GAZİLERİMİZ GENEL MERKEZİMİZİ ZİYARET ETTİ

 

       Kimisi teröristlerin döşediği mayına basarak kaybetti kolunu, bacağını, kimisi çatışmada şarapnel parçasının isabet etmesiyle kaybetti bir gözünü…

Gazi Hüseyin Karaoğlan Ağrı Doğubayazıt’ta, Gazi Serdar Koç Hakkari Dağlıca’da, Gazi Mustafa Çolak Kars Digor’da, Gazi Selahattin Pehlivan Siirt Bağgöze’de, Gazi Mehmet Bayat Iğdır-Ermenistan sınırında bıraktı bedeninden bir parçayı…

Onlar topraklarımızından hainleri, bölücü çeteyi defetmek için bedenini siper eden ve ağır bedeller ödeyen gazilerimiz. Belki hiçbir zaman özgürce koşamayacaklar, hiçbir zaman hayata çift gözle bakamayacaklar ama onlar için bunun hiçbir önemi yok. “Vatan sağolsun” diyorlar, “gerekirse canımızı seve seve veririz” diyorlar. Gazilerimiz bedensel engellerini hiçbir zaman engel olarak görmedi. Hayata aynı inançla, aynı şevkle tutundular. Hayatı ıskalamamak için çabaladılar. Futbolu çok seven, futbola gönül veren gazilerimiz Malatya Bedensel Engelliler Spor Kulübü’nde buluştu.

Gazilerden oluşan futbol takımı bugün (20.04.20103) Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip Geylan ile görüşen Malatya Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Karaoğlan, Türk Eğitim-Sen Malatya Şubesi Kadın Komisyonu Başkanı ve Malatya Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hepsen Metin ve gazilerden oluşan futbol takımı, Türk Eğitim-Sen’in şehit ve gazilere verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Türk Eğitim-Sen’in her zaman yanlarında olduğunu, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un kendilerine karşı her zaman duyarlı davrandığını belirten gazilerimiz yaşadıkları sorunları anlattı. Ülkemizde İmralı süreci ile başlayan gelişmelerden duydukları rahatsızlığı dile getiren gazilerimiz, bugün en az mayına basarak bacaklarını kaybettikleri gün kadar acı yaşadıklarını ve sürecin yüreklerini dağladığını ifade ettiler.

Özel okullarda ve dershanelerde gazi ve şehit çocukları için yüzde 3 oranında kontenjan ayrılmasına rağmen, bu haktan yararlanamadıklarını söyleyen gazilerimiz, “Dershanelere ya da özel okullara çocuklarımızı kaydettirmek istediğimizde ya bizden ücret istiyorlar ya da kontenjanlarının dolduğunu söylüyorlar. Bu yapılan büyük bir haksızlıktır. Şehitlerimiz ve gazilerimizin çocukları kendilerine tanınan hakkı kullanmak istiyorlar. Hükümet bu konuda yaptırımda bulunmalıdır” diye konuştu.

        Şehitlerimizin aileleri ile gazilerin belli haklara sahip olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını kaydeden gazilerimiz, gazilere sağlanan protezlere de süre ve meblağ kısıtlaması getirildiğini ve bunun onları zor durumda bıraktığını söyledi.

        Malatya Bedensel Engelliler Futbol Kulübü’nün antrenman yapmak için sahalarının olmadığını da kaydeden gazilerimiz, zor şartlar altında futbol oynadıklarını, sosyal tesise ihtiyaç duyduklarını belirtti. Gazilerimiz, ‘Bizler için spor tesisi yapılmalıdır. Bu yaşam mücadelemizi de artırır. Biz sporla hayata tutunuyoruz’ diye konuştu.

        Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Tayip Geylan da, Malatya Bedensel Engelliler Spor Kulübü’ne ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Türk Eğitim-Sen’in şehit ailelerine ve gazilere her zaman destek verdiğini, onların yaptığı her eylem ve etkinlikte yanlarında olduklarını kaydeden Geylan, Türk Eğitim-Sen’in milli refleksleri güçlü olan bir sivil toplum örgütü olduğunu ifade etti. Sadece üyelerinin hak ve menfaatleri için politikalar üretmediklerini, sadece ücret sendikacılığı yapmadıklarını, toplumu ilgilendiren konulara da toplum adına müdahil olduklarını kaydeden Geylan, İmralı görüşmeleri ile başlayan çözülme süreci ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Akil İnsanlar Heyeti’nin il il dolaştığını hatırlatan Geylan, “Görülmektedir ki, Hükümet başlatmış olduğu Çözülme Süreci konusunda milletimizi ikna etmekte zorlanmakta ve bu amaçla Akil İnsanlar Heyetini sahaya sürmektedir. Bir yandan süslü kavram ve söylemlerle milletimizin kafası karıştırılmakta, bir yandan sipariş anketlerle toplum yönlendirilmekte ve diğer yandan da oluşturulan heyet ile algı yönetimi yapılmaktadır. Fakat inanıyorum ki, AKP’nin bu psikolojik harekatı akamete uğrayacak ve büyük milletimizden hak ettiği cevabı alacaktır. Nitekim il gezilerinde Akillere gösterilen tepkiler de bu hissiyatı yansıtmaktadır. Akil insanlar heyetinin yaptığı toplantılara şehit ailelerinden, gazilerimizden, memurlarımızdan ve vatandaşlarımızdan ciddi bir tepki var. İnsanlarımız, Akil İnsanlar Heyetine ve bu ihanet sürecine yönelik tepkilerini gayet medeni ve demokratik bir şekilde göstermekteler. Fakat görüyoruz ki, sayın Başbakan ve şürekası her zaman yaptıkları şekilde kendileri gibi düşünmeyenleri en ağır ithamlarla suçlamaktalar. Sayın Başbakan öylesine gerilmiş durumdadır ki, ağzından çıkanı duyamayacak şekilde asabileşmiştir. Kayseri’de heyete tepki gösterenlere ‘bir avuç çapulcular’ diyecek kadar uçmuş durumdadır. Sayın Başbakan, şehit yakınlarına, gazilere ve bunların dernek temsilcilerine, Kayserili vatandaşlarımıza çapulcu deme cüretini sergilemiştir. Bu ucube tutumu siyasi tarihimiz mutlaka yargılayacaktır. Sayın Başbakanın bu davranışına söyleyecek laf bulamıyorum. Allah kendisini ıslah etsin. Sizler, canınızla kanınızla mücadele ettiniz, bu vatana hizmet ettiniz. Sizlerin hakkı ödenemez, sizlere minnettarız. Biz Türk eğitimcileri de fikirlerimizle ve yetiştirdiğimiz vatansever öğrencilerimizle hizmet ediyoruz. Sendikamız ülkemizin muteber sivil toplum kuruluşlarından birisidir. Milli bir sivil inisiyatif kuruluşu olarak bu sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Hem mesleki konularda hem de milli konularda milletimizin cesur sesi olmaya gayret ediyoruz. Malumunuz olduğu üzere, ülkemiz ne yazık ki iç açıcı bir noktada değil. Bugün bebek katili bir eşkıya, on binlerce insanımızın kanını elinde taşıyan bir katil umut haline getiriliyor. Aylardır, bölücülerin, teröristlerin, elebaşının gündem oluşturmadığı tek bir günü yaşamıyoruz. Medyamız tam bir tahakküm altında. Çözülme sürecine uygun görülmeyen hiçbir tavır topluma yansıtılmıyor. Süreçle ilgili Hükümet aleyhine haberler dahi yapılmıyor. Çözülme sürecine yönelik vatandaşların tepkisi medyada yer bulmuyor. Neyse ki sosyal medya var da, sesimizi bu şekilde duyurabiliyor, farkındalık oluşturabiliyoruz. Ama inanıyorum ki, bu necip millet tarihte defalarca olduğu gibi bir kez daha birliğine kastedilen bu saldırıyı bertaraf edecektir. Bu amaç doğrultusunda bizler üzerimize düşen ne varsa, hiç kimseden çekinmeden ortaya koyacağız.” diye konuştu.

Türk Eğitim-Sen’in, şehit ve gazi yakınlarının yaşadığı sorunlarla alakalı daha önceleri bir takım çalışmaları olduğunu belirten Geylan, sendika olarak sorunların çözümü ve taleplerinin ilgilerin gündemine getirilmesi için de gerekli girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.