MİLLETİMİZ BU ÇİRKİN SENARYODA FİGÜRAN OLMAYACAKTIR!
Ne demişti Erbakan Hoca; Rektörler de türban takanlara selam duracak! Taksim’e cami yapılacak vb. ardından yılların kazanımı olan, uzlaşma, yumuşama bir anda kayboldu. Ve 28 Şubat... Herkes SUS PUS, gürleyen yiğit sesler bir anda kesildi. Tam o vakit, Türkiye Kamu-Sen mensupları ülkenin her yerinde yine sokaklardaydı, vatandaşın yakasına taktıkları kokartlarda; ülke geleceği adına KESİNTİSİZ DEMOKRASİ talep ediyorlardı. Onlar inanıyorlardı ki; ARA REJİMLER HİÇBİR ZAMAN ÇÖZÜM OLMAMIŞTIR. Fakat, demokrasinin rahat atmosferinde ticaret yapmayı alışkanlık haline getirmiş ve milletin dini duygularını siyaset mızrağının ucunda dalgalandıranlar, yine köşelerine sinmişlerdi.

Ülkemizde birçok kurum kendisine, mevcut düzenin bekçiliği misyonunu yüklemiştir. Üstlendikleri bu rol kendilerini öylesine sarmıştır ki, milletle, bu milletin değerleriyle barışmak gereğini bir türlü düşünememişlerdir. Üstlendikleri misyonun, milletimizin değerleriyle çatışmak olduğunu zannetmişlerdir.Haliyle, bundan nemalanan kesimler durumdan faydalanarak gün geçtikçe güçlenmiş, güçlendikçe çözüm yerine milletin yaşadığı acılar katlanmış, değerleriyle adeta alay edilir olmuştur. Gelinen noktada şu tespitin doğruluğu bir kere daha ortaya çıkmıştır; DİN, SİYASETE MALZEME YAPILAMAYACAK KADAR YÜCE BİR DEĞER OLARAK GÖRÜLMELİDİR. AKSİ TAVIRLAR  MİLLETİMİZİN YÜREĞİNİ KANATMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMAMIŞ, YÜCE ALLAHIN, HZ. PEYGAMBERİN LAFZI OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ DEĞERLER, ÇOCUKLARIMIZIN GÖZÜ ÖNÜNDE TARTIŞMAYA AÇILMIŞTIR. NELER KAYBETTİĞİMİZİN ve BU GİDİŞLE DAHA NELERİ KAYBEDECEĞİMİZİN ÇOK İYİ DEĞERLENDİRİLMESİ ŞARTTIR.


Bu ifadeleri bir teslimiyet olarak anlayanlar, yaşananları ve yakın tarihimizi hiç bilmiyorlar demektir. Türk milleti şundan emin olmalıdır; bugün ateşe benzin dökenler ilk düdük sesinde yine ortadan ilk kaybolanlar olacaktır, her zamanki gibi, ortada yine aziz milletimiz kalacaktır.

Danimarka’nın peygamberimize hakaretine sessiz kalanlar, misyonerlik faaliyetlerini seyrederek, nesillerin yoğun bir hristiyanlık propagandasına maruz kalmasına zemin hazırlayanlar, Heybeliada Ruhban Okulunun açılması için söz verenler, Fener Rum Patrikhanesinin devlet içinde bir devlet gibi davranmasına göz yumanlar, tarih içinde islamla özdeşleşen, Türk adından rahatsızlık duyanlar, Kuzey Irak'ta müslümanların katledilişini görmezden gelenler  İSLAMIN, İSLAMİ HASSASİYETLERİN NERESİNDEDİR?


GEREK BİR TAKIM KURUMLARIN SORUMSUZ SORUMLULARININ, MİLLETİMİZİ ÜZEN, NEYE VE KİME HİZMET ETTİĞİ BİLİNMEZ UCUBE KARARLARI, GEREKSE  SEÇİMLERE BİR YIL KALA DİN TACİRLİĞİ YAPMAKTAN BAŞKA BİR ÖZELLİĞİ OLMAYAN KİŞİ VE GRUPLARIN SÖZDE MUHAFAZAKAR TEPKİ VE TAVIRLARI TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİNİ PUSLANDIRMAKTADIR.


TÜRK EĞİTİM SEN OLARAK, BU ÇİRKİN SENARYONUN NERESİNDE OLURSA OLSUN HERKESİ VE HER KESİMİ AKLI SELİM DAVRANMAYA ÇAĞIRIYORUZ.