YÖK HARÇ ZAMMINI GERİ ÇEKMELİDİR
ÜNİVERSİTE HARÇLARINA YÜZDE 8 ORANINDA ZAM ÖNGÖREN YÖK, TÜRKİYE’DE EKONOMİK KRİZ OLDUĞUNDAN HABERSİZ

Yüksek Öğretim Kurulu, üniversite harçlarına yüzde 8 oranında zam öngördü. İkinci öğretimlerde ise yüzde 100’e varan oranlarda artış istedi. Buna göre; 2009-2010 eğitim-öğretim yılında tıp fakülteleri 591 TL, mühendislik ve mimarlık fakülteleri 387 TL, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri 313 TL olacak. İkinci öğretimlere yapılan zam da dudak uçuklatmaktadır. Fen-Edebiyat fakültelerinin fen programının ikinci öğretiminde okumak isteyen bir öğrenci 2 bin 343 TL, iktisadi idari bilimler fakültelerinde okumak isteyen bir öğrenci 2 bin 160 TL, devlet konservatuarında okumak isteyen bir öğrenci de 6 bin 935 TL’yi gözden çıkaracaktır.

Görüldüğü üzere YÖK, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında üniversite harçlarına insafsız sayılabilecek oranda zam öngörmüştür. Memura, işçiye, emekliye yapılan zamların yüzde 8 oranında bile olmadığı düşünüldüğünde, harçlara yapılması planlanan zamların neye göre belirlendiği soru işaretidir. Ayrıca bir yanda parasız eğitim denilerek, diğer yanda öğrencilerden yüklü meblağlarda harç parası alınması büyük bir çelişkidir.

Türkiye ciddi bir ekonomik kriz yaşamaktadır. Vatandaş en temel ihtiyaçlarını bile karşılarken iki kere düşünmektedir. Üretim durmuş, piyasalar kan kaybetme noktasına gelmiştir. Memuru, işçisi, emeklisi, öğrencisi büyük bir ekonomik dar boğazdadır. Durum böyle olunca, YÖK’ün belirlediği harç miktarlarının, bu ülkenin gerçekleriyle örtüşmediği ortadadır.

Anlaşılan o ki; bu zam oranını belirleyen YÖK üyeleri, Türkiye’de değil de, sosyal refah seviyesi oldukça yüksek olan Lüksemburg’da yaşadığını sanmaktadır. Şayet YÖK üyeleri Türkiye’de yaşadıklarını unutmadıysa, o halde, Türkiye’de ekonomik kriz yaşandığını unutmuş görünmektedir.

Türkiye’de üniversite okumak başlı başına masraflı bir iştir. Öğrenci; harç parası ödemekte, ders araçları/kitap masrafını karşılamak zorunda kalmakta, kişisel gelişimleri için harcama yapmakta, ailesinden ayrı okuyorsa, yurt parası ya da kira parası vermekte, kirada yaşayanlar evin elekrik, su, doğalgaz parasını ödemekte, yemek ve ulaşım için de ayrı bir bütçe ayırmaktadır. Tüm bunlar biraraya geldiğinde bir öğrencinin sadece üniversiteye başlama maliyeti 2 bin TL ile 5 bin TL arasında değişmektedir. Dar gelirli bir öğrenci ailesinin bu masrafı üç kuruşluk maaşı ile karşılaması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle öğrencilerin büyük kısmı devletten, özel kuruluşlardan burs ya da öğrenci kredisi almaktadır. Ancak devletin öğrencilere verdiği kredinin ihtiyaçları karşılamadığı ve okuldan mezun olduktan sonra da öğrencilerin borcunu ödeyemediği için icra takibinde olduğu bilinmektedir. Bazı öğrenciler de üniversite masrafını karşılayamadığı için okulunu bırakmaktadır.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı Türkiye’de üniversite öğrencilerinin bir kısmı harç parasını ödeyebilmek, masraflarını karşılayabilmek için çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalmaktadır. Kıt kanaat geçinen, borç ödeyen, maddi sıkıntı yaşayan ailelerin çocukları, özel ders vererek, anketörlük, satış/pazarlama, tezgâhtarlık yaparak, üniversite masraflarını karşılamaktadır.

YÖK ÜNİVERSİTE HARÇLARINA BU YIL ZAM YAPMAMALIDIR.

Dar gelirli ve borçlu ailelerin çocukları Türkiye’nin yüzde 20’sini değil, yüzde 80’ini temsil etmektedir. Bu gerçeği göz önüne alması gereken YÖK, üniversite harçları için öngördüğü zam oranını derhal geri çekmelidir.

Türk Eğitim-Sen olarak talebimiz; Türkiye’nin ciddi bir ekonomik krizde olduğu düşünüldüğünde, YÖK’ün bu yıl üniversite harçlarına zam yapmamasıdır. Harç oranları zaten yeteri kadar yüksektir. Bunun üzerine değil yüzde 100, yüzde 8’lik bir artışın dahi yapılması öğrencileri ve ailelerini büyük bir çıkmaza sürükleyecektir. Hükümet bu konuda tavrını koymalı ve YÖK zam teklifini geri çekmelidir.


Kamuoyuna saygıyla duyurulur.