AZERBAYCAN’DA YAPILAN ETUCE TOPLANTISINA KATILDIK.

 

  

EI ETUCE Avrupa Bölgesini temsilen, Orta ve Doğu Avrupa Yuvarlak Masa Toplantısı,  26-28 Eylül 2013 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Azerbaycan Tahsil İşçileri Azad Hemkarlar İttifakı’nın ev sahipliğinde yapılmıştır.

Toplantıya Avrupa Bölge Direktörü Martın ROMER’in davetlisi olarak Genel Başkan İsmail KONCUK katıldı. Genel Başkan’a Genel Mali Sekreter Seyit Ali KAPLAN ve Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN refakat etti. Toplantıda 25 Avrupa ülkesinde faaliyette bulunan eğitim sendikalarından 72 temsilci hazır bulundu.

Toplantının açılışı Avrupa Eğitim Sendikaları Direktörü Martin Romer tarafından yapıldı. Azerbaycan Eğitim Bakanı Mikayil Cabbarov, Azerbaycan Tahsil İşçileri Azad Hemkarlar İttifakı Genel Başkanı Sattar Mehbaliyev ve   Azerbaycan Milli Meclisi Bilim ve Eğitim Komitesi Başkanı Şemseddin Hacıyev de katılımcılara hitaben birer konuşma yaptı.

Toplantının birinci gününde açılış oturumunun ardından “Avrupadaki Ekonomik Yönetimin Eğitim Sektörü Üzerindeki Etkisi” başlığı altında “Krizin Öğretmenlik Mesleği Üzerindeki Etkisi”, “Eğitim Çalışanlarının Çalışma Koşullarının Sonuçları”, “Kemer Sıkma Tedbirlerinde Alternatif Yaklaşımlar” konularında sunumlar yapıldı. Öğleden sonraki oturumlarda ise; krizin eğitim sektörünü nasıl etkilediğine ilişkin üye kuruluşlardan örneklerin verildiği sunum ve Sendika Stratejileri/ Krizi Aşmak İçin Atılacak Adımlar ile ilgili çalışma grubu oturumu gerçekleştirildi. İlk gün çalışmaları, soruların sorulması ve müzakere edilmesinin ardından son buldu.

Toplantının ikinci gününde Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Sayın İsmail KONCUK’a söz verildi. Bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen’in 226 bin üyesiyle Türkiye’nin en etkili sendikalarından birisi olduğunu kaydederek, şunları söyledi: “Sendikamızın yıllardır Eğitim Enternasyoneli’ne (EI) üye olma arzusu vardı. O günden bugüne birçok görüşme yapıldı. Eğitim Enternasyoneli’ni ziyaret ettik, Eğitim Enternasyoneli’nden sendikamıza temsilciler geldi. Sendikamıza üyelik ile ilgili net bir cevap verilmedi, sürüncemede bırakıldı. Son olarak Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) Avrupa Direktörü Martin Romer’in girişimiyle sendikamızın üyeliğinin değerlendirilebileceği bilgisi bize ulaştı ve bu toplantıya gözlemci sıfatıyla davet edildik. Sayın Romer’e teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikte olmak büyük mutluluk.

Türk Eğitim-Sen, Türkiye’de eğitim-öğretimin bütün meselelerine büyük önem veren ve çözülmesi için büyük gayret gösteren, zaman zaman büyük eylemler yapan bir sendikadır. Türkiye’de eğitime, eğitim çalışanlarına ya da öğretmenlere yönelik bir problem yaşandığında Türk Eğitim-Sen mutlaka buna tepki gösterir. Bu yönüyle baktığımızda Türkiye’nin en etkili sendikası olduğumuzu söyleyebiliriz. Haksızlıkları asla sineye çekmedik, iktidarda hangi siyasi partinin olduğuna asla bakmadık. Biz olayları eğitim-öğretimin ve pedagoji ilminin doğruları, eğitim çalışanlarının hak ve hukuku noktasında değerlendirdik. Çifte standart anlayışı asla kabul etmedik. Türk Eğitim-Sen hakkında bilginiz olabilir vardır ama sendikamızı bizim ağzımızdan tanımıyorsunuz. Bir Türk düşünürü, “Bir kişiyi tanımak için o kişi hakkında söylenen 100 sözü dinlemektense, o kişinin söylediği bir sözü 100 kere okurum” diyor. Biz de kendimizi anlatmak için buradayız.

Bakınız; olaylara farklı gözlükle bakabiliriz ama bu durum zaten bir zenginliktir. Ünlü şairimiz Aşık Veysel, “Kim okurdu, kim yazardı. Koyun kurt ile gezerdi. Bu düğümü kim çözerdi. Fikir başka başka olmasa.” demiştir. Farklı düşünmek, güzele ulaşmanın en önemli yoludur.

Üye olmamamızın en önemli sebebinin Eğitim-Sen’in üyeliğimize karşı çıkması olduğunu biliyorum. Eğitim-Sen’li arkadaşlarımız, Türk Eğitim-Sen’in Eğitim Enternasyoneli’ne üye olmasını istemiyor. Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen’in Eğitim Enternasyoneli’ne üyeliğine, Türkiye’yi temsil eden tek sendika olma özelliğini önemli gördüğü için karşı çıkıyor olabilir ama bu doğru bir yaklaşım değildir. Eğer farklı kesimlerin Eğitim Enternasyoneli gibi önemli bir kuruluşta üye olmasını kabul edemiyorsak, bu kuruluşa büyük bir haksızlık yapmış oluruz. O zaman Eğitim Enternasyoneli dünya kuruluşu olamaz. Halbuki dünya ölçeğinde bir kuruluş olmak son derece önemlidir.

Eğitim Enternasyoneli’nin her eğitim sendikasının temsiline zemin hazırlaması lazım. ‘Ben üye olayım, başkası üye olmasın’ şeklindeki bir anlayışın bu kuruluşun faaliyetini ve olaylara bakış açısını daraltacağını düşünüyorum. Eğitim-Sen ile farklı iki sendikayız. O yüzden onlar Eğitim-Sen, biz Türk Eğitim-Sen’iz. Farklı sendikalar olmamıza rağmen Eğitim-Sen ile birçok kere ortak eylemler, ortak basın açıklamaları yaptık. Hem ortak iş bırakma eylemleri yapacağız hem de bu kuruluşa üyelik söz konusu olduğunda Türk Eğitim-Sen’e karşı çıkacağız. Böyle bir yaklaşım asla adil ve doğru değildir. ‘İhtiyacımız olduğunda beraber olalım ama Eğitim Enternasyoneli’ne sadece ben üye olayım’ şeklindeki anlayış etik de değildir. Kaldı ki bu arkadaşlarımızın düşüncelerine saygı duyuyorum. Biz birbirimizin düşüncelerini kabul etmeyebiliriz ama düşüncelerimize saygı duyacağız. Bu nedenle en azından onların da bizim düşüncelerimize saygı duymasını beklemek hakkımızdır.

Eğitim-Sen “Şu konuda (ana dilde eğitim) bizimle aynı paralelde düşündüklerini ilan etsinler, onları üye olarak kabul edelim’ şeklinde şart öne sürmüş. Böyle bir şartı hem teşkilatımız hem de hür irademiz adına asla kabul etmiyorum. ‘Benim gibi düşünün’ dayatmasının da demokrasi ve insan haklarıyla paralel olduğunu düşünmüyorum. Bu anti demokratik bir anlayıştır. Anti demokratik anlayışların Eğitim Enternasyoneli’nde yerinin olmaması lazım.

Ben Azerbaycanlı kardeşlerime de özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Onların sendikamızın burada olmasında büyük gayretleri var. Azerbaycanlı kardeşlerimi bu vesileyle selamlıyorum. Her geldiğimde daha da güzelleşen bir Bakü görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kendimi Ankara’da gibi hissediyorum. Bu duyguyu bize yaşatan Azerbaycanlı kardeşlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. ”

Genel Başkan İsmail KONCUK’un katılımcılara hitap etmesinin ardından kurul çalışmalarına devam etti.  Çalışmalarda, “Orta Doğu Avrupa’da Toplu Pazarlık/ Sosyal Diyalog, Eğitimde Eşit Fırsatlara Yönelik Gayretler” konusu işlendi.

Toplantının son günü olan 28 Eylül 2013 Cumartesi günü ise Eğitimde Kalite ile ilgili sunum yapıldı. Ayrıca ETUCE politika belgelerinin uygulanması ile ilgili çalışma da gerçekleştirildi. Yuvarlak masa toplantısı, bölgede çalışmaya ilişkin kurul tartışması ve CEE Beyannamesine ilişkin müzakerelerin ardından son buldu.