TOPLUMSAL DÜŞÜNMEYEN BİR MİLLET GELECEĞİNİ KAYBETMEYE NAMZETTİR.

       

GENEL BAŞKAN: “TOPLUMSAL DÜŞÜNMEYEN BİR MİLLET GELECEĞİNİ KAYBETMEYE NAMZETTİR.”

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk,15.03.2014 tarihinde Balıkesir 1 No’lu Şubenin düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Toplantıda Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Başkanı İlhan Koyuncu, Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan, Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, Balıkesir 1 No’lu Şube Başkanı Yılmaz Kuran ve şube yönetim kurulu üyeleri, Balıkesir 2 No’lu Şube Başkanı Süleyman Demir ve şube yönetim kurulu üyeleri, Bursa 2 No’lu Şube Başkanı Kazım Sarnık, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İsmail Ok ve üyelerimiz hazır bulundu.

Sıcak yataklarımızda yatıp, ‘Bu olanlar beni ilgilendirmiyor, başım belaya girmesin’ diye düşünürsek, Çanakkale’deki 253 bin şehidimize, evlatlarımıza, torunlarımıza ihanet etmiş oluruz.

Toplantı saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı ve Öğrenci Andının okunmasıyla başladı. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk istişare toplantısında önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’nin demokrasiden her geçen gün uzaklaştığını belirten Koncuk, “Bu ülkenin en aydın kesimi olan akademisyenlerin, öğretmenlerin, din adamlarının tehlikelere dikkat etmesi lazım. Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesi 90 yıllık bir mücadeledir. Zira demokrasiyi bu ülkede hâkim kılmak için çok bedeller ödedik. 90 yıllık mücadele sonucunda olgun bir demokrasiye ulaştığımızı düşündüğümüz anda, demokratik anlayışa zıt uygulamalar sergilendiğini görüyoruz. Oysa bir ülkenin kaderi birtakım insanların siyasi geleceklerine feda edilemeyecek kadar önemlidir. Türkiye bugün bunu yaşıyor. Bu ülkenin bize maliyetini bilen, bu coğrafyanın nasıl vatan yapıldığını her zerresinde hisseden, siyasi anlayışı ne olursa olsun milli hassasiyeti önde olan, devletin bölünmez bütünlüğüne, milletimizin birlik ve beraberliğine yürekten inanan ve bu inançla bu coğrafyanın hür ve bağımsız olarak vatanımız olarak kalmasının evlatlarımız için ne kadar önemli olduğunu bilen insanların bu gidişata dur demesinin zamanı geldi. Sıcak yataklarımızda yatıp, ‘Bu olanlar beni ilgilendirmiyor, başım belaya girmesin’ diye düşünürsek, Çanakkale’deki 253 bin şehidimize, evlatlarımıza, torunlarımıza ihanet etmiş oluruz. Bu mücadeleyi bedeli ne olursa olsun yapmalıyız.” diye konuştu.

Toplumsal düşünemeyen bir millet geleceğini kaybetmeye namzettir. Sadece kendisi için yaşayan insanlardan oluşan toplumlar büyük acılar yaşamaya namzettir.

 Genel Başkan Koncuk, MEB Yasası ile ilgili önemli açıklamalar da yaptı. Koncuk şunları kaydetti: “Bu yasayla bir gecede 73 bin okul yöneticisi görevinden alındı. Bir insanın unvanını hangi yolla elinden alırsanız alın, emin olun bu, cebinizdeki paranın çalınmasından farklı değildir. Bir okul yöneticisi kolay yetişmiyor. Hepinize sarı öküz hikayesini hatırlatmak isterim. Biz hatayı, sarı öküzü kaptırmakla yaptık. Bunlar bu ülkenin insanlarıdır. Şayet insanları unvanları ellerinden alınırken, diğer insanlar seyrediyorsa, bizim başımıza bir iş geldiğinde de başkaları seyredecektir. Seyreden bir millet haline geldik. Seyreden milletten irade ortaya koyan bir toplum haline gelmeliyiz. Ya haklarımızı savunacağız ya da tüm haklarımızı kaybedeceğiz. Aynı sıkıntıların, acıların kendi başımıza geleceğini öngörerek  olayları değerlendirmemiz lazım. Tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk budur. Toplumsal düşünemeyen bir millet geleceğini kaybetmeye namzettir. Sadece kendisi için yaşayan insanlardan oluşan toplumlar büyük acılar yaşamaya namzettir. Milli düşünmek zorundayız. Çanakkale’de 253 bin şehit verdik. Ulu Önder Atatürk, ‘Üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir korku ve endişe bile göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’ân-ı Kerim, Cennet’e girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar diyor. İşte böyle bir ecdadın torunlarıyız. Dolayısıyla kendimiz için yaşamak gibi bir hakkımız yok. Günü yaşayan insanlardan olmayalım; geleceği öngören insanlardan olalım. Çevremizde yaşanan sıkıntılara omuz vererek, o sıkıntıları en aza indirmeye çalışalım.”

Siz kimsiniz? 73 bin insanın sosyal statülerini bir ceket gibi çıkartma hakkını nereden buluyorsunuz?

73 bin okul yöneticisinin unvanlarını ellerinden alanlara da seslenen Koncuk, “Siz kimsiniz? 73 bin insanın sosyal statülerini bir ceket gibi çıkartma hakkını nereden buluyorsunuz? Bu millet size böyle bir hak vermedi” dedi.

Koncuk, “Ya demokratça davranacaksınız ya da diktatör olduğunuzu ilan edeceksiniz. Hem demokratça davranmayacaksınız hem de ileri demokrasiden bahsedeceksiniz. Bunu kabul etmiyoruz. Bu anlayışa milletimiz adına isyan ediyoruz” diye konuştu.

Kanuna karşı olduklarını söylüyorlar ama el altından ‘Bize üye olmazsanız müdürlüğünüz devam etmeyecek’ diyorlar. Bazı okul idarecileri de bu tezgâha geliyor. Bu tezgâha gelen idarecilere sesleniyorum:  Böyle ahlaksız tekliflere zemin yaratmayın. Ahlaksız sendikalara pirim vermeyin.

Malum sendikanın timsah gözyaşları döktüğünü söyleyen Koncuk, şöyle konuştu: “Kanuna karşı olduklarını söylüyorlar ama el altından ‘Bize üye olmazsanız müdürlüğünüz devam etmeyecek’ diyorlar. Bazı okul idarecileri de bu tezgâha geliyor. Bu tezgâha gelen idarecilere sesleniyorum:  Böyle ahlaksız tekliflere zemin yaratmayın. Ahlaksız sendikalara pirim vermeyin.

Sadece nefsini düşünen insanlardan bir şey olmaz. Peki kendisini makam için pazarlamaktan çekinmeyen insanlarla Türkiye’yi nasıl geleceğe taşıyacağız? Gece yastığa başınızı koyduğunuzda ‘Millet seni adam sanıyor ama sen bu makamlara gelmek için ne tezgâhlardan geçtin’ diyorsanız, adam değilsiniz. Ama vicdanınızla baş başa kaldığınızda ‘Adam gibi yaşadın, hiçbir menfaatinin peşinde koşmadın’ diyorsanız, adamsınızdır. Ben hepinizin adam gibi adam olduğuna inanıyorum. Bu nedenle kimseden çekinmeyin. Korkaklar her gün ölür, yiğitler bir kere ölür. Kendini düşünenler, korkan adamlardır. İnsan haklarından uzak düşünen, diktatör kafalı adamlar milletinden ürkerler, gece rüyalarında zıplarlar. Cesur adamların ise hiçbir hesabı olmaz.”