GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİ YOZGAT’TA

 

 

        Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR ve Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri  M. Yaşar  ŞAHİNDOĞAN 13 Nisan 2013 tarihinde Yozgat Şubesinin düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Sendika binasında yapılan toplantıda şube yönetim kurulu üyeleri, İlçe temsilcileri, işyeri temsilcileri hazır bulundu.

         Toplantının açılış konuşmasında Şube Başkanı Seyfi BAYRAKTAR yaptıkları çalışmalar hakkında üyelerimizi bilgilendirdi.

        Daha sonra kürsüye gelen Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR şunları söyledi: “Genel Merkez olarak düzenli bir şekilde her yıl teşkilat yöneticilerimiz ile Antalya’da biraraya gelerek bilgilendirme ve kaynaşma toplantıları yapıyoruz. Eğitim faaliyetleri çerçevesinde çalıştaylar yaparak, her meslek gurubunun sorunlarını işin uzmanları ile tartışıyoruz ve sonuçlarını ilgili makamlara sunuyoruz. Sizlere de bu çalışmalarımızı kitapçıklar halinde ulaştırıyoruz. Sorunlarımızın çözülmesi için eylemler yapıyor ve hukuki mücadele veriyoruz. İşimiz elbette kolay değil. Çünkü mevcut iktidarın kamu çalışanlarını bakışı hep şaşı olmuştur.”

        28 Şubat kararları ile getirilen eğitim sisteminin bu ülkenin geleceği olan gençlerimizin 15 yılına mal olduğunu kaydeden ÖZDEMİR, “O dönemde dayatılan bir eğitim sistemi ile restleşme uğruna demokrasi ve insan haklarından dem vuranlar, bu dönemde de işin paydaşlarına sormadan 4+4+4 eğitim sitemini uygulamaya koyarak, benzeri bir mağduriyeti bu topluma yaşatıyor. Bu sistemle 50 bin sınıf öğretmeni norm kadro fazlası duruma düştü. Alan değiştirmek zorunda kalan arkadaşlarımızın sıkıntılarının giderilmesi için mücadele veriyoruz” dedi.

        Türk Eğitim-Sen’in, ek ödeme alamayan eğitimciler için geçen yıl Maliye Bakanlığı’nın önünde her hafta eylem yaptığını hatırlatan ÖZDEMİR, “Eğitim çalışanlarının sorunlarını her platformda gündeme getiriyoruz” diye konuştu. ÖZDEMİR, hem eğitim çalışanlarının, hem de ülkenin sorunlarını dile getiren ve milli refleksleri ortaya koyan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in mutlaka yetkili olması gerektiğini dile getirdi. ÖZDEMİR, “Türk Eğitim Sen olarak mutlaka yetkili olmalıyız. Bu nedenle Yozgat’ta ve Türkiye genelinde  15 Mayısa kadar daha çok çalışmak zorundayız” dedi.

        Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar ŞAHİNDOĞAN da İmralı görüşmeleri ile başlayan sürece değinerek, şöyle konuştu: “AKP Hükümeti tam bir yıkım hükümeti gibi çalışmaktadır. Dış destek ve teşvik edicilerinde yardımıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin 90 yıllık kazanımlarını hiçe saymakta ve devletimizin temel yapısı olan üniter sistemimizle uğraşmaktadır. Başlatılan sözde çözüm süreci ile üniter devletten federatif bir yapıya geçişin temelleri atılmaktadır. Türk devlet geleneğinde eşkıya ile muhataplık ve pazarlık hiç olmamıştır. Ama Türklük değerlerinden ve Türk devlet geleneğinden bihaber AKP iktidarı  bunu yüce milletimizin gözünün içine baka baka yapmaktadır. Biz üniter yapımızdan vazgeçmeyeceğimiz gibi  askerimize, polisimize silah sıkan ve onları şehit eden eli kanlı örgütle yapılan kirli pazarlıkları da affetmeyeceğiz. Türk milleti engin feraseti ile oynanan oyunu bozacak ve bu oyunda figüranlık yapanları da tarihin çöplüğüne gömecektir.” 

           Yetkili sendikanın eğitim çalışanlarının sorunları karşısında hiçbir şey yapmadığını kaydeden ŞAHİNDOĞAN, “Eski Bakan Ömer DİNÇER döneminde yapılan ek ödeme düzenlemesinde öğretmenlerin ve akademisyenlerin ek ödemesinde bir kuruş bile artış yapılmayarak öğretmenler bu iktidar tarafından açıkça dışlanmıştır. Tüm bu gelişmeler olurken, sözde yetkili sendika sadece durup seyretmiş ve en ufak bir tepki bile göstermekten çekinmiştir. Çünkü bu iktidar onların ağababasıdır, sebeb-i hayatıdır, varlığını ve hormonlu büyümesini bu siyasi iktidara borçludur. Bunlar siyasi iktidarın yanlışlarına dur diyemezler. Siyasi iktidar karşısında çalışanların haklarını savunamazlar. Eğitim çalışanları bunu mutlaka düşünmelidir. İş güvencemiz gibi çalışanlar açısından hayati konuların tartışıldığı bir dönemde bu yandaş sendikanın hala yetkili olmaya devam etmesi sahip olduğumuz hakların ve iş güvencemizin elimizden alınmasına rıza göstermek demektir” diye konuştu.

             Memur ve hizmetli kadrolarında görev yapan eğitim çalışanlarının görev tanımlarının net olmadığını, onlara angarya işler de yaptırıldığını söyleyen ŞAHİNDOĞAN “Biz Türk Eğitim Sen olarak eğitim çalışanlarını bir bütün olarak görüyoruz. Eğitim çalışanlarının hepsinin sorunlarını önemsiyoruz ve çözülmesi için gayret gösteriyoruz. Eğitim çalışanları arasında şüphesiz ki en sorunlu kesimlerden birisi de memur ve hizmetli kadrolarında görev yapan arkadaşlarımızdır. Onların sorunları da çözülmeden sağlıklı bir eğitim yapılması ve huzurlu bir eğitim ortamı mümkün değildir. Memur ve hizmetli arkadaşlarımızın görev tanımlarının net olmaması gibi çok önemli bir sorunları vardır. Bu arkadaşlarımızın görev tanımlarındaki ‘amirinin vereceği diğer işleri de yapar’ ifadesi görev tanımlarını ucu açık hale getirmektedir. Böyle görev tanımı olmaz. Bu en temel insan haklarına aykırı ve angarya niteliğindeki işlere zemin hazırlayan bir görev tanımıdır. Bu tanım mutlaka değiştirilmeli; hizmetli ve memurların hangi işleri yapmak zorunda oldukları, hangi işleri ise yapmak zorunda olmadıkları konusunda açık hale getirilmelidir” dedi.

        ŞAHİNDOĞAN sözlerini şöyle sürdürdü: “Memur ve hizmetli arkadaşlarımızın diğer önemli bir problemi de yer değiştirmeleri ile ilgilidir. Bu arkadaşlarımızın yer değiştirmeleri amirlerinin iki dudağı arasına bırakılmıştır. Memur ve hizmetli arkadaşlarımız için mutlaka bir Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği çıkarılmalı, hizmet puanı sistemi getirilmeli, tercihleri alınmak suretiyle, hizmet puanı üstünlüğüne göre  yer değiştirmelerine imkan sağlayan bir yasal zemin oluşturulmalıdır. Aksi halde keyfilikler devam edecek ve bu arkadaşlarımızın mağduriyetleri sürecektir. Biz Türk Eğitim Sen olarak bu yönetmeliğin bir an önce hazırlanarak çıkmasını istiyoruz. Memur ve hizmetliler için çok önemli bir ihtiyaç da Görevde Yükselme Sınavlarının yapılmasıdır. Türkiye’de tüm kurumlar Görevde Yükselme Sınavlarını yaptıkları halde sadece Milli Eğitim Bakanlığı bu sınavları yapmamıştır. Görevde Yükselme Sınavına girme ve yükselme şartlarını taşıyan pek çok çalışan sırf bu sınav yapılmadığı için görevde yükselememektedirler. Özlük hakları açısından kayba uğramalarına neden olan bu durum sona erdirilerek bir an önce görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır. Bakanlığa bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:. Derhal sınavı yapın…”

       4/C statüsünde görev yapanların da sorunlarına değinen ŞAHİNDOĞAN, “Kurumlarımızda görev yapan ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda Milli Eğitim Bakanlığına gönderilen 4/c statüsünde çalışan arkadaşlarımız da var. Bu arkadaşlarımız  insanlık dışı çalışma şartlarına ve çalışma ücretine mahkum edilmiş durumdalar. Biz Türkiye Kamu Sen olarak Ankara’da bir 4/C Çalıştayı yaptık. Bu çalıştay’da arkadaşlarımızın sorunlarının tespiti ve çözüm önerilerinin oluşturulması amacıyla komisyonlar kurduk ve önemli tespitlere ulaştık. Çalıştay sonuçlarını bir rapor halinde tüm ilgili makam ve kuruluşlara gönderdik. Bu çalıştay da gördük ki 4/C’li arkadaşlarımızın ortaya koyduğu bir çok sorunun yegane çözüm yolu kadrolu çalışma sistemine geçmektir. Bu arkadaşlarımızın isteklerine bağlı olarak kadroya geçişleri sağlanmalıdır. Genel Başkanımız katıldığı Kamu Personeli Danışma Kurulunda ve her platformda bunu istediğimizi ifade etmektedir. Bu arkadaşlarımızın kadroya geçişi dışında başka bir çözümü biz asla kabul etmiyoruz.4/C’lilere derhal kadro verilmeli ve bu insanlık dışı çalışma sistemi bitirilmelidir” diye konuştu.