SN. ÖMER DİNÇER’DEN CEVAP DEĞİL, İCRAAT BEKLİYORUZ

Sayın Bakan eleştiri ve taleplere kulak tıkamış bir görüntü içerisinde. Milli Eğitim Bakanı olarak yükselen seslere kulak tıkamak, başımızı kuma sokmakla eş değerdir. Bu durumda biz etrafımızı göremeyiz ama problemler varlığını devam ettirir.Sayın Bakandan son günlerde yükselen seslere kulak vermesini bekliyoruz.

1-Defalarca dile getirmemize rağmen özür grubu tayinlerinin birinci yarıyıl sonunda açılacağını hala açıklamamıştır. Her defasında değerlendireceğim diyerek problemi ötelemeye çalışan Sayın Bakana bir daha soruyoruz;”Sayın Bakan Antalya’da yapılan Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayında da karar haline gelen, özür grubu mağduriyetini ne zaman çözecek ve çok önem verdiğinizi ifade ettiğiniz, çalıştay kararını ne zaman hayata geçireceksiniz?” Bakanlığa gelir gelmez çıkardığınız KHK ile yarattığınız özür grubu mağduriyeti, henüz bakanlığa başladığınız günlerde ortaya koyduğunuz ilk icraat olmuştur. İlk icraatınızın, öğretmenlerin kazanılmış bir hakkını budamak olması öğretmenlere yönelik bakış açınızı da ortaya koymamakta mıdır? Bu yaptığınız ilk icraat sonrasında, hangi yaptığınız olumlu icraat sebebiyle öğretmenler size güven duyacaktır? MEB'de bir ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ olmadığından haberiniz var mı, Sayın Bakan? 662.317 öğretmeni olan dev bir bakanlığın öğretmenleri atamalarının nasıl olacağını hala bilmiyorlar. Bu bir başarı mıdır? Yoksa ayıp mı?

 

2- Özür grubu mağduriyeti sonrasında, çıkarılan KHK ile Eşit İşe Eşit Ücret uygulaması hayata geçirilmiştir. Bu düzenlemede öğretmen ve akademisyenler bulunmamaktadır. Türk Eğitim-Sen bu haksızlığı dile getirmek üzere 81 ilde protesto eylemi gerçekleştirmiş, öğretmenler bu eylemlerde unutulmayı hak etmediklerini haykırmışlardır. Türk Eğitim-Sen bu eylemlerin her Çarşamba günü ülke genelinde yapılacağını da açıklamıştır. Bu feryatlar karşısında hiçbir açıklamanız olmamış, öğretmenlere yapılan bu haksızlığı gidermek adına tek bir cümlenize basın yayın organlarında rastlanmamıştır. Öğretmenlerin uğradığı bu haksızlık sizi hiç mi ilgilendirmiyor, Sayın Bakan? Öğretmenleri kazanmadan, eğitim öğretim davasında nasıl başarıya ulaşacağınızı düşünüyorsunuz?

 

3-138 bin öğretmene ihtiyacımız olduğunu açıkladınız ama öğretmen ataması konusunda hiçbir gayretiniz bugüne kadar görülmedi? Sayıları 350 bini bulan, ataması yapılmayan öğretmenleri atamak için hiçbir projenizi bugüne kadar duymadığımız gibi, bundan sonra da atamalarının yapılacağına dair tek bir ifadenize rastlanılmadı? Bu atama politikası ile devam edildiği sürece, üç beş yıl içinde sayıları 500 binleri bulacak olan, ataması yapılmayan öğretmenler sizi ne kadar ilgilendiriyor, ne kadar kaygılandırıyor, Sayın Bakan?

 

4-Öğretmen dışında diğer eğitim çalışanları için de bir olumlu yaklaşımınıza şahit olmadık? Müfettişlerin adını denetim elemanı yaptınız, iller arası sürgünlerine ferman çıkardınız, 25-30 yıldır ülkenin her köşesinde görev yapmış insanları yerlerinden yurtlarından ettiniz, MEB Merkez Teşkilatında yıllardır görev yapan kadrolu şube müdürlerini nasıl bir gelecek bekliyor, kimse bilmiyor, üst düzey atamaları eğitimcilerden değil, işletmeciler arasından yaptınız, hatta, eğitimcileri dışlarken telefoncuları genel müdür yapmayı planladınız, eğitimcilerin tüm taleplerine kulaklarınızı tıkadınız. Okul müdürlerinin tamamını soruşturmaya tabi tuttunuz, ilk icraatlarınızdan birisi de okul müdürlerinin gözünü korkutmak olmuştur. Bunu da başardınız, başardınız ama okul yöneticileri bundan sonra size güvenerek bir risk alabilecekler mi? Okullarda sizi temsil eden yöneticileri yeniden kazanmak için bir gayretiniz olacak mı, Sayın Bakan? Milli Eğitim Bakanlığında hizmetli, memur, teknisyen ve şeflerin varlığından haberdar mısınız, Sayın Dinçer?

 

Türk Eğitim-Sen olarak, yukardaki sorularımıza yazılı ya da sözlü cevap istemiyoruz, Sayın Bakan, bu problemleri çözdüğünüzü, çözmek için adım attığınızı görmek istiyoruz. Çevrenize kulak verin, feryatlara kulak verin, bu öğretmenlerin, müdürlerin, müdür yardımcılarının, müfettişlerin, hizmetli, memur, şeflerin, şube müdürlerinin kısaca tüm eğitim çalışanlarının bakanı olduğunuzu gösterin, hissettirin Sayın Bakan!

 

TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ