BU SKANDALLARA KİM SON VERECEK?
Milli Eğitim Bakanlığı,14/11/2007 tarih ve 71969 sayılı yazı ile, “valiliklerin mahkeme kararı doğrultusunda işlem yapmasını ve yapılacak işlemler sebebiyle, eğitim ve öğretimin olumsuz etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını” istedi.

Bu durumda binlerce yöneticinin atamaları iptal edilerek, yerlerine vekaleten atamalar yapılacak. Mevzuat gereği, okul müdürlüğüne vekaleten görevlendirme yapılırken, varsa müdür baş yardımcısı, yoksa müdür yardımcısı veya okulun kıdemli öğretmenlerine vekaleten görev verilebilecek. Okul dışından atamalar, mahkeme kararlarına ve mevzuata aykırıdır. Eğitim çalışanlarının yakından bildiği üzere, okul dışından vekaletle görevlendirmeye imkan sağlayan 2003/70 nolu MEB Genelgesi de, Danıştay tarafından iptal edilmişti. Dolayısıyla, okul dışından yapılacak vekaletlen görevlendirmeler mahkeme kararını işlevsiz bırakacağı için yeni bir hukuki problem doğuracaktır.

Bütün bu gerçekler ışığında, MEB’in, yapılan  uyarıları gözardı ederek çıkardığı hukuksuz yönetmeliklerin eğitim öğretimimizi büyük bir kaosa sürüklediği aşikardır. Binlerce yöneticinin görevlendirmelerinin iptali, geriye doğru bir görev değişikliğini gerektirecek ve okulların norm kadroları da bundan etkilenecektir. Yöneticilerin görevlendirmelerinin iptali, bu sebeple, öğretmenleri de ilgilendirmektedir. Bu, en baştaki domino taşının devrilmesinin yarattığı etkiyi yaratacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı, bizzat kendisinin neden olduğu bu probleme yönelik bir yeni genelge çıkararak, yöneticilik iptali sebebiyle oluşabilecek,  norm kadro değişikliklerine çözüm bulmalı ve öğretmenlerin bu durumdan rahatsızlık duymasının önüne geçmelidir.

Her zaman olduğu gibi, Sayın Hüseyin ÇELİK, ortaya çıkardığı bu skandalın sorumluluğunu üstlenmeyecektir. Binlerce yöneticinin, yöneticilik görevlerinin iptali sebebiyle yaşayacağı travma, statü kaybı Sayın Bakanı ve avanesini üzmeyecektir, Sayın Başbakan, bu Milli Eğitim Bakanlığında neler  oluyor demeyecektir. Okullarımızın ve öğretmenlerimizin yaşayacağı sıkıntılar, eğitim ve öğretimin bu durumdan olumsuz etkilenmesi de, maalesef hiç bir üst düzey yetkiliyi tedbir almaya yönlendirmeyecektir. Sadece, eğitim çalışanları, bu gerçekleri yıllardır en acı şekilde bilmekte ve yaşamaktadır.

Türk Eğitim Sen olarak, sayın Başbakan ve Hüseyin ÇELİK’ten, artık, şunları bekliyoruz. Şeffaf, liyakati ve beceriyi öne alan ve hak edenin yönetici olmasını sağlayacak, bir yönetici atama yönetmeliğini derhal çıkarın, bir an önce “vekaletle yönetme” devrine son verin. Bir sendikanın, beş yıldır, üye kapmak adına, yöneticilik makamlarını satmasına, insanlara, makam karşılığı kendinizi bize pazarlayın, demelerine dur deyin. Türk Eğitim Sen’in, yönetici atama yönetmeliği konusunda sunduğu talepleri bir an önce uygulamaya geçirin. Ve, şunu artık görün; bu olumsuz uygulamalarınız, hem öğretmenlerimizi, hem de eğitim sistemimizi patlama noktasına getirdi. Beraber yönetme alışkanlığını kazanmadığınız ve şeffaf olmadığınız sürece, yaşadığımız bu problemler artarak devam edecektir.

Milli Eğitim Bakanlığının kusuru sadece yönetici atama yönetmeliği ile ilgili değildir. Maalesef ülke genelinde atanan 571 adet şefin de görevine yargı tarafından son verilmiştir. Sendika olarak; “Bu uygulamanız yargıdan döner, hem atananları hem de Milli Eğitim Bakanlığını zor durumda bırakırsınız.” Dememize rağmen, kulak verilmemiştir. Yani binlerce okul müdürü, müdür başyardımcısı, müdür yardımcısı ve 571 adet şef eski görevlerine dönmek zorunda kalacaktır. Bu ayıp, doğrudan doğruya Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’e aittir. Bu skandal  olaylar yaşanırken hiç bir tedbir almayan, sayın Başbakan da, en az Hüseyin ÇELİK kadar sorumludur.

Türk Eğitim Sen olarak, yaşanan bu olumsuzlukların gerek iktidar partisine gerekse muhalefet partilerine ait milletvekillerimiz tarafından dile getirilmesini istiyoruz. Çünkü, bu yaşananlar, “benim adamım tarafından yapılmış küçük hatalardır” denilemeyecek kadar büyüktür. Cumhuriyet tarihi boyunca, eğitim camiası, bu çapta bir rezalet yaşamamıştır.Türk eğitim sistemi bu hukuksuz uygulamaları taşıyamayacak bir noktaya getirilmiştir.