GENEL BAŞKAN İSMAİL KONCUK`A `KAŞGARLI MAHMUT TÜRKLÜK ONUR ÖDÜLÜ` VERİLDİ.

Azerbaycan’da faaliyet gösteren Azerbaycan Türkiye Evi tarafından Genel Başkan İsmail KONCUK’a anlamlı bir ödül verildi.  Genel Başkan İsmail KONCUK, Türk tarihine, Türk Milletinin kültürel değerlerine sahip çıkan ve hizmet edenlere verilmek üzere düzenlenen “Kaşgarlı Mahmut Türklük Onur Ödülü” sahibi oldu. Azerbaycan Türkiye Evi tarafından 27 Mart 2015 Tarihinde Bakü’de düzenlenen bir törenle Genel Başkan İsmail KONCUK’a ödülü takdim edildi.

Ödül töreninin açılışında bir konuşma yapan Azerbaycan Türkiye Evi (ATEV) ve Azerbaycan Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Tenzile Rüstemhanlı, Türk Dünyasına uzun yıllar hizmet eden bilim adamlarına, Türk aydınlarına bundan sonra her yıl düzenlenen bir törenle “Kaşgarlı Mahmut Türklük Onur Ödülleri” verileceğini belirtti. Konuşmasında Bu yıl Türkiye’den; Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK, tarihçi Prof Dr. Tufan GÜNDÜZ,  sanatçı ve yazar Ahmet ŞAFAK, Kazakistan’dan yazar ve düşünür Muhtar ŞAHANOV, Rusya Federasyonu Yakutistan Cumhuriyeti’nden araştırmacı yazar Lyudmila YEQOROVA’ nın  ödüle layık görüldüğünü söyleyen Tenzile RÜSTEMHANLI, ATEV tarafından ödüle layık görülen beş kişinin hem yaptıkları işlerle, hem de ortaya koydukları eserlerle sadece kendi ülkelerine değil tüm Türk Dünyasına hizmet ettiklerini belirtti.

Ödüle layık görülen kişilere ödülleri ATEV yöneticileri ve törende hazır bulunan Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekilleri tarafından takdim edildi.

Genel Başkan İsmail KONCUK da ödül töreninde bir konuşma yaptı.

Azadlık şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz. Azadlık meydanında şehit olanları, Karabağ’da şehit düşenleri, Türklük davasını korumak adına bütün Türk coğrafyasında şehit olanları rahmetle anıyorum diyerek sözlerine başlayan Koncuk konuşmasında şunları kaydetti: “Onlar zillete katlanmadılar, ‘YA HAYAT YA ÖLÜM’ dediler. Bu ikisinin arası olmaz; arası teslimiyettir, şereften, namustan vazgeçmektir dediler. Milletin varlığı için canlarını kara toprağa verdiler” dedi.

Günümüzde Türkçe’nin edebiyat  dili olamayacağını iddia eden cahiller var maalesef.  Esasında bu cahiller Kaşgarlı Mahmut’un yüzyıllar önce yazdığı Divan-ı Lügati’t Türk’ün de bu cahillere atfen yazılmış olduğunu bilselerdi böyle cümleler kullanmazlardı.

Sayın Tenzile Rüstemhanlı ve Sabir Rüstemhanlı’ya ATEV’in yöneticilerine Kaşgarlı Mahmut ödüllerini geleneksel hale getirdikleri için teşekkürlerini sunarak konuşmasına devam eden Koncuk; “KAŞGARLI Mahmut’un adını yaşatmak son derece önemlidir. Günümüzde Türkçe’nin edebiyat dili olamayacağını iddia eden cahiller var maalesef.  Esasında bu cahiller Kaşgarlı Mahmut’un yüzyıllar önce yazdığı Divan-ı Lügati’t Türk’ün de bu cahillere atfen yazılmış olduğunu bilselerdi böyle cümleler kullanmazlardı. Divan-ı Lügati’t Türk’ün neden yazıldığını bilmeyen insanlar var. Maalesef ki bu insanların bir kısmı da yönetici vasfını taşımaktadırlar. Türkçe elbette edebi bir dildir. Bu edebi dille çok güzel eserler vermiş şairlerimiz vardır. İşte  Muhtar ŞAHANOV, Sabir RÜSTEMHANLI dünyaca ünlü şairlerimizdir.” dedi.

Ödülü almaktan gurur büyük  duyduğunu ifade eden Koncuk , “Ben inanıyorum ki, bu ödüle bizden çok daha layık, bilim insanları ve sanatçılar var. Ben kendi adıma almıyorum bu ödülü, Türk dünyasına hizmet eden tüm insanlar adına bu ödülü kabul etmek istiyorum. Elbette bir Türk evladı olarak, biz üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz ve getirmeliyiz. Meşrebimiz bunu bize emrediyor.” dedi.

Bizim için zaten Bakü’de Bişkek’ te olmanın Ankara’da olmaktan bir farkı yoktur.

Bakü’ de olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Koncuk, “Her geçen yıl büyüyen, gelişen, atılım yapan Türk dünyasının parlayan bir yıldızı olan Bakü’de olmaktan mutluluk duyuyorum. Bizim için zaten Bakü’te ya daBişkek’ te olmanın Ankara’da olmaktan hiç bir farkı yoktur. Biz bu şuurda olan insanlarız. Türk dünyası her alanda kendine gelmek zorundadır. Her alanda müştereklerini oluşturmak zorundadır. Emin olun ki, yaşanan problemleri birlikte oluşturacağımız ruhla aşabilmemiz çok daha kolay olacaktır. Mesele, bu ruhu taşıyan yöneticilerin Türk dünyasını yönetmesidir.

Biz kimseyi düşman ilan etmiyoruz. Ne Ermenileri düşman ilan edelim, ne de çocuklarımıza onları düşman olarak işaret edelim.  Ama geçmişte yaşadığımız sıkıntıları, ıstırapları evlatlarımıza anlatalım. 

Azerbaycan’ın bağımsız ve güçlü bir devlet olması bizim çok önemlidir. Bağımsızlıktan, müstakillikten asla vazgeçilemez. Biz kimseyi düşman ilan etmiyoruz. Ne Ermenileri düşman ilan edelim, ne de çocuklarımıza onları düşman olarak işaret edelim. Ama yaşadıklarımızı geçmişte yaşadığımız sıkıntıları, ıstırapları evlatlarımıza anlatalım. Bu şuuru onlara kazandıralım. Türk milletinin genlerinde  hiç kimseye düşman, kindar olmak yoktur. Bizim tarihimizde soykırım yoktur. Türk milletinin tarihi bizim açımızdan yüz akıdır. Ecdadımızın yaptığı her şeye kefiliz. Elbette karalar çalınacak, iftiralarla karşı karşıya kalacağız. Ama kimseye düşman olmayalım, sadece yapılanların farkında olalım.” dedi.