BAYBURT’TA ÜYELERİMİZLE BİRARAYA GELDİK

 

 

           Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR ve Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar ŞAHİNDOĞAN 11 Nisan 2013 tarihinde Bayburt Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Genel Merkez Yöneticileri, toplantı öncesi Bayburt Teknik  Endüstri Meslek Lisesinde eğitim çalışanları ile bir araya gelerek sohbet etti.

        Bayburt Öğretmen evinde yapılan toplantıya şube yönetim kurulu üyeleri, İlçe temsilcileri, işyeri temsilcileri ve eşleri hazır bulundu. Toplantının açılış konuşmasında Şube Başkanı  Volkan  GÜNEŞ  yaptıkları çalışmalar hakkında üyelerimizi bilgilendirdi.

        Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami ÖZDEMİR yaptığı konuşmada şunları söyledi: “ Genel Merkez olarak düzenli bir şekilde her yıl teşkilat yöneticilerimiz ile Antalya’da biraraya gelerek, bilgilendirme ve kaynaşma toplantıları yapıyoruz. Eğitim faaliyetleri çerçevesinde çalıştaylar yaparak, her meslek gurubunun sorunlarını işin uzmanları ile tartışıyoruz ve sonuçlarını ilgili makamlara sunuyoruz. Sizlere de bu çalışmalarımızı kitapçıklar halinde ulaştırıyoruz. Sorunlarımızın çözülmesi için eylemler yapıyor ve hukuki mücadele veriyoruz. İşimiz elbette kolay değil. Çünkü mevcut iktidarın kamu çalışanlarına bakışı hep şaşı olmuştur.”

     Akil İnsanlar heyetine de değinen ÖZDEMİR, “Kamuda çalışan siz değerli arkadaşlarımızın ekonomik ve sosyal haklar konusunda çözüm bekleyen birçok sorunu varken, yetkili konfederasyonun genel başkanı akil adam oldu. Bunlara yetki veren kamu çalışanları, yetkili konfederasyona ‘Siz bizim hangi sorunumuzu çözdünüz de, şimdi memleketin sorunlarını çözeceksiniz?” diye sormalıdır. Türkiye Kamu Sen olarak böyle bir ihanet grubu içerisinde olmayacağız. Genel Başkanımız İsmail KONCUK kamuoyuna ve kamu çalışanlarına bu ihanet süreciyle ilgili açıklamalar yapmaktadır.”

        Türk Eğitim Sen’in mutlaka yetkili olması gerektiğini belirten ÖZDEMİR, “15 Mayıs tarihine kadar daha çok çalışmak zorundayız” dedi.

        Daha sonra kürsüye gelin Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar ŞAHİNDOĞAN da şunları söyledi: “MEB’de en büyük tahribatı şüphesiz ki Ömer DİNÇER yapmıştır. Ömer Dinçer döneminde yapılan en büyük tahribatlardan bir tanesi de 4+4+4 eğitim sistemine geçilmesidir. Türk Eğitim Sen olarak bizim ısrarla karşı çıktığımız bu sistemin yerine, eğer 1+5+3+4 şeklinde yapılandırılmış bir sistem ihdas edilseydi yaşadığımız pek çok soruna yol açılmamış olacaktı. Bizim savunduğumuz sistem Türkiye gerçeklerine ve eğitim sistemimizin yapısına daha uygundu; personel yapısına, fiziki yapıya, müfredat yapısına daha uygundu. Eğer bizim dediğimiz olsaydı, öğretmenlerimiz norm kadro fazlası olup alan değiştirmek zorunda kalmayacaktı. Bizim dediğimiz gibi olsaydı, ders müfredatları altüst olup yeniden yazılmak zorunda kalınmayacaktı; öğrencilerimiz ve velilerimiz okul dönüşümleri ile ilgili sıkıntıları yaşamayacaktı. Biz 4+4+4 sistemine karşı çıkarken bu sistemi hararetle savunan sendikalar vardı. Bizi sınıf öğretmenlerinin norm fazlası olacağına söylediğimizde mahşeri cümbüşcülükle suçlayarak, ‘sınıf öğretmenlerinin güvencesi biziz kimse norm fazlası olmayacak’ diyorlardı. Sistem uygulanıp on binlerce sınıf öğretmeni norm fazlası duruma düşünce, ne bizden ne de eğitim çalışanlarından özür dileme erdemini bile gösteremediler. O sıkıntılar yaşanırken, birden ortadan toz oldular. Eğitim çalışanları bunları unutmamalıdır.”

       ALO 147 hattının kaldırılması gerektiğini belirten ŞAHİNDOĞAN, “Ömer DİNÇER, sendika olarak tüm karşı çıkışımıza rağmen ALO 147 diye garip bir hat açtı. Dünyada benzeri olduğunu düşünmediğimiz, Türkiye’de benzeri olmadığını bildiğimiz bu hat, MEB’in kendi personelini adeta toplumun önüne atarak her türlü şikayet ve iftira niteliğinde suçlamaya muhatap ettiği bir hattır. Bu hatta gelen şikayet ve iftiralar MEB tarafından ciddiye alınmakta ve soruşturma konusu yapılmakta hatta eğitim çalışanlarına cezalar verilmektedir. Bu ihbar hattı derhal kapatılmalıdır. Bu hatta gelen şikayetler üzere açılan soruşturmalar sonuçlarıyla birlikte iptal edilmelidir. Bu hat korunmak isteniyorsa bir bilgilenme hattına dönüştürülebilir. Ama bu sorun mutlaka çözülmelidir. Eğitim çalışanlarının bu hat üzerinden yıpratılmasına son verilmelidir” diye konuştu.

       Okullarda öğrencilere getirilen serbest kıyafet uygulamasını da eleştiren ŞAHİNDOĞAN, “Ömer DİNÇER’in yaptığı tartışmalı uygulamalardan birisi de öğrencilere yönelik serbest kıyafet uygulamasıdır. Türk Eğitim Sen olarak sakıncalarını anlatarak karşı çıktığımız uygulama alelacele başlatıldı. Uygulamanın başlamasıyla birlikte sakıncaları da görülmeye başlandı. Biz yaşanacak olumsuzlukları söylemiştik. Bunları görmek için kahin olmaya gerek yok, az çok eğitimden anlamak yeterlidir. Bu uygulamayla birlikte öğrencilerimizin önceliği dersleri olmaktan çıkmış, ‘acaba yarın ne giysem’ olmuştur. Gelir seviyesi düşük ailelerin çocukları ailelerini zorlamaya başlamış, aile huzuru kalmamıştır. Okullarımızda  ciddi güvenlik zaafları oluşmuş, öğrenci ile öğrenci olmayanı ayırt etmek imkansız hale gelmiştir. Pedagojik açıdan son derece sakıncalı uygulamadan bir an önce vazgeçilmelidir. MEB, uygulamadan geri adım atmanın işaretlerini vermeye başlamıştır ki bu son derece sevindiricidir” dedi.

        ŞAHİNDOĞAN sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz il emri ve ilçe emri diye bir uygulama vardı. Özellikle eş durumu başta olmak üzere özür grupları için son derece önemli olan bu uygulama Ömer DİNÇER tarafından kaldırıldı. Yönetmelikte yer verilmeyen ancak kılavuzlarla özür grubu bulunan eğitim çalışanlarına verilen bu hak, eğitim çalışanları açısından son derece önemlidir. İl emri kaldırıldıktan sonraki uygulamada sadece ildeki boş kontenjanlara özür grubu olanların tayini yapılıyor, kontenjan yoksa aileler parçalanıyor. Bu durum, insan haklarına, Anayasa’ya ve aile bütünlüğü ile ilgili mevzuata aykırıdır. Personelinin aile bütünlüğünü önemsemeyen bir bakanlıkla nereye gidilebilir ki? İl ve ilçe emri uygulamaları Türk Eğitim Sen olarak bizim olmazsa olmazımızdır. Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde bu uygulamaya mutlaka yer verilmeli, sorun bakanlığın kılavuzlarla ilgili olarak keyfiyetine bırakılmadan çözülmelidir.”