İSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜNÜN ÜZERİNDEN TAM 88 YIL GEÇTİ
Emperyalist güçlerin ülkemizi ele geçirmek için var gücüyle çalıştığı dönemde düşmana karşı tek yürek, tek beden olan Türk Milleti, büyük bir azim ve kararlılıkla, tüm imkânsızlıklara rağmen bir kurtuluş destanı yazdı.
Ülkemizin dört bir yandan kuşatma altına alındığı sırada ulu önder Atatürk sayesinde dünyanın en güçlü devletlerine karşı milli mücadele ruhu yeniden canlandı ve Türk Milleti bağımsızlık ateşini yaktı.
Bu sırada Türk Milleti’ne cesaret vermek, bağımsızlık coşkusunu artırmak, milli bilinci yükseltmek, cephedeki askerlerimizin moral ve motivasyonunu sağlamak için milli bir marşın hazırlanması gerekliliği doğdu.
Büyük şair ve yazar Mehmet Akif Ersoy da, Türk Milleti’nin esaret zincirlerini kırdığı bir dönemde İstiklal Marşı’nı yazdı. Her mısrasında kahramanlık mücadelesinin ilmek ilmek işlendiği; vatan, bayrak, millet sevgisinin kutsallığının anlatıldığı İstiklal Marşımız,  12 Mart 1921 yılında TBMM’de kabul edildi.
İstiklal Marşımızın kabulünün üzerinden bugün tam 88 yıl geçti. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni cephede yok edemeyeceğini anlayan dış güçler, bu kez içteki payandalarını da yanlarına alarak taktik değiştirdi.
Bölücülüğün prim yaptığı bu dönemde, topraklarımız üzerine kargalar çöreklenmiştir. Yıllardır terör belasıyla uğraşmış, teröre nice canlar vermiş olan bir milletin mensupları olarak bugün yaşananları oldukça manidar buluyoruz.
Bugün Ata’mızın kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclis’inde dağdaki teröristlerin sözcüleri bulunmaktadır. Bu sözcüler, PKK’nın taşeronluğunu yapmakta ve PKK’nın taleplerini Meclis’e taşımaktadır. Hatta öyle ki, terör örgütünün taşeronları, farklı dil ve lehçelerde kullanılan harflerin, Türk harflerine eklenmesi amacıyla kanun teklifi bile vermiştir. Bununla da yetinmeyenler, TBMM çatısı altında, resmi kürsülerde Kürtçe konuşma yapmakta beis görmemiştir.
Devletin televizyonu TRT’nin Kürtçe yayınla başlattığı furya, ana dilde eğitim talepleriyle devam edecektir. Tüm bunlara zemin hazırlayanlar, bölücülerin ekmeğine yağ sürmektedir. Zira bugün küçük politik hesaplar içerisinde olanlar, yarın oluşacak taleplerin önüne geçemeyecektir. İşte o zaman ağlayıp, sızlanmanın kimseye faydası olmayacaktır.
Bu noktada şunun bilinmesi gerekir ki; dış güçlerin sinsi oyunları ile soykırım senaryolarını gündemde tutmaya çabalayanlar, çeşitli dayatmalarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni baskı altıda tutmaya yeltenenler, Türk Devleti’nin fiilen bölünmesi için harekete geçenler amaçlarına ulaşamayacaklardır. Cesaretle küstahlığı birbirine karıştıranlar, Türk tarihini iyi okumalıdır.
 “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” diye haykırarak varoluş mücadelesini gerçekleştiren, vatanının her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanan Türk Milleti, bugün de teröre, mandacı zihniyete, fikri çatışmaları körükleyenlere, kardeşi kardeşe kırdıranlara karşı tek ses, tek yürek olacaktır.   
Bu vesileyle İstiklal Marşı’mızın 88’inci yıldönümünü kutluyor; İstiklal Marşımızı, ülkemize armağan eden büyük şair Mehmet Akif Ersoy’u sonsuz şükran ve rahmetle anıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.