GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİ İL ZİYARETLERİNDE.

 


Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, 19-21 Nisan 2014 tarihleri arasında Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir’de şube istişare toplantılarına katıldı. Toplantılarda Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir Şube Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcileri ile üyelerimiz hazır bulundu.

Toplantılarda bir konuşma yapan Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in yetkili olması için alanlarda olduklarını kaydederek, “15 Mayıs’ta yetkili sendikalar belirlenecek. Bu yıl inşallah 250 bin üye ile yetkili sendika olacağız. Sizden destek bekliyoruz. Sadece federasyonların yetkili olması yeterli değil, çünkü artık söz hakkı yetkili konfederasyonda. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen’in de yetkili olması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; bizim bu ülkeye, bu ülkenin de bize ihtiyacı var” diye konuştu.

AKP iktidarında kamu çalışanlarına baskı ve zulüm yapıldığını, kamu çalışanlarının ötekileştirildiğini bildiren Özdemir, “ ‘Bana oy veriyorsa, benim adamım; bana oy vermiyorsa öteki’ denilmektedir. Dinden, imandan bahsederler ama kendileri için her şey mubah. Başkaları, bunların yaptığının onda birini yapsa, idam sehpasına çekerler” dedi.

Düne kadar birlikte hareket ettikleri insanları 17 Aralık operasyonu sonrasında Haşhaşi ilan ettiklerini, inlerine gireceklerini söylediklerini hatırlatan Özdemir, “Hatırlarsanız 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda HSYK’yı değiştireceklerini söyleyerek, yüzde 58 oy aldılar. Referandumun ardından HSYK’nın yapısını değiştirdiler. Kendi atadıkları hakim ve savcılar, bunların yaptığı yolsuzlukları görüp kamuoyuyla paylaşınca Haşhaşi oldu. Bu kez Hükümet, TBMM’deki siyasal gücünü kullanarak halktan aldığı iradeyi elinin tersiyle bir yana koydu ve HSYK’nın yapısını Adalet Bakanlığı’na bağlayarak siyasal bir yapı oluşturdu. Mit yasası TBMM’den geçiyor. Ülkemiz, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetten, demokrasiden uzaklaşıyor ve tek adamlık yönetim şekline gidiyor. Buna teslim mi olacağız? Asla. Mücadelemizi devam ettireceğiz” diye konuştu.

MEB Yasası ile ilgili açıklamalar yapan Özdemir, “Emniyette, yargıda birçok kişinin yeri değiştirildi. Sayın Başbakan’a göre paralel yapılanma olan kurumlardan birisi de MEB. Bu nedenle MEB Yasası çıkarıldı. 20, 30 yıllık okul müdürlerini görevden aldılar. Böyle bir uygulama ne dinde, ne imanda ne de insan haklarında yoktur. Biz Türk Eğitim-Sen olarak bu kanuna karşıyız ve mücadelemizi sürdürüyoruz. Bizim sendika olarak kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkımız yok. CHP, kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Ümit ediyoruz ki Anayasa Mahkemesi okullar kapanmadan bu kanunu iptal eder. Şayet kanun iptal edilmezse, bunların pervasız davranışları kamu çalışanlarının geleceği noktasında da sıkıntılara neden olacaktır” dedi.  

Kamu çalışanlarının iş güvencesinin ellerinden alınmak istenmesine dikkat çeken Özdemir, “Anayasa’nın 128’inci maddesinin ‘Devletin asli ve sürekli işleri çalışanlar eliyle yürütülür’ şeklinde değiştirilmesini istiyorlar. Anayasa’nın 128. Maddesi değiştirilirse, Tekel işçilerinin yaşadıklarını kamuda çalışan arkadaşlarımız yaşayacak. İş güvencesi noktasında herkes birbirine destek vermek zorundadır” dedi.

Türkiye Kamu-Sen’den başka mili refleksleri olan başka kurum kalmadığını bildiren Özdemir, “Birileri bölücülere teslim olmuş birileri mevcut hükümetin yalakası olmuş. Her şeye rağmen Türk Eğitim-Sen başı dik bir şekilde yoluna devam ediyor” diye konuştu.

Faaliyetlerimizin bültenlerimizde yer aldığını, aylık 50 bin bülten bastırdığımızı söyleyen Özdemir, “Her ay çıkardığımız bültenimiz dışında, 2 ayda bir üniversite bülteni, üç ayda bir Eğitimin Sesi dergisi çıkarıyoruz. Eğitim ve Toplum adlı uluslararası hakemli bir dergimiz var. Mayıs ayında da Fen Bilimleri alanında uluslararası bir dergi çıkaracağız. Web sayfamız çok ilgi görüyor” diye konuştu.

Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan da toplantılarda yaptığı konuşmalarda şunları kaydetti: “Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak tarih yazıyoruz. 1992 yılından bugüne dek çok mücadele ettik. 1992’li yıllarda eylem yaparken, kanunumuz bile yoktu. Bugüne gelindiğinde kırmadan, dökmeden eylem yapılabileceğini ve hak alınabileceğini kanıtladık.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in sloganı şudur: ‘Bizim ilkemiz önce ülkemiz.’ Sendikacılık yaparken milli konulardaki hassasiyetimiz ön plandadır. Milli konulardaki hassasiyetimiz gereği ezanın susmaması, bayrağın inmemesi, vatanın bölünmemesi için her şeyden vazgeçeriz. Zira biz ülkemizin menfaatlerini her şeyin üstünde tutuyoruz.”

Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen çok şanslı. Çünkü hiçbir sendikada ya da kuruluşta Türkiye Kamu-Sen’in üyeleri ve yöneticileri gibi fedakâr kişileri bulamazsınız. Bakınız; askeri dize getirdiler, yargıyı ve basını ele geçirdiler, zenginlere diz çöktürdüler. Kontrol alına alamadıkları bir tek biz varız. Bu; ülkesini kendisinden ve ailesinden üstün tutan, bu davaya gönül veren sizler sayesindedir.”

Bazı çalışanların menfaatleri için sendika değiştirmesini eleştiren Kaplan, “Hz. Peygamberimiz, ‘Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler ben asla bu dinden ve onu insanlara tebliğ etmekten, bildirmekten vazgeçmem. Ya Allahü teâlâ bu dini bütün cihana yayar, vazifem biter veya bu yolda canımı feda ederim’ diye buyurmuştu. İşte siz Türk Eğitim-Sen mensupları da davasından vazgeçmeyen insanlarsınız. İktidarın zulmüne ve yalaka sendikanın tüm vaatlerine rağmen, eğitim çalışanları Türk Eğitim-Sen üyesi olabiliyorsa ve üyeliğini devam ettiriyorsa, bu arkadaşlarımız çok dürüsttür ve makam, mevki peşinde koşmayan insanlardır.”

Kaplan, 15 Mayıs’ta yetkili sendikaların belirleneceğini hatırlatarak, “Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen üyesi olan arkadaşlarımız Yüce Resulün davasına inanmış kişilerdir. Sendikamızın üye sayısı her geçen yıl artmaktadır. Bu başarıda herkesin emeği vardır. Bu yalakalar gibi davransaydık, iktidar taraftarı olsaydık sayımız daha çok artardı. Bu yıl yetkiyi alma ihtimaliz çok yüksek. 15-20 gün daha çok çalışalım” diye konuştu.