MEB DEMOKRATİK(!) BİR YAKLAŞIM GÖSTERİYOR. TABİ YERSENİZ...
Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı il milli eğitim müdürlüklerinden " İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri ve okul yönetimleri tarafından sevk evrakının sağlık kuruluşlarında işlem görüp görmediğinin titizlikle takip edilmesini, eğitim ve öğretimi aksatanlar hakkında yasal işlem yapılmasını" istemişti.

25 Nisan 2007 tarihinde sevk eylemi sebebiyle ancak inceleme başlatılabilir.  Soruşturma ve ceza yaptırımına karar verilemez. Çünkü hasta olmak insanın doğasında vardır ve sevk alınarak gidilen sağlık kuruluşunda işlem yaptırmak bunun delilidir. Dolayısıyla bu konuda bir soruşturma açılması bunun sonucunda bir ceza verilmesi söz konusu değildir.

Kaldı ki; Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü 24.04.2007 tarih 23741 sayılı yazılarıyla 25 Nisan 2007 tarihinde yapılacak sevk eylemine katılacak öğretmenlerle ilgili resmi bir açıklama yayınlayarak il milli eğitim müdürlüklerinden " İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri ve okul yönetimleri tarafından sevk evrakının sağlık kuruluşlarında işlem görüp görmediğinin titizlikle takip edilmesini, eğitim ve öğretimi aksatanlar hakkında yasal işlem yapılmasını" istemiştir. Yani sevk alanların değil eğitim öğretimi aksatanların hakkında yasal işlem yapılmasını istemiştir. Milli Eğitim Bakanlığının kendi yayınladığı yazıya göre de soruşturma açılmasına imkân yoktur.

Her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 125/C-b maddesi gereği özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmışsa da, sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak mali, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerin korunması için 25 Nisan 2007 tarihinde demokratik ve sendikal haklar kullanılmıştır.

Bu anlamda 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar Kanunu “Madde-18 (Değişik:06/07/2004-25514 S.Resmi Gazete,5198/3.md.) “ Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevlerine son verilemez……” denilmektedir.

Gerek ilgili yasalar, gerekse yerleşmiş Danıştay içtihatları gereği sendikal faaliyetten dolayı her hangi bir ceza yaptırımı uygulanamaz.

Danıştay Onikinci Dairesinin ve Mersin İdare Mahkemesi’nin kararlarına göre sendikanın aldığı karar uyarınca işe gelmeyen memura disiplin cezası verilmesi 4688 sayılı Kanuna ve uluslararası sözleşmelere aykırı görülmüştür.

Örneğin Türk Eğitim Sen Genel Merkezinin 04/04/2007 tarih ve GSK.2007/010.217 sayılı “Eylem” konulu SENDİKA ÜYELERİNE YAPTIĞI ÇAĞRI üzerine gerçekleştirilmiştir.

T.C.MERSİN İDARE MAHKEMESİ’nin (Esas No: 2002–1295 Karar No:2003–813) kararında;

“Bakılan davada; davacının,  üyesi olduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntıların kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıların yine kamuoyuna anlatılarak desteğinin sağlanması amacıyla 1.I2. 2000 tarihinde yurt çapında gerçekleştirilen bir gün süreyle göreve gelmeme eylemine katıldığı anlaşılmakta olup, davacının sendikal faaliyet niteliğindeki söz konusu fiilin 657 sayılı Anayasanın 125/C-b maddesinde öngörülen izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmemek fiili kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda; davacının üzerine atılı olan özürsüz olarak bir gün göreve gelmeme fiilinin sübuta ermediği anlaşıldığından, söz konusu filinden dolayı 1/30 oranında aylık kesimi cezasıyla tecziyesi yolundaki islemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”

T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE’sinin (Esas No: 2004/4643 Karar No: 2005/313) kararında;

“Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği dolayısıyla 657 sayılı. Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.
Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.”

Bu kararlara göre bırakın sevk eylemine katılmayı 1 gün iş bırakılmasına sendikanın yetkili organlarınca karar alınması halinde ceza verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
T.C.
MERSİN
İDARE MAHKEMESİ
Esas No:
2002–1295
Karar No:2003–813
Davacı : Erdal Güven
Vekili: Av. Muhsin Özkale, İnönü Cad. Semih işhanı. Kat. 2 no: 61. ADANA
Davalı: Hatay Valiliği Hatay    
Davanın Özeti:
Tarsus Yeşilkuyu İlköğretim Okulu öğretmeni olan davacının daha önceki görev yeri olan Antakya Memduh Özkaya İlköğretim Okulunda iken 1.12.2000 gününde izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediği nedeniyle 1/30 oranında aylık kesimi cezasıyla tecziyesine ilişkin Hatay Valiliği II Milli Eğitim Müdürlüğünün 6.12. 2001 gün ve 2001/182 sayılı işleminin; üyesi olduğu sendikanın aldığı karara uyarak iş bırakma eylemine katıldığı, iç hukuk ve uluslar arası anlaşma hükümlerine göre sendika kararlarına uyularak eylem yapan memurlara ceza verilmemesi gerektiği, Türkiye’nin diğer illerinde de aynı eylemlerin yapılmasına karşın birkaç il dışında memurlara ceza verilmediği, bu durumun Anayasa'daki eşitlik ve adalet ilkesine aykin olduğu iddialarıyla iptali ile söz konusu işlem nedeniyle maaştan yapılan kesintinin yasal faiziyle ödenmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Davacının hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda, 1.12.2000 günü izinsiz ve özürsüz olarak göreve gelmediğinin tespit edildiği ve yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Mersin idare Mahkemesince gereği görüşüldü:
Dava; öğretmen olan davacının 1/30 oranında aylık kesimi cezasıyla tecziyesine ilişkin davalı idare işleminin iptali ile maaşından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 /C-b maddesinde; özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.       
Bakılan davada; davacının,  üyesi olduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntıların kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıların yine kamuoyuna anlatılarak desteğinin sağlanması amacıyla 1.I2. 2000 tarihinde yurt çapında gerçekleştirilen bir gün süreyle göreve gelmeme eylemine katıldığı anlaşılmakta olup, davacının sendikal faaliyet niteliğindeki söz konusu fiilin 657 sayılı Anayasanın 125/C-b maddesinde öngörülen izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmemek fiili kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda; davacının üzerine atılı olan özürsüz olarak bir gün göreve gelmeme fiilinin sübuta ermediği anlaşıldığından, söz konusu filinden dolayı 1/30 oranında aylık kesimi cezasıyla tecziyesi yolundaki islemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu edilen işlem nedeniyle davacının maaşından yapılan kesintinin davanın açıldığı 2.5.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece tazmin edilmesi Anayasal ve Yasal zorunluluktur.
Açıklanan nedenlerle;   dava konusu işlemin iptaline,  davacının maaşından yapılan kesintinin dava tarihi olan 2.5.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 32.920.000.TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen (KDV dâhil ) 177.000.000.TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 30.9.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
BAŞKAN                                                           
A.ihsan ŞAHİN                
33599                                                       
ÜYE
Mustafa GÜRSOY   
37836 
ÜYE
Mahmut ŞAHİN
38564

T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No :
2004/4643
Karar No : 2005/313
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): Ali Akiş
Vekili : Av.Bayram Nüzket, Peker Mah. Belediye Cad.64/1 MANİSA
Karşı Taraf : Salihli Kaymakamlığı
İstedin Özeti: Manisa İdare Mahkemesinin 24.9.2004 günlü, E:2004/451, K:2OÖ4/862 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen İncelenerek bozulması İsteminden ibarettir.
Savunmanın özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Safiye Coşkun
Düşüncesi : İdare Mahkemesince verilen Karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savası: Erkan Cantekin
Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen İncelenerek, bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir,
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince Işın gereği düşünüldü:
Öğretmen olarak görev yapan davacı, 11.12.2003 tarihinde özürsüz olarak bir gün göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Yasa'nın 125/C-b maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve aylıktan kesilen miktarın kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesi istemiyle dava açmıştır,
Manisa idare 'Mahkemesinin 24.9.2004 günlü, E:2004/451, K:2004/862 sayılı kararıyla; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin C/b bendinde; "özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek" fiilinin aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayıldığı, dosyasının incelenmesinden davacının üyesi bulunduğu sendika ve bu sendikanın bağlı olduğu konfederasyon kararı uyarınca 11.12.2003 tarihinde bir gün süre ile göreve gelmediğinin anlaşıldığı, hukuken geçerli sayılabilecek bir özrü olmaksızın iş saatleri içinde göreve gelmeyen davacının aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasında Türkiye'nin de imzaladığı Avrupa İnsan Hakları ve Temel özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme ile diğer İlgili milletlerarası sözleşmelere ve 4688 sayılı Kanunun 18. maddesi ile 657 sayılı Yasa'nın 125/C-b maddesine aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri, ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alman sendikal hakların kullanılması niteliğindeki eylemin disiplin cezasını gerektirmediğini öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını İstemektedir.
657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesinde, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan, üretimden gelen güçlerini kullanma çağırışına uyarak 11.12.2003 tarihinde göreve gelmediği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği dolayısıyla 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesi anlamında özürsüz olarak göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.
Bu durumda, disiplin suçu teşkil etmeyen eylem nedeniyle davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dâvanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz talebinin kabulü ile Manisa İdare Mahkemesince verilen 24.9.2004 günlü, E;2004/4515 K:2004/862 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 9.2.2005 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi,

Başkan Üye Üye Üye Üye
Gülsen Sabriye Yücel Kenan Zeynep
YENİŞEHİRLİ KÖPRÜLÜ IRMAK ATASOY KAVLAK
(X)

(X)KARŞI OY
Öğretmen olan davacının üyesi olduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara .uyarak yapılan eyleme katılmak için 11.12.2003 tarihinde göreve gelmemesi nedeniyle maaş kesimi cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle bozma yolundaki çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Kenan ATASOY
AÖ/11.2.2005

Yargılama Gideri :   
BH.                    :4.960.000TL.
KH.                    : 4.960.000.TL. 
Posta Gideri        : 23.000.000.TL.
Toplam              : 32.920.000.TL:         
ZÖ.1-3