcısı ve Müdür Yardımcısı yokmuş gibi, bir öğretmen Arif BÜYÜKGURSAK, Taşkent İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendiriliyor ve halen burada çalışıyor. Halbuki, bu ilçede bir sürü asıl Müdür, Müdür Başyardımcısı ve Müdür Yardımcısı olarak çalışan değerli yöneticiler var, ama demek ki yandaş değiller, onun için de İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilemiyorlar.
Daha bitmedi, Varan 2; Hadim Merkez İlköğretim Okulu’nda Sınıf Öğretmeni ve Müdür Yardımcısı olarak kadrosu bulunan, ancak Hadim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilen Harun SOLGU, Müdür Başyardımcısı olarak Bozkır ilçesi Sarıoğlan Kasabası Sarıoğlan Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’na atanıyor. Hadim nere, Bozkır Sarıoğlan nere, gerçekten yine çok ilginç. Nasıl yönlendiriliyor, kim yönlendiriliyor, sanki buraya atanacak başka birisi yok. Bunda ne var diyeceksiniz ama işte oluyor. Bu şahıs yine Valilikten jet hızıyla verilen bir onayla Hadim İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendiriliyor, sanki Hadim’de başka yönetici bulunamamış ki Bozkır Sarıoğlan’ndan transfer yapılıyor.
Yönetici atamalara ilginç bir örnek daha. Selçuklu ilçesinde Atatürk Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ahmet BABAOĞLU, okulu birbirine katıyor, idareciler birbirine düşüyor, huzur ve güven ortamı bırakmıyor, soruşturmalar, cezalar havada uçuyor. Bir de bakıyorsunuz bu şahıs Meram ilçesine Meram İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Şube Müdürü olarak görevlendiriliyor. Yine Sayın Valimiz jet hızıyla onay veriyor. Hayret ki, ne hayret. Tabii görevlendirme olduğu için hukuki itirazdan bir şey çıkmaz, uyanık birileri, yandaş birileri bunu çok iyi biliyor, bu kılıfa çok iyi sığınıyorlar ve yapacaklarını yapıyorlar. Ahmet BABAOĞLU biraz da Meram Milli Eğitimi karıştırsın, huzur ve güven ortamını yok etsin, ondan sonra belki de ödül olarak bir yere İlçe Milli Eğitim Müdürü yapılabilir. Burası Konya, niye olmasın ki?
Bizim tespit edebildiğimiz bunlar, kim bilir diğer atamalar içinde de şüpheli, suistimale açık olan başka atamalar var mı?
Evet, şimdi buradan sormak gerekiyor? Konya’da adil, şeffaf, hukuka uygun, yandaş kayırmacılığı ve suistimal yapılmadan yönetici ataması mümkün değil mi? Asaleten atanamayanlar Valilik onayı ile ve jet hızıyla yönetici olarak görevlendiriliyor, Şube Müdürlüğü duyurusu yapılmadan görevlendirme yapılıyor, görevlendirilen kişiler çok mu ehil, çok mu yetenekli, emsalleri bulunamadığı için mi Sayın Valimiz hemen bunları onaylayıp görevlendirmelerine izin veriyor? Sorulacak daha çok soru var ancak işte yapılanlar net olarak ortada fakat kapalı kapılar ardında olan bitenleri, iki kişinin arasındaki konuşmaları ispatlamak o kadar zor ki. Şikayetçi olmayı düşünenler de ya siyasi ve idari baskıya uğruyor, ya da benim yandaşım anlayışı olduğu için şikayetçi olunmuyor. Bazıları da korktuğu için şikayetçi olamıyor. Başka bir açıklaması yok. Ancak, bir zaman gelir, bu uygulamaların altına imza atanlar bunların hesabını veremezler. Herkesin bir hesabı olabilir, ancak Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı vardır. Bu kadar keyfi, hukuksuz, adaletsiz uygulama olamaz, olursa bir gün cezasını bulur birileri. Yukarıdaki uygulamalardan dolayı mağdur olan ve cesaretle şikayet edebilen eğitim yöneticilerimiz kesinlikle sonuç alacaklardır. Bizim görevimiz kamuoyunu bilgilendirmektir.
Saygılarımla.
Tanfer ATA
Konya 1 Nolu Şube Başkanı
17.03.2009