KARABÜK İL İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILDI

 

Genel Sekreter Musa AKKAŞ ile Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN,  28 Mart 2015 Cumartesi günü Karabük Şube Başkanlığı tarafından düzenlenen İşyeri Temsilcileri İstişare Toplantısına katıldılar.

Karabük Öğretmenevi’nde tertip edilen toplantı, Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu’nun açış konuşmasıyla başladı.

EBS İSİMLİ ÖRGÜT ŞOV PEŞİNDE!

Daha sonra söz alarak katılımcılara hitap eden Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip Geylan, gündemdeki sendikal gelişmelerle ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Üye çalışmaları ve Toplu Sözleşme sürecine dair görüşlerini dile getiren Geylan, halen sürdürülen Nöbet eylemi hakkında da değerlendirmede bulunarak şunları söyledi: “Malum olduğu üzere, uzun zamandır nöbet görevinin ücretlendirilmesi talebini gündemde tutmaya gayret ediyoruz. Daha önceleri defalarca konuyla ilgili girişimlerde bulunmuş, KİK ve Toplu Sözleşme taleplerimiz içerisinde masaya taşımış, dilekçe kampanyaları düzenlemiştik. Nihayetinde de talebimizi daha etkili bir şekilde gündeme getirebilmek için, ücret verilinceye kadar nöbet tutmama eylemi başlatmış bulunuyoruz. Dileriz ki, idareden, kısa sürede talebimize karşılık buluruz. Bakın hiçbir kamu kurumunda nöbet görevi karşılıksız yapılmamaktadır. Anayasamızın hükmü gereğince de angarya yasak olduğuna göre nöbet görevimizin ücretlendirilmesi isteğimizin ne derece doğal ve haklı bir talep olduğu görülecektir. Bu konuda tavrımızı tavizsiz sürdüreceğiz. Eğitim çalışanlarından beklentimiz de bu eylemimize yoğun bir katılımla ve istikrarla destek vermeleridir. Sendika görüntüsündeki bir örgütün dışında üç sendikanın ve yüzbinlerce çalışanın iştirak ettiği bir eylemin muhakkak netice alması gereklidir. Bunun da yolu eylemde süreklilik ve katılımın yoğun sağlanmasıdır. İnanıyorum ki, bu sürecin sonunda elde edeceğimiz kazanım, bundan sonraki sendikal faaliyetlerimiz için büyük bir motivasyon unsuru olacaktır. Bu noktada şu hususun da eğitim çalışanları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum: Bakın sendikalar ortaklaşa bir eylemlilik sürecine girmiş, fakat kendisine sendika diyen bir yapı adeta eylem kırıcılığı yapmakta, tabanının baskısıyla dostlar alış verişte görsün misali imza kampanyasıyla nöbete ücret talebini ortay koymaya çalışmakta. Çalışanların nöbet tutmamak için iş bıraktığı bir ortamda “imza toplama eylemi” yapmak ne mahir bir eylemdir(!) Sendikalar ve o sendikaların üyesi yüzbinlerce öğretmen elini taşın altına koyacak, yeri gelecek kraldan çok kralcı olan idarecilerle karşı karşıya gelecek, lüzumsuz münakaşalarla huzurunu feda edecek; fakat ebs isimli örgüt çıkacak orta oyunu oynayacak güya topladığı 350 bin imzayla KPDK toplantısında şov yapmaya kalkacak. Bakın buradan söylüyorum, yarın mesele çözüldüğünde yüzleri kızarmadan çıkacaklar “Nöbet görevine ücret ödenmesi kazanımını biz elde ettik” diyerek ortalıkta gezecekler. Sanki yıllardır yürütülen mücadelenin, kampanyaların, eylemlerin, nöbet tutmama eyleminin hiçbir anlamı yokmuşçasına! Sözleşmelilerin kadroya alınması başta olmak üzere onlarca kazanımı böyle yüzsüzce sahiplenmediler mi? Fakat artık eğitim çalışanlarının bu yalanlara, kandırmalara ve oyalamalara karnı tok. Herkes kimin ne yaptığını, çalışanların iradesinin nerelere nasıl pazarlandığını çok iyi görüyor.”

BİZ, KİMSENİN KÖLESİ, UŞAĞI VE EMİR ERİ OLMAYACAĞIZ.

Genel Sekreter Musa Akkaş da temsilcilere bir konuşma yaparak 4 Nisan eyleminin önemini vurguladı. 4 Nisan 2015 tarihinde kamu çalışanların haklarına sahip çıkmak için Ankara’da bir kez daha şaha kalkacağını söyleyen Akkaş, “Hiç kimsenin hiçbir makamın Cumhuriyet tarihi boyunca elde ettiğimiz en önemli kazanımımız olan iş güvencemize dokunmasın asla müsaade etmeyeceğiz. Bu ülke kimsenin istediği gibi at koşturacağı babasının çiftliği değildir. Birilerinin arzusu padişahlık, sultanlık olabilir, bazıları devlet memuru yerine parti memuru istiyor olabilir; fakat yok öyle yağma! Biz Türkiye Kamu-Sen olarak, kimsenin kölesi, uşağı ve emir eri olmayacağız. Birileri şahsiyetini, onurunu ve geleceğini siyasi iktidarın emrine peşkeş çekebilir; ama Türkiye Kamu-Sen’in her bir ferdi şahsiyetini koruyarak, onurlu duruşunu muhafaza ederek geleceğine sahip çıkacaktır. Bu itibarla ‘Ben siyasetin kölesi olmayacağı’ diyen bütün meslektaşlarımızı 4 Nisan’da Ankara’ya davet ediyoruz.” Dedi.

Son aylarda öğretmenlere yönelik rotasyon uygulaması tartışmalarının gündemi sıklıkla işgal ettiğini belirten Akkaş, “Biz sendika olarak rotasyon uygulamasının eğitime fayda sağlamayacağını, tam aksine bir şeklide oluşmuş olan öğretmen dengesini daha da bozacağını düşünüyoruz. Ayrıca rotasyonun gerekçesi genellikle; işletme/makam körlüğünden dolayı ortaya çıkan verimsizliği gidermek olarak söylenegelir. Fakat öğretmen için böyle bir durum zaten gerçek değildir. Çünkü, öğretmen her yıl yeni bir öğrenci ve veli profiliyle karşı karşıyadır. Dolayısıyla her yıl değişen bu koşullardan dolayı işlet me körlüğünün  oluşması zaten fiziken mümkün değildir. Dolayısıyla diyoruz ki, öğretmenler için rotasyon uygulamasını hiçbir geçerli gerekçesi yoktur. Öte yandan zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan genç meslektaşlarımızın rotasyona yönelik olumlu bakışları olabiliyor. Fakat onlar da şunu bilmeliler ki, rotasyon hizmet puanı kriterine göre yapılacağı için zaten bu arkadaşlarımız için yeni ve olumlu bir tablo ortaya çıkarmayacaktır. Ayrıca yıllarca zorunlu hizmet bölgesinde görev yaptıktan sonra şu anki görev yerine gelmiş çalışanların da rotasyonla tekrar ikinci bir mağduriyet yaşayabilecek olması da gözden kaçırılmamalıdır. Yani rotasyonun hiç kimse için tutacak bir yanı yoktur.” Şeklinde konuştu.

Konuşmalardan sonra temsilcilerle karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak toplantı tamamlandı.