ATAMIZI RAHMET, MİNNET VE ÖZLEMLE ANIYORUZ

 

İşgalci güçleri yurdumuzdan temizleyen, milletimizi emperyalizmin soğuk ellerinden kurtaran ve Türk milletine yeniden bağımsızlığını kazandıran, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran, bizlere Cumhuriyeti armağan eden Ulu Önder Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 75’inci yılı.

Ulu Önderimiz, bu ülkeyi, kahraman silah arkadaşları ve aziz şehitlerimiz ile birlikte vatan yapmıştır. Kan kırmızısı giyerek, secdeye duran tüm şehitlerimiz bizlere, çocuklarımıza, torunlarımıza mukaddes bir vatan ve tertemiz bir gelecek bırakmıştır.

Atamızın ebediyete intikal edişinin 75’inci yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yazık ki ülkeyi yönetenlerin sınır tanımayan basiretsiz politikaları nedeniyle çok ciddi bir buhranın arefesindedir. İnsanlarımızın ayrıştırıldığı, etnik unsurlar üzerinden bölük pörçük edildiği, Türklüğe dair ne varsa silinmeye çalışıldığı, değerlerimizi aşağılama hastalığına tutulanların edepsizce saldırılarda bulunduğu bir dönemden geçiyoruz.

        Son zamanlarda yaşananlar, aslında ülkemizde bir kırılma noktasının da başlangıcıdır ve normal olmayan günlerden geçtiğimizin kanıtıdır. Öğrenci Andı kaldırıldıysa, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önü açıldıysa; q, w, x harflerinin kullanımının önündeki engeller kaldırıldıysa, bölücü elebaşı adeta el üstünde tutuluyorsa,  PKK ile masaya oturulacak kadar hafızalar yitirildiğiyse, Devlet nişanlarında T.C. kısaltması ve Atatürk silüeti kaldırıldıysa, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin kaldırılmasını istemeye cüret ediliyorsa, Türk bayrağının adının değiştirilmesini teklif eden şahıslar türediyse Atamızın bıraktığı miras zarar görüyor demektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef alan girişimler, son yıllarda iyice ayyuka çıkmıştır. Teröristler baş tacı yapılırken, bu ülkeye yürekten bağlı olanlar, milletini delicesine sevenler dışlanmakta, milli kimliğimizi ifade edenler ırkçı olmakla yaftalanmaktadır. Bölünmüş bir Türkiye hayaliyle yatıp kalkanlar, şehitlerimizin kanıyla sulanmış topraklarımız üzerinde ölüm melodileri çalmaktadır. Elindeki tüm teçhizat ile birlikte saldırıya geçen leş yiyici sırtlanlar, adeta taş taş üstünde bırakmamak için ant içmiştir. Ülkemiz öyle bir hale geldi ki, artık Türk milletinin kaderi üç beş teröristin ağzına bakılarak tayin edilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Atatürk ile kavgalı olmak, milli kimliğimiz olan Türklüğe düşmanlık beslemek, etnik yapılar üzerinden siyaset yapmak, yapay çatışmalar türetmek ve bundan rant sağlamaya çalışmak, milletimizin huzuruna kast etmek ağır bir suçtur. Bunun millet vicdanında cezasının da ağır olduğu bilinmelidir.

Ulu Önder Atatürk milletimize sonsuz bir inanç ve sevgi ile bağlıydı. O’nun yol göstericiliğinde yürüyen milletimiz; birliğimizi, dirliğimizi hedef alanlara karşı her zaman kenetlenecek, tek yumruk olacaktır. Necip Türk milleti aklı ve öngörüsü sayesinde tehlikeleri birer birer yok edecektir.

Bizler, yani bu ülkenin aydınlık unsurları; bir kısım çevreler beğense de beğenmese de çocuklarımızı, gençlerimizi Başöğretmenimiz Atatürk’ün gösterdiği yolda yetiştirmeye devam edeceğiz. Türk gençliği, birilerine inat ayrışmayacak; vatan, bayrak gibi kutsal değerlerimizi, Cumhuriyet’i ve Atatürk’ün ilke ve inkılâplarının ruhunu koruyacaktır.

        Her kim ki, bu topraklardan emperyalizmin kökünü kazıyan, yeniden millet olmamızı sağlayan, bu vatan topraklarında barışı tesis eden Atamıza hakarette bulunsun, topraklarımızın bütünlüğünü hedef almaya çalışsın, milletimiz arasında kurtboğan otu ekmeye çalışsın karşısında Türkiye sevdalılarını bulacaktır.

Bu vesileyle Atamızı, aramızdan ayrılışının 75. yılında rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz. Saygılarımızla.