BİR FERYAT..!
Nasıl olsa mezun olunca işe girer öderiz diye düşündük. Fakat bitirdiğim bölümle alakasız bir branşta  asgari ücretle kıt kanaat geçiniyorum. Okul bittikten iki yıl sonra ve iki yıl içinde parayı tahsil etmek istiyorlar.Ben mezun olduktan sonra bir yıl askerlik yaptım ve vatan borcumu ödedim. Borcumu ödemek için  sadece bir yıl verdiler. Bu kadar kısa süre içersinde işsiz birinin bu kadar parayı biriktirmesini nasıl bekleyebilirler?
    Yurt Kur’un uyguladığı faiz yasal değil eskinden öğrenim ve katkı kredilerine faiz uygulanmazdı. Ama şimdi tahsil anında bile dört yıllık yasal faizi işletiliyor. Bu korkunç bir rakama tekabül eder.  Kredi aldığımıza bin   pişman olduk. Bu uygulama anayasaya aykırı öğrenim kredilerindeki amaç kamu yararı olmalıdır. Oysa bu uygulamayla öğrenciye sahip çıkıyorsun ama devamında perişan ediyorsun kamu yararı yok yani. Adeta bir banka mantığı ile çalışıyorlar.
      2002 yılına kadarki kriz döneminde beyaz eşya fiyatları sürekli ve azami olarak arttı ve bizim borç ödememizde bu artışlardan sonra kesildi. Son 1.5 yıldır beyaz eşya fiyatları düşmesine rağmen bizim ödeyeceğimiz taksitler 1.5 yıl önceki yüksek fiyatlar üzerinden hesaplandı.
       Bizler borcumuzu ödemeyeceğiz diye bir şey söylemiyoruz. Fakat bu yüksek tutarı yine yüksek taksitler halinde ödememiz mümkün değil. Kendi mesleklerinde çalışan arkadaşlar neyse ama bizler gibi işsiz veya asgari ücretle çalışan bir insanın üç ayda 400 milyonluk taksitleri ödemesi imkansız. Asgari ücretle ay sonunu zor getirirken üç ayda 400 milyon arttırmamızı nasıl bekliyorlar? Üniversite okuduk ta suç mu işledik. Eğitimli bir insan olup ülkemize hizmet etmek için bu paraları aldık. Bu işsizlik ortamında işsiz kalıp zaten cezalandırılmışken bir de bizi böyle mi cezalandırılmamız gerekiyor? Ödemelerimizi yapmazsak hacizle karşı karşıya kalacağımızı söylüyorlar. Daha alacakları ne kaldıysa...
       Cem Uzan ve diğer hortumcu ve devleti soyanların borçlarını ödemeleri için yirmi defa ödeme planı yapılırken onlara , "ödeyin de ne zaman ödeyin " denirken, yirmi otuz yıl vade verilirken, bizlere illaki 2 yıl içinde ödeyeceksiniz "ödemezseniz haciz gelir" denmesinin insani ve adaletli bir tarafı var mıdır?
      Avrupa Birliğine girecek olan Türkiye'nin eğitim seviyesinin yükseltilmesi gerektiği sürekli tekrarlanırken, bu yapılan uygulama eğitime vurulan bir darbe değil midir? Bu ülkede üniversite mezunu insana ve eğitime verilen değer bu kadar mıdır? Bu süreçte eğitime daha çok önem verilmesi gerekirken, eğitim için daha çok pay ayrılması gerekirken, eğitimli insanlara ihtiyaç duyulurken, bu yapılanlar Avrupa Birliği projesine ters düşmüyor mu?
      Devlet dün bizlere el verirken şimdi kafamızı kesmek istiyor. Bizler ne hortumcuyuz ne de devleti soymaya çalışıyoruz. İsteğimiz borçlarımızın şimdiki  düşük beyaz eşya endeksi üzerinden hesaplanması ve makul taksitlerle ödemenin bölünmesidir.
     Şu anda Kredi yurtlar kurumu parasını tahsil edemediğini söylüyor. Bu imkansızlıklar içinde 400 milyonu kimse ödeyemez tabii ki. Üç ayda  bir yüz milyonluk taksitler halinde borcumuzu makul taksitlere bölseler  hiç bir tahsilat sıkıntısı da yaşamazlar. Bizlerde zor duruma düşmeyiz. Eğer bu konuda bir çalışma yapılacaksa sadece çalışmayan arkadaşlar için değil, bizler gibi asgari ücretle geçinmeye çalışanları da içine alacak bir düzenleme yapılmasını umut ediyoruz.
       Bu memlekette derdimizi dinleyen kimseyi bulamıyoruz. SAYGILARIMLA, derdimize  derman, sesimize tercüman olmanız dileğiyle...

ALİ ÖZLÜ 
TAŞLIK İ.Ö.O 
GÖRELE-GİRESUN
aozlu@mynet.com