MÜNAFIKLARIN KENDİ PİSLİKLERİNDE BOĞULMASI KAÇINILMAZDIR!
Eğitim çalışanlarının hakları adına, sendikacılık adına hiçbir çalışma yapmayan, hiçbir kazanım elde etmeyen, zaten böyle bir kaygısı da olmayan, bütün stratejisini karalama, riya, iftira ve vaat üzerine kuran, mevcut M.E.B. yönetiminin eğitim çalışanlarının aleyhine olan yanlış işlerine destek vererek nemalanan, başka da hiçbir numarası olmayan, dolayısıyla anlatacak bir şeyleri de olmayan bu şahısların seviyesine inmemeye özen göstererek bazı bilgi, belge ve gerçekleri kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Seviyelerine inmeyeceğiz. Çünkü Türk Eğitim-Sen nadide bir kristal kadar lekesiz, Türkiye’nin en büyük, en güçlü, yetkili ve etkili sendikasıdır ve Türkiye’de eğitim çalışanlarının güven adasıdır. Bunlarla kıyası kabul etmenin üyelerimizi ve kurumumuzu rencide edeceğinin de bilincindeyiz.

İşte olayların belgelerle kronolojisi;
1- Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu, Genel Denetleme ve Disiplin Kurulu Üyeleri ve 86 Şube başkanının katılımıyla İzmir Yenifoça'da 1-5 Eylül tarihlerinde yapılan 7. Başkanlar Kurulu Toplantısı'nda alınan kararlardan;
Madde 13) Türkiye`de konuşulan etnik dillerin varlığının korunup geliştirilmesi ve diğer kültürel farklılıklardan meydana gelen zenginliklerin yaşayabilmesi için devlet zemin ve imkan oluşturmalıdır. (Kaynak: http://www.memurlar.net/haber/28418/ )

    Şimdi de KESK`e bağlı Eğitim-Sen in kapatılma davasına konu olan tüzüklerinin 2. maddesinin (b) şıkkına bakalım.
Madde 2) Eğitim-Sen;
b)...........eğitim görmesini, bireylerin anadillerinde öğrenim görmesini ve kültürlerini geliştirmesini savunur.
Eğitim-Sen tüzüğünde iddia ettiği şeyi kendisinin savunduğunu belirtirken, Eğitim Bir-Sen aynı şeyi devletten talep ediyor. Acaba bölücülükte yarış mı var?
       Dedik ve yorumsuz yayınladık.


Eğitim-Bir-Sen, Eğitim-Sen’in kapatılacağı öngörüsü ile, “etnik dille” ilgili bu maddeyi deklarasyonlarına koyarak, Eğitim-Sen’in kapatılması halinde bir kısım üyelerini taraflarına çekmeyi hesaplayarak “etnik dil” mücadelesi veren bazı insanları kendi sendikalarına çekmeyi başardılar.

2- Sitelerinde yayınlanan bir yazıyla yukarıda belirtilen, aldıkları kararı her zamanki gibi utanmadan, sıkılmadan inkar ettiler, özrü kabahatinden büyük ve kaliteleriyle mütenasip bir cevap yayınladılar ve bir kere daha suçüstü yakalandılar.

Kendi yazılarından alıntıları sitemizde yayınlayarak, inkar edemeyecekleri gerçek niyetlerinin ne olduğunu ortaya koyan bir haberi servis yaptık. İnkar noktalarının hepsi ellerinden alındı.


3- Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır şube başkanı ve Memur-Sen’e bağlı sendikalar Diyarbakır’da bölücü ayaklanmanın olduğu dönemde bir basın açıklaması yapıyorlar. Bu açıklamada PKK’lı eşkıya ölülerine “HPG’li gerilla cenazeleri” diye saygıyla hitap ediyorlar, bölücü ayaklanmayı “Kürt sorununun çözülmemesinden kaynaklanan bölgedeki çatışmalı ortam” olarak tanımlıyorlar ve güvenlik güçlerimizi de  “Kolluk kuvvetlerinin, vatandaşların ölümüne sebebiyet veren güç aşımı fiilleri, olayların daha da büyümesine ve sürece yayılmasına neden olmaktadır.” şeklinde itham ediyorlar.

Bunu da sitemizde yorumsuz yayınladık.


4- Eğitim-Bir-Sen sitesinde, suçüstü yakalanmanın verdiği telaşla yine olayı gizlemek için, her zamanki gibi kendi kaliteleriyle mütenasip üslupta bir yazı yayınlayarak yaptıklarını inkar yolunu seçtiler.

Biz dürüst sendikacılık ilkemiz gereğince eğitim çalışanlarına yalan söylenmesine izin veremezdik. “Ya olduğunuz gibi görünün, ya da göründüğünüz gibi olun” dedik ve Türk Eğitim-Sen sitesinde bu sefer de açıklamanın yapıldığı yer, tarih, resim ve belgeleriyle beraber haberi yorumsuz yayınladık, sesleri kesildi, inkar için kaçacak yerleri kalmadı.


5- Birçok ilde e-postalar aracılığı ile, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanımız sayın Şuayip Özcan’ın Ortodoks Kilisesinde Hıristiyan ayinine katıldığı şeklinde haberler pompalandı. Bu şekilde menfaat elde edeceklerini sanarak, münafıklık alametlerinden en önemlisi olan gıybeti de yaparak, Allah’tan korkup, kuldan utanmayarak, sağlam İslam inanç ve itikadı ile bütün Türkiye’nin yakinen tanıdığı Genel Başkanımızı karalama kampanyasına giriştiler. Genel başkanımızın bu ahlaksızlıkla ilgili yaptığı açıklamayı sitemizden yayınladık.


6- Eğitim Bir Sen Disiplin Kurulu Hatay il Başkanı Ahmet ZEYTİNELİ, 27.05.2006 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, Eğitim Bir Sen’in iktidarın arka bahçesi görüntüsünden ve sendika içerisinde yaşanılan yolsuzluklardan  rahatsızlığını dile getirerek isyan ediyor. Ahmet ZEYTİNELİ, Yönetim Kurulunun okul  gezilerinin, iktidarın partili esnafının tahsilatçılığı ile  birbirine karıştığını iddia ediyor. ZEYTİNELİ, Eğitim Bir Sen Genel Merkezinin siyasilerle kavga etmemek adına, yaşanan bütün olumsuzluklara seyirci kaldığını ifade ederek, Eğitim Bir Sen Genel Merkezi'nin kendilerini temsil etme hakkını kaybettiğini söyledi. Sendika Yönetim Kurulu Üyelerinin uluslararası ticari kuruluşların temsilciliğini yaptığı iddiası, açıklamada yer alıyor.

Açıklamanın metnini sitemizde yine yorumsuz yayınladık. Artık inkar noktaları kalmadığından tek ses edemediler.


7- Bu sefer yer Gaziantep. Eğitim-Bir-Sen Gaziantep şube başkanı Zekeriya Efiloğlu’nun müdürlüğünü yaptığı öğretmen evinde kaçak elektrik kullanıldığı yakalanıyor ve basına manşet oluyor. Eğitim-Bir-Sen şube başkanı hakkında TEDAŞ’ın savcılığa suç duyurusunda bulunacağı gazetelerde yer alıyor. Haberi sitemizde yine yorumsuz yayınlıyoruz.

8- Olay yeri yine Gaziantep. Genel Başkanımız ve Genel Teşkilatlandırma Sekreterimizin sitemizde ve basılı yayın organlarımızda yayınlanan yazıları alınıyor, bazı şahıslar bu yazılarla kendi yazdıkları, kirli beyinlerinin mahsulü bazı metinleri montajlıyorlar ve isimsiz mektuplarla özellikle tespit edilmiş adreslere yolluyorlar. Özellikle tespit edilmiş adresler, dini hassasiyeti olan, (arkadaşlarımızın incinmesinden duyduğumuz endişeden dolayı) adını buradan vermeyeceğimiz bir cemaatin mensupları. Özellikle bu adreslere yollanıyor çünkü kendilerinin yazıp montajladığı metinlerde bu cemaate ve liderine ağır hakaretler var. Daha sonra da “bakın Türk Eğitim-Sen sizin için neler yazmış” diyerek ucuz, ahlaksız bir tahrik ve propagandaya girişiliyor. Bu metin sendika temsilcilerinin elinde propaganda malzemesi olarak kullanılmaya başlıyor. Ayrıca metinde Türk Silahlı Kuvvetlerine, Yargı mensuplarına, bazı lobilere, hükümete de tahrik amaçlı ağır hakaretler bulunmaktadır.

Olayı araştırıyoruz bu tezgahın Gaziantep öğretmen evinde kirli beyinlerce hazırlandığı bilgisi bize intikal ediyor. Konuyla ilgili olarak kamuoyuna duyurumuzu sitemizde yayınladık.

Bir buçuk yıl önce de  Gaziantep’teki okullara isimsiz mektuplar gönderilerek Türk Eğitim-Sen  yöneticileri hakkında isnat ve iftiralarda bulunulmuş, karanlıkta gizlenip ışığa küfür edilmiş, Türk Eğitim-Sen üyeleri sendikalarından istifa ettirilmeye çalışılmıştı. O zaman da bu iğrençliğin Gaziantep Öğretmen evinde tezgahlandığı belirlenmişti. Bu iğrenç yöntemin hangi ahlaksız birilerinin tarzı olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

9- Yer yine Gaziantep. Elektrik hırsızlığından dolayı zor durumda kalan, Gaziantep’te birçok yerle kavgalı olan, mahkemelik olan, birçok insanın hakkının gasp edilmesine vesile olan, basın mensuplarına kabadayılık eden, çeşitli şaibelere adı karışan, sendikası içerisinde birçok muhalifleri bulunan, velhasıl kelam, dostundan çok düşmanı olan Eğitim-Bir-Sen Gaziantep şube başkanı Zekeriya Efiloğlu’nun uygunsuz vaziyetteki kadınlarla bir eğlencede çekilmiş resimleri e-posta yoluyla çeşitli yerlere gönderiliyor. Kendileri bu fotoğrafların fotomontaj olduğunu iddia etmektedirler. Fotoğrafların fotomontaj olup olmadığı bizi ilgilendirmemektedir. Fakat Eğitim-Bir-Sen sitesinde yayınlanan açıklamada bu fotoğrafların “tes gsk” adresinden servis yapıldığı yine yalan beyanda bulunularak iddia edilmektedir. Oysa yaptığımız araştırmada bu e-postaların gercekebs@mynet.com adresinden servis yapıldığı tespit edilmiştir. Ayıptır ama ayıbı bilene. Bir kere de yalansız konuşmayı deneseniz ne olur yani? Buradaki iddianın amacının, nerden icat ettiklerini anlamadığımız  “tes gsk” harflerinden bir çıkarımda bulunarak bizleri de bu pisliğin tarafı haline getirmeye çalışma gayreti olduğunu anlamamak için, bu harflerden çıkarımda bulunan şahsın zeka seviyesinde olunması gerekir.

Gırtlağına kadar pisliğe bulaşmış şahısların kendilerine zahiri düşmanlar yaratarak, hatta komployu bizzat kendisi düzenleyerek, komploya kurban gidiyormuş gibi mağdur rollerine soyunması, gündemi değiştirme çabaları, ülkemizde pisliğe, yolsuzluğa bulanmış alçakların uyguladığı bilinen bir yöntemdir. Bu yöntem Gaziantep’te daha önce de başarılı şekilde uygulanmıştır.

Yukarıdaki olaylar incelendiğinde isimsiz mektuplarla, e-postalarla karanlıkta gizlenip ışığa küfür etme ahlaksızlığının kimlerin tarzı olduğu zaten bellidir.

Türk Eğitim-Sen ne söyleyecekse dimdik, net, dosdoğru ve vakarına uygun tarzda söyler ve yapar. Türk Eğitim-Sen merkez yönetim kurulumuz, Türkiye’nin en büyük ve en güçlü, ayrıca yetkili sendikasının yöneticileri olmanın haklı gururu ile, tek ses, tek yürek, tek yumruk olarak sıra dağlar gibi durmakta, dostlarımıza güven, düşmanlarımıza korku vermeye devam etmektedir. Ama malum sendikanın yöneticilerinin aynı uyum içerisinde olmadığını görüyoruz. Uluslar arası ticari kuruluşların temsilciliğini yapmaktan kaynaklanan rantı paylaşamamaktan doğan birbirini yeme ve entrikalar içerisinde kıvranıp durdukları artık kendi teşkilatları tarafından basın açıklamaları ile ortaya dökülmektedir.

Ayrıca hükümetin yan kuruluşu gibi çalışmaktan başka hiçbir numarası olmayan bu sendikanın, Türkiye’de çok yakın zamanda yapılacak olan bir erken seçim arifesinde sendikalarının hızla üye kaybetmesi de hırçınlaşmalarına sebep olmaktadır.

Hiç boşuna çabalamayın; sendikamızı, yöneticilerimizi, üyelerimizi bu pisliğe bulaştıramayacaksınız. Çünkü “münafıkların kendi pisliklerinde boğulması kaçınılmazdır.

Allah  bunları ıslah etsin…