TEDAVİ KATILIM PAYLARINDA YAŞANACAK SORUNLAR
Katılım Payının Aylıklardan Kesilmesinin İlk Uygulamanın Başlangıcı

Bilindiği gibi 4611 sayılı 2001 Mali Yılı Bütçe Kanunun 14’üncü maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden ilaç Katılım Paylarının Aylıklardan Kesilmek Suretiyle Tahsili Uygulamasına, 01.09.2001 tarihinden itibaren pilot uygulama yeri olarak seçilen Antalya, Giresun ve Tekirdağ illerinde başlamıştır. Daha sonrada bu uygulama 27.12.2002 tarih ve 590 sıra No’lu Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Tebliği ile 01.01.2003 tarihinden itibaren ülke geneline yaygınlaştırılmıştır.

Muhasebat Genel Müdürlüğünün 6 sıra Nolu Genel Tenliğinde Tedavi giderlerinden tasarruf sağlamak amacıyla; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 209’uncu ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri iç Hizmet Kanunun 66’ıncı maddesinde belirtilen ilaç katılım payları, belirlenen usul ve esaslara göre maaşlardan kesilmek suretiyle tahsil edileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, ilaç katılım payının memurdan peşin tahsil edilmesi uygulamasında eczacının bu payı almaktan vazgeçmesi, yani memur lehine ilaç fiyatında indirime gitmenin de gerçekte haksız rekabet oluşturduğu, dolayısıyla %20’lik ilaç katılım payını memurdan almaktan vazgeçen yani ilaç fiyatında indirime giden eczacıları bu tutarı almaya zorlanmışlardır.

Kamu yararı ve serbest piyasa kurallarıyla bağdaştırmanın mümkün olmadığı, ilaç fiyatlarında indirimi önlemenin monopolist fiyat belirleme anlamına geldiği, bunun da sosyal maliyetinin yüksek olduğu unutulmuştur.

Muayene Katılım Payı

Kapsama dâhil kişilerin sağlık kurumlarındaki ayakta tedavilerinde, hekim ve diş hekimi muayenelerinden katılım payı alınacaktır.

İkinci basamak resmi sağlık kurumlarında 3 TL,

Eğitim Araştırma hastanesinde 4 TL,

Üniversite Hastanesinde 6 TL,

Özel Sağlık kurum ve kuruluşlarında 10 TL,

Olarak uygulanır.

Birinci basamak sağlık kuruluşlarında yapılan muayene ile aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde aile hekimi muayenelerinden katılım payı alınmayacaktır. Muayene katılım payının tahsili kurumları tarafından çalışanların aylık ve ücretlerinden kesilmek suretiyle tahsil edilecektir. Muayene katılım payı, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen tedavi faturaları esas alınarak tahsil edilecektir. Bu amaçla, kurumların harcama birimleri bu tebliğe ekli Muayene Katılım Payı Formunu (Ek-1) düzenleyeceklerdir. Kurumlar, Sağlık kurum ve kuruluşları tarafından gönderilen tedavi faturalarına göre katılım payı tutarlarını takip eden aybaşında ödenecek olan aylıktan kesilmek üzere gerekli tahakkuk işlemlerini yapacaklardır. Harcama birimlerinde aylıkların tahakkukunu yapmakla görevli birimlerce muayene katılım paylarına ilişkin tutarlar bordronun kesintiler sütununda gösterilecek ve Muayene Katılım Payı Listesi aylıklara ilişkin ödeme belgeleriyle birlikte muhasebe birimine gönderilecektir. Katılım payı, hasta adına düzenlenen tedavi faturasında yer alan her bir poliklinik muayene ücreti için ayrı ayrı hesaplanacaktır. Acil poliklinik muayene ücretinden katılım payı alınmayacaktır. Poliklinik muayene ücretinin yer almadığı sadece tanıya dayalı işlem fiyatının yer aldığı faturalardan bir tane katılım payı alınacaktır.

Kamu görevlilerinin aylıklarından her ay için yapılacak kesinti miktarı on altı yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücretin bir aylık brüt tutarının % 20’sini geçmeyecektir.

Brüt asgari ücret ilk altı ay için 666 TL, ikinci altı ay için 693 TL olarak belirlenmiştir.

01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 133,20 TL

01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 138,60 TL

Kesinti yapılacak katılım payının bu miktarı aşması halinde, kalan tutarlar kamu görevlisinin sonraki aylardaki aylıklardan kesilmeye devam edilecektir.

Muayene katılım paylarına ilişkin yersiz bir kesintinin yapılıp yapılmadığının tespiti açısından kamu görevlisinin talebi halinde maaş mutemetlerince gerekli bilgi verilecektir. Yersiz kesintinin tespiti halinde gerekli işlemler idaresi nezdinde yapılacaktır. 01.01.2009 tarihinden itibaren sağlanan tedavilere bağlı olarak düzenlenen tedavi faturaları esas alınarak hesaplanacaktır.

Tıbbi Malzeme Katılım Payı

Protez, Ortez ve tıbbi malzemeler için; %20 oranında katılım payı alınacaktır. Katılım payı, kurum tarafından ödemeye esas olarak alınan tutar üzerinden hesaplanacaktır.

Tıbbi malzeme için alınacak katılım payının tutarı tıbbi malzemenin alındığı tarihteki brüt asgari ücretin yüzde yetmiş beşini geçemez.

Brüt asgari ücret ilk altı ay için 666 TL, ikinci altı ay için 693 TL olarak belirlenmiştir.

01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 499,50TL

01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 519,75 TL

Yüzde yetmiş beşlik üst sınırın hesaplanmasında her bir Protez, ortez veya tıbbi malzeme bağımsız olarak değerlendirilecektir.

Tıbbi malzeme bedelinin harcama birimlerince sağlık kurum ve kuruluşlarına ödenmesi halinde, sağlık kurumu kuruluşlarınca tahsil edilen katılım payı tutarı kadar eksik ödeme yapılacak ve katılım payı tutarı ödeme belgesi üzerinde gösterilecektir. Tıbbi malzeme bedelinin harcama birimleri tarafından hak sahiplerine ödenmesi halinde katılım payı, katılım payı tutarı kadar ilgililerine eksik ödeme yapılarak tahsil edilecektir. Bu durumda katılım payı tutarı ödeme belgesi üzerinde gösterilecektir.

Katılım Payı Alınacak Tıbbi Malzemeler

Gözlük cam ve çerçeveleri,

Ağız Protezleri,

Vücut dışı kullanılan Protezler ve ortezler,

( c ) bendi dışında kalan ve sağlık raporunda (yatarak tedavilerde sağlık raporu veya epikrizde) hayati öneme haiz olduğu belirtilmeyen; iyileştirme araç ve gereçleri ile Protez ve ortezler.

Vücut dışı kullanılan ve Tedavi Tebliği eki 5/C listesinde yer alan Protez ve ortezler ile diğer vücut dışı kullanılan protez ve ortezlerden katılım payı kesilecek.5/A listesinde yer alan tıbbi malzemelerden katılım payı kesilmeyecektir.

Gözlük bedelinin kurumlar tarafından hak sahiplerine ödenmesi halinde, katılım payının tutarı kadar ilgililere eksik ödeme yapılacaktır. Gözlük bedelinin kurumlar tarafından optisyenlik müessesine ödenmesi halinde, katılım payı tutarı optisyen tarafından ilgiliden tahsil edilir. Kurum tarafından katılım payı tutarı kadar optisyene eksik ödeme yapılır.

Resmi, Sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan ağız Protezinin katılım payları, sağlık kurumu ve kuruluşları tarafından ilgililerden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilen katılım payı tutarı kadar hak sahibinin kurumu tarafından sağlık kurumu ve kuruluşlarına eksik ödeme yapılır.

Tedavi Tebliğinin 5.32’inci maddesinde belirtilen esaslara göre yapılan sevkler üzerine özel sağlık kurum ve kuruluşları ile serbest diş hekimlerinde yapılan ağız Protezinin katılım payı, tedavi bedelinin ödemesi aşamasında kurumlar tarafından hak sahibine katılım payı tutarı kadar eksik ödeme yapılarak tahsil edilecektir.

Vücut dışı kullanılan ve hak sahiplerinin kendileri tarafından temin edilen Protez ve ortezlerden alınması gereken katılım payı, Protez ve ortez bedelinin ödenmesi aşamasında kurumları tarafından katılım payı tutarında eksik ödeme yapılmak suretiyle hak sahiplerinden tahsil edilir. Vücut dışı kullanılan ve sağlık kurumu ve kuruluşları tarafından temin edilerek hastanelere kullanılan Protez ve ortezlerden alınması gereken katılım payı, sağlık kurum ve kuruluşu tarafından hak sahibinden tahsil edilir. Tahsil edilen katılım payı tutarı kadar hak sahibinin kurumu tarafından sağlık kurum ve kuruluşlarına eksik ödeme yapılır.

Yardımcı Üreme Yöntemi Katılım Payları

Birinci denemede %30

İkinci denemede %25

Embriyo dondurma (Freezing) işlemi için %30 oranında katılım payı alınacaktır:

Yardımcı üreme yöntemi için alınacak katılım payı, yardımcı üreme yöntemi tedavisinin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu tarafından ilgililerden tahsil edilir. İlgilinin kurumu tarafından sağlık kurum ve kuruluşuna katılım payı tutarı kadar eksik ödeme yapılır.

Kamu personeli ve aile fertlerinin muayene katılım payı tutarı ilgililerin aylıklarının ödenmesine ilişkin düzenlenen ödeme belgesinden yer aldığından bütçe hesaplarına kaydı sağlanacaktır.

Değerlendirme

1 ) Yönetmeliğin 7.1 Kamu personeli ve aile fertlerinin katılım payının tahsili başlıklı açıklamalarda bahsedilen “Poliklinik muayene ücretinin yer almadığı sadece tanıya dayalı işlem fiyatının yer aldığı faturalardan bir tane katılım payı alınacaktır.” İfadesinde tanıya dayalı işlemin ne olduğu, faturalardan bir tane katılım alınacağı, bu alınacak faturanın hangi zaman dilimindeki faturaları kapsayacağı, aynı hastanenin faturaları mı yoksa diğer hastanelerin faturalarının da bu istisnadan yararlanacağı konuları açıkça yazılmadığından, katılım payını kesecek kurumlar sıkıntı yaşanacaktır.

2 ) Yönetmelikte naklen başka yere atanma, istifa, ölüm ve emeklilik suretiyle görevden ayrılan memurların katılım paylarının nasıl tahsil edileceğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmayarak bu konuda tahsilâtı yapacak kurumlar sıkıntı yaşayacaklardır.

3 ) Muayene katılım payları kamu görevlilerinin aylıklarından her ay için yapılacak kesinti miktarı on altı yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücretin bir aylık brüt tutarının %20’sini geçemeyeceğine, geçmesi halinde aşan kısmını bir sonraki aylarda kesilmek suretiyle tahsil edileceği belirtilmektedir.

Memurlar ve memurların Bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kesilen muayene katılım ücretlerinin, takip edilebilmesi için, her memura ait bir takip kartı açılıp, hangi tarihte, hangi hastaneye gidildiğinin ve hangi faturaya karşı kaç paranın tahsil edileceğinin tek tek kartlara işlenip, aybaşında kesilmesi, kesilmeyip aşan kısmında, bakiye olarak bir sonraki ayda kesilmek üzere bekletilmesi gerekir. Hem yapılan kesintinin tahsilinin kontrolü yapılması, hem de memurun bu konuda bir talebi olduğunda kendisine ayrıntılı bir döküm verilebilmesi için böyle bir kayıt düzenin konması gerekmektedir. Böyle bir düzenleme yapmak hem zaman, hem de emek isteyen bir iş olup, her kurumun bu iş için ayrı bir eleman çalıştırması gerekmektedir.

Bu konunun çözümüne yönelik öneri olarak Say 2000i programının içinde buna yönelik bir modül açılarak, bu bilgiler oraya girilip isteyenlerinde kendi katılım paylarını burada ayrıntılı olarak görmeleri sağlanabilir. Yoksa kurumların bunu kendi imkânları ile yapmaları çok büyük bir emek ve zaman ayırmaları gerekmektedir.

4 ) Muayene katılım payı kesilmesi uygulaması memurlar ile kurumları her ay karşı karşıya getirerek, sürekli maaştan kesilen bu kesintilerin açılımı istenecektir.

5 ) Memurların aylık ödemeleri yapılmadan önce her ay muayene katılım payı ücretleri say 2000i sistemindeki Maaş modülünden her personelin muayene katılım payı kesintileri tek tek girilmesi gerekmektedir. Memur sayısının kalabalık olduğu kurumlarda bunların bilgi girişleri uzun bir zaman alacak ve çok dikkatli olunması gerekecektir. Bu işlemlerin her ay tekrarlanan işlemler olduğu düşünüldüğünde, ne kadar büyük bir iş yük getirdiği daha iyi anlaşılacaktır. Yapılabilecek en ufak bir yanlış bilgi girişi, o ay kişinin eksik maaş almasına neden olacaktır.

Hastane faturaları ve ilaç reçetelerinin Medula sistemi üzerinden yapıldığı düşünüldüğünde, medula sistemi içinde gerek kurumların gerekse çalışanların bilgileri mevcut olduğu düşünülmektedir. Medula sistemine dâhil hastane ve sağlık kuruluşlarında kesilen faturalar ayıklanıp hastaların çalıştığı kuruma gönderilmektedir. Bu işlemi yaparken sağlık kuruluşlarının tebliğde istenen Ek-1 formunun otomatik olarak doldurulması ve bu doldurulan formların ilgi kamu kurumlarına internet ortamında gönderilmesi sağlandığında, hem kurumların tekrar veri girişleri önlenecek, hem de kontrolünün yapılması sağlanacaktır. Kişilerin bilgi girişlerinin bu şekilde kurumlara verilmesi tekrar girişlerin yapılmasını önleyecek, bu listelerin bir örneğini kurumların muhasebe yetkilerine gönderilirse ve bu kesintilerin kurum bazında alt hesap açılarak muhasebe kayıtlarına alınırsa, kurumlardan tahsil edildiğinde zamanında ve doğru kesilip kesilmediğinin kontrolü sağlanacaktır.

6 ) Kurumlara gelen muayene faturalarının doğru girilip girilmediğini denetleyecek bir mekanizma oluşturulmamış ve tamamen kurumların inisiyatifine bırakılmıştır. Diğer yandan bu medula sistemi ile gönderilen muayene katılım payı listesi Ek-1 direk say 2001i maaş programına gönderilip programda asgari ücretin %20’sini aşan kısmının kesilmeyip bir daha ki ayda kesilmek üzere hem bordoda gösterilmesi sağlanıp hem de bilgi kütüklerinde saklanıp bir sonraki ay tekrar güncellenerek kesilmesi sağlanmalıdır. Böyle bir uygulama muayene katılım paylarını otomatik bir şekilde kesilmesini sağlayacak ve kurumların inisiyatifinden çıkarılarak otomasyon sağlanacaktır. Kurumlar sadece bunlarının doğru kişiden ve doğru kesilip kesilmediğini kontrolünü sağlayarak düzeltilmesi için sistemden girip düzeltilmesini sağlayacaktır. Böyle bir uygulamaya gidilmesi iş yükü azalacak ve faturaların tahsili kurumların inisiyatifinden kurt ulunacaktır.

7 ) Tıbbi Malzeme alımlarında Malzemenin %80’ni Kurumdan, %20’si Kişilerden alınacaktır. Kişilerden kesilecek %20’si için alınacak katılım payının tutarı tıbbi malzemenin alındığı tarihteki brüt asgari ücretin yüzde yetmiş beşini geçmeyeceği belirtilerek asgari ücretin %75’in üstünde olan kısmı tıbbi malzeme satan firma veya kuruma ödenmeyeceği belirtilmektedir. Böyle bir uygulama tıbbi malzeme satan firma veya kuruma senin malını fiyatının %80’ini ödüyorum geriye kalan kısmını da asgari ücretin %75’i olarak hastadan alacaksın sonra kalan kısmına karışmam demektir. Böyle bir anlayış ticari hayatta olmaması gereken bir davranıştır. Tıbbi malzeme satan firmaları zora koşmaktır. Onların belirlediği fiyata güvenmemektir. Eczanelerin memurlardan %20 ilaç katkı paylarını almamalarını haksız rekabet ortamı yaratıldığı düşüncesiyle engelleyip maaşlarından kesilmesini zorlarken, tıbbi malzeme fiyatını belirlemesi, rekabet ortamını bozmak sayılmıyor. Tıbbi malzeme satan firmalar veya kurumlar mallarını Hasta katılım payına konan %75’lik kısıtlamaya uymayıp o fiyattan satmak istemezlerse ne olacağı konusunda ne gibi bir yaptırım uygulanacağı konusunda hiçbir açıklama bulunmamakta. Hasta ile tıbbi malzeme satan kurumu karşı karşıya bırakarak belirsiz bir ortam yaratılmaktadır. Bu belirsiz ortamın yaratılmaması ve firmaların hastadan alınacak olan katılım payına razı olduklarını ve haksız bir uygulamanın olmaması için tıpkı ilaç katılım payı gibi bunlarında maaşlardan kesilmek suretiyle yapılması gerekir. Yâda tıbbi malzeme katılıp payı alınması uygulamasından vaaz geçilmesi gerekir. Aksi halde bunun kontrolü çok güç olacaktır.

8 ) Protez, ortez ve tıbbi malzeme bedeli; kapsam maddesinin (a) bendinde sayılanlardan %20 oranında, (b) bendinde sayılanlardan %10 katılım payı alınmasına asgari ücretin %75’ini geçmeyeceğine ilişkin üst sınır getirilmiştir. Bu üst sınırın getirilme gerekçesi çalışanları korumaktır. Amaç çalışanları korumaksa neden ilaç, Muayene ve Üreme Yöntemleri uygulamasına ilişkin katılım paylarına da aynı oranda üst sınırlama getirilmediği anlaşılamamıştır.

9 ) Tıbbi malzeme ağız protezleri vücut dışı kullanılan Protez ve ortezler ve yardımcı üreme yöntemi katılım payları belirlenen oranlarda tedavisinin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu tarafından ilgililerden tahsil edilir ilgilinin kurumu tarafından sağlık kurumu ve kuruluşuna katılım payının tutarı kadar eksik ödeme yapılır.

Bedelin kurumlar tarafından hak sahiplerine ödenmesi halinde katılım payının tutarı kadar ilgilere eksik ödeme yapılacaktır.

Daha önce memurlardan ilaç katılım payı alınmadığı ve böylece eczaneler arasında haksız rekabete neden oldukları ileri sürülerek % 20 ilaç katılım paylarının eczacılar adına emanetler hesabına alınması ve bu hesaplardan eczanelere ay sonunda ödenmesine geçilmişti.

Geçmişteki ilaç katılım paylarının ödenmesinde uygulanan aynı sistem şimdi tekrar Gözlük, Ağız Protezleri vücut dışı kullanılan Protez ve ortez ve yardımcı üreme yöntemi paylarına uygulanarak tekrar aynı uygulamaya geri dönülmüştür.

İlaç katılım paylarında memurlardan peşin surette tahsil edilmesi uygulamasında eczacının bu payı almaktan vazgeçerek haksız rekabet ortamı yarattığı söylenen şeyler, tıbbi malzeme ve yardımcı üreme yöntemi katılım paylarında yaşanmayacak mı? Güçlü ve büyük firmalar bu payları almayarak küçük ölçekli firmaları zorlamayacaklar mı?

10 ) Var olan uygulamada ilaç katılım paylarından eskisi gibi uygulamaya devam ederek hem %20 ilaç katılım paylarının eczacılar adına emanetler hesabına alınması, bu hesaplardan eczanelere ay sonunda ödenmesi, hem kırtasiye giderlerinin artması, hem de say 2000i sisteminde yoğunluğa neden olmaktadır. Özellikle eczane bazında tek tek girişler ve emanetler hesabından çıkışlar ürettiği raporlarla say 2000i zorlamaktadır.

11) Diğer taraftan, ilaç katılım payının memurlardan peşin surette tahsil edilmesi uygulamasında eczacının bu payı almaktan vazgeçmesi yani memur lehine ilaç fiyatında indirime gitmesinin de gerçekte haksız rekabet oluşturmadığı düşünülmektedir. Dolayısıyla %20’lik ilaç katılım payını memurdan almaktan vazgeçen yani ilaç fiyatında indirime giden eczacıları bu tutarı almaya zorlamanın kamu yararı ve serbest piyasa kurallarıyla bağdaştırmanın mümkün olmadığı, ilaç fiyatlarında indirimi önlemenin monopolist fiyat belirleme anlamına geldiği, bunun da sosyal maliyetlerinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.

12 ) Çalışanların yegâne geliri ve geçim kaynağı olan ücretleridir. Diğer yandan insan hakları evrensel bildirgesinin 23’üncü maddesinde “herkesin, hiçbir fark gözetmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı olduğu… Çalışan herkesin kendinse ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü toplumsal koruma yoluyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücret hakkı vardır.” İlkesi yer almıştır. 1976’da yürürlüğe giren insan hakları sözleşmesinin 7’inci maddesinde de “Herhangi bir ayırım söz konusu olmaksızın, eşit değerdeki iş için eşit ve adil bir ücret ve gelir sağlanması” ve “bu sözleşmenin hükümlerine uygun olarak çalışanlar, kendileri ve aileleri için kabul edilebilir bir yaşam sağlayacak gelire sahip olacaktır.” Hükmü yer almıştır. Bir diğer uluslara sı metin olan Avrupa Toplumsal Temel Yasasında da devletin çalışanlara ve ailelerine kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecekleri bir gelir sağlayacakları ve eşit değerdeki işler için eşit ücret ödemesi gerektiği ilkeleri kabul edilmiştir. 7.11.1982 tarihli ve 2701 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “ücrette adalet sağlaması” başlıklı 55’inci maddesinde de “ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.” Hükmü yer almaktadır.

Çalışanların maaşlarından birbirinden bağımsız olarak, icra kesintisi, nafaka borcu, ilaç katılım payı, kurumun yersiz ödeme sonucu fazla ödenen paraların 60 gün içinde geri alınması ve en son uygulamaya konulan muayene katılım payı kesintileri olarak sayabiliriz. Bütün bu kesintilerin her biri ayrı ve birbirinden bağımsız olarak hesap edilip aynı ayda maaş bordolarından kesilebileceğinden bu kesintileri olan memurlar bazı aylarda maaş alamayabileceklerdir. Son yapılan katılım payı düzenlemeleriyle daha fazla çalışanın aylıklarının tamamı kesintisi yaşayabileceği bir durum haline gelebilecektir. Hele hele ileride ilaç katılım paylarında olduğu gibi, tıbbi malzeme ve yardımcı üreme tedavi katılım payları kesintilerinin %20 kişi paylarının da mahsup edilmeyip kişilerin maaşlarından kesilerek yapıldığında çoğu memur maaş almadan yaşamaya çalışacaktır. Böyle bir durumda İnsan hakları evrensel bildirgesine ve sözleşmesine aykırı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer taraftan Borçlar Kanunumuzda maaşların ancak dörtte biri kesilebileceği kuralını getirerek bu sözleşmelere uymuştur. İlaç Katılım payının maaşlardan kesilmesi ile başlayan ve şimdide muayene katılım ücretlerinin kesilmesiyle devam eden bu uygulamalar Hukuk sistemimizin getirdiği bu kurala aykırı olarak uygulanmaktadır. Çalışanların maaşlarından bütün kesintilerin toplamı olarak ancak dörtte biri kesilmesi gerekmektedir. Yoksa çalışanların insan gibi yaşamaları için gerekli ücretleri olamayacaktır.

Sonuç:

Yapılan bütün bu değerlendirmelerden sonra söz konusu uygulamanın,

Beklenen yararın ve tassa rufun yapılamayacağı,

Say 2000i sisteminde yoğunluğa ve buna bağlı olarak hatalara ve yavaşlamaya neden olacağı,

Saymanlıklarda zaman ve emek maliyetine yol açacağı ve Saymanlığın ve Kurumların asıl faaliyetlerini yerine getirmesine engel teşkil edeceği,

Maaş ödeme sürecinde kırtasiyeciliği ve işlem sayısını azaltmayı hedefleyen maaş otomasyon sistemine icra kesintilerinde olduğu gibi yük getireceği,

Yönetmeliğin bu haliyle bir kaos ortamı yaratacağı,

Düşünülmektedir.

KAYNAKÇA

Ahmet Arslan Muhasebat Kontrolörü “İlaç Katılım Paylarının Aylıklardan Kesilmek Suretiyle Tahsiline İlişkin Uygulamanın Değerlendirmesi” başlıklı Mali Kılavuz Dergisinin 33. Sayısında Yayınlanan Makalesi

Ferhat Aydoğdu Devlet Bütçe Uzmanı “Mevcut Maaş Sistemi ve 1990 sonrası Personel Giderlerinin Bütçe ile İlişkisi” adlı Araştırma Raporu Ankara Nisan 2005

Fatma Köksal Dokuz Eylül Üniversitesi Muhasebe Yetkilisi “Tedavi Katılım Payı” Başlıklı Sunum notları


KAYNAK:MEMURLAR.NET