GENEL BAŞKANIMIZ KARABÜK’TE GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ


 

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Karabük’te üniversite iş yeri temsilciliğinin açılışına katıldı. Açılışa, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Türk Eğitim-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip Geylan, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu, şube başkanları, iş yeri temsilcileri ve üyelerimiz katıldı. 

 

KONCUK: GİZLİ KAPAKLI TORBA YASA HAZIRLANIYOR

Çalışma hayatında öne çıkan başlıklara dair önemli açıklamalarda bulunan Genel Başkan İsmail Koncuk’un gündeminde akademisyenlerin ve üniversite çalışanlarının sorunları vardı. Genel Başkan Koncuk, “Türkiye gündemi çok yoğun, çalışma hayatıyla ilgili ciddi problemler var. Bugün üniversite temsilciliği açılışı yapıyoruz, özellikle bu alandaki kanaatlerimi sizlerle paylaşmak isterim. Üniversite çalışanları ekonomik ve sosyal anlamda zor durumda. Üniversiteler ülkelerin dünyaya açılan pencereleridir. Burada çalışanlar ne kadar kaliteli hizmet üretirse bu o ülkenin ne derece gelişmiş olduğunu gösterir.

Maalesef Türk üniversiteleri ve çalışanları için bu gelişmelerin sağlanabildiğini söyleyemiyoruz. Akademisyenlerimiz zor durumda, verilen zam sözleri yılan hikayesine döndü. Bu konuda eylemlerimizde oldu ama hala bir gelişme sağlanamadı. Bu ülkede Maliye Bakanı akademisyenlerin durumu iyi değil diyecek ama bu sözün gereği yerine getirilmeyecek, böyle şey olmaz.

Şu anda TBMM bünyesinde Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığının önderliğinde torba yasa çalışması yapılıyor. Öylesine gizli kapaklı ki içinde ne var ne yok bizimle paylaşılmıyor. Kamu çalışanlarının geleceğine ilişkin düzenlemeler yapılacak ama Hükümet bununla ilgili en ufak bir bilgi vermeyecek, kafalarına göre torba yasa yapacak, bu asla kabul edilemez.

Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda anlaşmaya vardığımız konuların hemen hemen hiçbirisinin bu torba yasada olduğunu düşünmüyoruz. Mesela 4/C lilerin kadroya alınması, bu konuda bir mutabakat var ama bir yasal düzenleme yapılmadı. Torba yasada olur mu olmaz mı bilmiyorum ama bu konu sayın Başbakan’ın inisiyatifi ve insafına bırakıldı.

Bir ülkenin Çalışma Bakanı çıkacak “4/C’liler kadroya alınmalı ben bunu destekliyorum” diyecek ama Çalışma Bakanının uygun gördüğü bir uygulamayla ilgili kanuni düzenleme yapılmayacak bunu kabul etmek mümkün değildir.

Sicil affı anlaştığımız konulardan biriydi ama bir düzenleme yapılmadı. İnşallah bu torba yasada en azından bu sicil affı gündeme gelir, bunun bir mali külfeti yok. 2005 yılından sonra göreve başlayan tüm kamu çalışanlarına bir derece verilmesi konusunda da yine mutabakatımız var ama maalesef hala hayata geçmedi.

Emeklilik konusunda ciddi problemler var. 30 yıldan sonraki hizmetler değerlendirmeye alınmıyordu bunları KPDK toplantısında, Toplu sözleşmelerde dile getirdik. Hükümet tarafı da kabul etti ama 35 yılla sınırlayalım dediler. Biz bunu da kabul etmedik. Kaç yıl çalışıldıysa tamamı değerlendirmeye alınmasını talep ettik” dedi.

 

KONCUK: ALIN TERİNİN KIYMETLİ OLDUĞU BİR ÜLKE HAYAL EDİYORUZ

Kamu çalışanlarının hallaç pamuğu gibi atıldığını belirten Genel Başkan İsmail Koncuk, kamuoyunda Dershane yasası olarak bilinen kanunla ilgili eleştirilerini de sürdürdü. Koncuk, “Değerli arkadaşlarım, masada söz verilen ama düzenleme yapılmayan pek çok konu var ama Hükümet öyle hesaplar yapıyor ki anlamak mümkün değil. Mesela dava açtınız  kazandınız ve görev yerine iade edilmeniz gerekli. Torba yasada  öyle bir düzenleme getirilmek isteniyor ki, mahkemeyi kazanmış dahi olsanız görev yerine iade etme zorunluluğu ortadan kalkıyor. Buna muhalefet partileri sert tepki gösterdiler, iktidar milletvekilleri  bu konuyu Genel Kurula getiririz diyorlar, umarız böyle düzenlemeler olmaz.

Kamu hallaç pamuğu gibi atılıyor, 17 Aralık sendromu Hükümetin tüm düşünce dünyasını demokrasiden uzak bir hale getirdi. Yönetici atama sistemini sadece kendi adamlarını atama noktasına getirdiler.

Dershane kanunu olarak bilinen bir kanunu hepiniz biliyorsunuz. Anayasa Mahkemesinde görülen bu dava on binlerce insanın alın terini çalan, emeklerini katleden tamamen kendi yandaşlarını kurum ve kuruluşlara idareci yapabilecek bir kanun düzenlemesidir. Anayasa Mahkemesi Başkanının samimiyetini burada göreceğiz. Esasen 13 Haziran’a kadar bir karar bekliyorduk ama bu karar verilmedi .

AYM’nin kuruluş yıldönümünde yargı bağımsızlığına vurgu yapan Haşim Kılıç’ın bugüne kadar bir karar vermediğini de üzülerek görüyorum. Bir yanda 76 bin insansın alın teri dökerek elde ettiği bir unvan var, iktidar bunu ellerinden alıyor ve yargı bunu düzeltecek bir adım atmıyor.

Yürütmeyi durdurma kararı vermiyor, şartlar oluşmamıştır diyor. Nasıl şartlar oluşacaktı? 76 bin insanın emeği çalınacak, şartlar oluşmadı diyeceksiniz, bu kabul edilemez.

AYM derhal bu konuda adımlar atmalıdır, yoksa emin olunuz bu ülkede Hukuk’a güven tamamen bitecektir. Hukuk’a güven kalmazsa, demokrasiye güven kalmazsa  o ülkede insanlar haklarını hangi yolla arayacaklar? Silahlanıp dağa mı çıkacak insanlar? Haklarımızı gasp edenlerle, çalanlarla boğaz boğaza mı gelelim? Bu mu istenmektedir? Biz hukuk devleti ilkeleri içinde hak edenlerin hak ettiği yere gelmesini istiyoruz. Alın terinin kıymeti harbiyesinin olduğu bir ülkenin hayalini kuruyoruz.” dedi.

 

KONCUK: BİZ HAK VE ALIN TERİNDEN YANA TARAFIZ

“Emek ve alın terinize sahip çıkın” diyerek kamu çalışanlarına çağrıda bulunan Genel Başkan İsmail Koncuk, “Kimsenin sizleri pazarlamasına izin vermeyin” dedi. Koncuk, Kamu görevlilerine sesleniyorum, bu ahlaksız rezil anlayışa zemin yaratmayın, fırsat vermeyin. Sizden kendinizi pazarlamanızı isteyen sarı sendikalara zemin hazırlamayın. Bunlar sizin ruhunuzu satın almak istiyorlar. Bu ülkenin en aydın kesimi olan kamu çalışanları haktan ve haklıdan, emekten yana taraf olmalıdır. Cemil Meriç’in söylediği gibi “bir yerde zulüm varsa orada tarafsız olmak namussuzluktur” diyor. Biz haktan yana alın terinden yana taraf olacağız. O nedenle Türkiye Kamu-Sen emek ve alın terinden yana olmuştur ve mücadelesine bu yönde devam edecektir.” dedi.

 

KONCUK: ÜÇ MİLYON TÜRKMEN KENDİ KENDİNİ YÖNETMELİDİR

 

Türkmeneli coğrafyasında yaşanan gelişmelerde Genel Başkanımızın gündemindeydi. Siyasi iktidarı Türkmenlere sahip çıkmaya çağıran Koncuk, “Türkmenlerin kendi kendilerini yönetmeleri seçeneği artık değerlendirilmelidir” dedi. Koncuk, “Kuzey Irak’ta kötü olaylar yaşanıyor. IŞİD denen bir terör örgütü katliam yapıyor. Düne kadar bu örgütü bizim ülkemizden de besleyenler oldu. Bugün beslediğiniz bu örgütler Türk Konsolosluğuna baskın yapıp 80 insanımızı rehin aldılar. Bu insanların aileleri akıbetlerinden endişe duyuyorlar. 400 bin Türkmenin yaşadığı Telafer sarıldı ve IŞİD’in kontrolüne geçti.

Türkmen kardeşlerimizin durumu nedir bilgi sahibi değiliz. Artık 3  milyon Türkmenin de o bölgede kendi kendilerini yönetme durumunu Türkiye’nin düşünmesi lazım. Madem ki önüne gelen Kuzey Irak’ta devlet kuruyor, Türkmenlerin de kendi kendini yönetme hakkının düşünülmesi lazım.  Maalesef Türkmenler konusunda siyasi iktidarın elle tutulur bir politikası yok. 3 milyon soydaşımız kaderiyle baş başa bırakılmış, yarınlarından emin olmaz bir vaziyette yaşıyorlar. Yarın tüm Türkiye’de bunlara dikkat çekmek amacıyla, eş zamanlı olarak saat 12:30’da Türkmen katliamlarını kınamak amacıyla kitlesel basın açıklaması yapacağız. Bu eylemlerimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyorum.

Zulme rıza gösterilmemeli, Türk ve Müslüman kanı sudan ucuz hale geldi. Ölen Türk ise, Müslüman ise dünyanın gözünde bir kıymeti yok ama en azından Türk milletinin gözünde bir kıymeti olmalı. İslam ülkelerinin yaşadığı bu drama da seyirci kalmıyoruz ve bu katliamlara tepki gösteriyoruz. İktidar yürekli olmalı, kendi insanlarına yapılan bu zulme cılız bir sesle kınama yetmemeli, bu kabul edilemez” diyerek sözlerini noktaladı.

 

KONCUK: TÜRKİYE’NİN YENİ CUMHURBAŞKANI KUCAKLAYICI OLMALI

Toplantı sonrası basın mensuplarının Çatı aday formülü çerçevesinde adaylığı açıklanan Ekmeleddin İhsanoğlu’na yönelik sorularını cevaplayan Genel Başkanımız İsmail Koncuk, “Bu ülkede yaşayan bütün insanların siyasi anlayışı ne olura olsun, Türkiye’de huzuru nasıl sağlayabiliriz, barışı, kucaklaşmayı nasıl temin edebiliriz demesi gerekir. Bize göre bunun ilk adımı Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Çatı aday formülü bu problemler düşünüldüğünde tüm siyasi anlayışları kucaklayacak bir formül olarak değerlendirilmelidir.

Çatı aday anlayışı bütün vatandaşlarımızı kucaklayacak bir anlayış olması münasebetiyle yanlış bir anlayış değildir. Ortaya konulan isim Ekmeleddin İhsanoğlu özellikleri olan, ciddi bir bilim adamıdır, batı dünyasında ve İslam dünyasında muteber olarak görülen bir insandır. Yozgat kökenli öz be öz Türk çocuğudur. Manevi değerlerimize, milli değerlerimize saygılı bir insandır. 4 yabancı dil bilmekte, pek çok uluslar arası ödüle layık görülmüş bir bilim adamıdır. Bu coğrafyadaki  tüm insanları kucaklayabilecek bir insandır, adaylığının hayırlı ve  uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Genel Başkanımız ziyareti esnasında Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal'ı da makamında ziyaret ederek başarılı çalışmalarından dolayı tebrik etti.

Ayrıca Genel Başkan Koncuk, Karabük Üniversitesi'nde kendi adına ayrılan bir sedir ağacını da toprakla buluşturdu.