"ÇANAKKALE ZAFERİNDEN HERKES DERS ALSIN"

 

 

            Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, 23 Mart tarihinde Van Şubesi’nin Van Öğretmenevi’nde düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Toplantıda Van Şube Başkanı Kutbettin Yıldız, şube yönetim kurulu üyeleri, Bitlis Şube Başkanı Necmi Erkoç ve şube yönetim kurulu üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcileri ile kadın komisyonu üyeleri de hazır bulundu.

            Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını Van Şube Başkanı Kutbettin Yıldız yaptı. Yıldız, şube çalışmaları hakkında bilgi verdi. Toplantıda Bitlis Şube Başkanı Necmi Erkoç’ta selamlama konuşması yaptı.

            İstişare toplantısında bir konuşma yapan Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, “Türk Eğitim-Sen’li olmak zor işlere talip olmak demektir. Çünkü üstlenmiş olduğumuz misyon daha çok çalışmamızı gerektiriyor. Sizler bu bölgede zor şartlarda çalışıyorsunuz. Bununla birlikte milli ve manevi değerlerimizin yaşaması için mücadele veriyorsunuz. Sizleri kutluyorum.

            Sizlerin vermiş olduğu destekle her yıl sayımız gün gittikçe artıyor. Bizlerin çoğalması demek, bu ülkede azimli ve şerefli insanların sayısının artması demektir. Genel Merkez Yönetim Kurulu olarak sizlerin başını aşağı eğdirecek hiçbir olumsuz mücadelemiz olmamıştır. Sizlerin sorunları bizim sorunumuzdur. Bunun için de hiçbir sorunu göz ardı etmiyoruz. Eylemse eylem yapıyoruz, mücadele ise mücadele ediyoruz. Bizden başka eğitim çalışanını düşünen başka bir sendika var mı? Bu nedenle eğitim çalışanları kimi yetkili yapması gerektiğini çok iyi düşünmelidir” dedi.

            Özdemir, sendika yayınlarımızın da mutlaka okunması gerektiği söyleyerek, “web sayfamızın takip edilmesi kafanızdaki sorunların çözümünde sizlere rehberlik edecektir. Çünkü sizler bulunduğunuz yerlerde bu sendikanın temsilcilerisiniz” diye konuştu.

            Daha sonra bir konuşma yapan Genel Sekreter Musa AKKAŞ, Çanakkale Zaferi’nin 98’inci yıldönümünü kutlayarak, Çanakkale ruhunun bu ülkede yaşayan herkese aşılanması gerektiğini kaydetti. Akkaş şöyle konuştu: “Çanakkale Zaferi, tarihin en çetin savaşlarından birisidir. Çanakkale’yi bu ülkede yaşayan tüm insanlara iyi anlatmak zorundayız. Çanakkale ruhunu bu ülkede yaşayan herkese aşılamak zorundayız. 18 Mart 1915 yılında bu ülkede ne kadar iyi yetişmiş, asker, öğretmen varsa hepsi şehit oldu. Her ocakta bir şehit verildi. 18 Mart 1915 tarihi; Diyarbakırlı, Vanlı, Karslı, Tuncelili herkesin aynı cevherin damarlarının şahadet şerbetini içtiği tarihtir. Bu vesileyle Çanakkale Zaferinin 98’inci yıldönümünde tüm aziz şehitlerimizin ve Büyük Önder Atatürk’ü rahmetle ve minnetle anıyorum.

            Acziyete düştüğümüz zaman Çanakkale Zaferini örnek almalıyız. Şehitlerimiz; bu ülkenin topraklarına göz dikenlere karşı ezan dinmesin, bayrak inmesin diye mücadele etti. Bugün ne oldu da Türk milletini birbirinden ayrıştırmak istiyorlar? Bu ülkede gözü olanlara, Türk milletinin birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlere karşı Çanakkale en güzel örnektir.”

            Çanakkale’de dün Türk milletini bölmek isteyen birtakım zihniyetlerin aynı düşüncelerini bugün de devam ettirdiğini belirten Akkaş, hiç kimsenin bu ülkenin birlik ve beraberliğini bozamayacağını bildirdi.  

            “Sizler iyi ki varsınız, iyi ki Türk Eğitim-Senlisiniz” diyen Akkaş, “Bizi diğerlerinden ayıran çok özeliğimiz var. Biz vatan sevdalısıyız, ülkemizi, insanları çok seviyoruz. Hangi temel amaçlarla yola çıktıysak, bugün de aynı düşüncelerle yolumuza devam ediyoruz. Türk Eğitim-Sen 220 bin üyesiyle kitle sendikası olmayı başardı. Mezhebi, meşrebi, siyasi görüşü, ideolojisi ne olursa olsun bölücü olmamak şartıyla Türk Eğitim-Sen’in kapısı herkese açıktır” diye konuştu.

            Günümüz Türkiye’sinde değer yargılarının alt üst edildiği bir sürecin yaşandığına dikkat çeken Akkaş, bu dönemde sendikacılık yapmanın, haksızlığa, hukuksuzluğa, ahlaksızlığa karşı tepki göstermenin her sendikanın harcı olmadığını ifade etti. “Hangi iktidar olursa olsun sendikacılığı adam gibi yapmışız” diyen Akkaş, her türlü entrikaya rağmen Türk Eğitim-Sen’in güçlenerek yoluna devam ettiğini kaydetti.

            Eğitimin sorunlarına da değinen Akkaş, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu ve Ömer Dinçer’in Cumhuriyet tarihi boyunca MEB’i en kötü idare eden bakanlar olarak tarihe geçeceğini söyleyen Akkaş, şunları söyledi: “Yönetmelikler, yasalar toplumun refahı, mutluluğu için değişir. Ama ülkemizde yönetmelikler, yasalar çalışanların aleyhine hazırlanıyor. Ömer Dinçer ‘in çıkardığı Teşkilat Yasası bunlardan biri olmuştur. Bu yasayla eğitimin sorunları artmış, eğitim çalışanları mağdur edilmiştir.

            Daha sonra 4+4+4 sistemi getirilmiştir. Ömer Dinçer döneminde getirilen bu sistem milletin başına bela edilmiştir. 1997 yılında 8 yıllık kesintisiz eğitim nasıl millete dikte edildiyse, 4+4+4 sistemi de aynı şekilde dikte edilmiştir. Niyet iyi değildir.  Bu sistemi 18. Milli Eğitim Şurasında bir sendika teklif etmişti. Hükümet kendisine bu konuda taşeron sendika buldu. 4+4+4 sistemi getirilirken 40 bin sınıf öğretmeninin norm kadro fazlası olacağını söylemiştik. Bizi dinlemediler. Bu sistem nedeniyle 60-70 bin öğretmenin yeri değiştirildi. Önümüzdeki yıllarda bu sorunlar artarak devam edecektir. Daha sonra sınıf öğretmenleri norm kadro fazlası olunca, sayıyı eritmek için öğretmenlere alan değişikliği getirildi. Bu da büyük bir yanlıştı. Biz tüm bu konularla ilgili Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile görüştük. Kendisine sendika olarak 49 maddelik bir teklif sunduk. Ancak şu ana kadar atılmış olumlu bir adım yok.”

            “Sayın Avcı’yı gören, duyan var mı? Avcı’nın olumlu bir icraatına tanık olan var mı?” diye soran Akkaş, Yönetici Atama Yönetmeliğini sert bir şekilde eleştirdi. Akkaş, “Sayın Avcı’ın ilk icraatı Yönetici Atama Yönetmeliği’nin altına imza atmak oldu. Bu, dillere destan bir yönetmeliktir. Yönetici Atama Yönetmeliğinde sözlü sınav getirilmiştir. Yazılı sınavdan 100 puan alsanız dahi mülakatta 69 puan alırsanız eleneceksiniz. Peki mülakatı kim yapacak? Mülakatı ölçe değerlendirmeden haberi olmayan malum kişiler yapacak. Öte yandan bu yönetmeliğin teknik olarak uygulanması mümkün değildir. Bu yönetmelik kul hakkı yemektir” dedi.

            Önümüzdeki aylarda Türkiye’yi Anayasa referandumunun beklediğini belirten Akkaş, pakette devlet memurluğu kavramının iptali, Türklük tanımının kaldırılması, başkanlık sistemi ve Anayasa’nın ilk 4 maddesinin kaldırılmasının yer alacağını, bunun yanında kamusal alanda başörtüsü konusunun da olacağını ifade etti. Akkaş sözlerini şöyle sürdürdü: “ Türk Eğitim-Sen olarak kamusal alanda başörtüsüne serbestlik getirilmesini istiyoruz. Bu sorunun yönetmeliğin değiştirilerek çözülebileceğini de vurguluyoruz. Ama başörtüsü konusunun Anayasa paketinde yer almasını sağlayarak, diğer maddelerin de geçmesini sağlayacaklar. Türk milleti çok tehlikeli bir oyun ile karşı karşıyadır. Bu tehlikeli oyunu görmek ve bozmak zorundayız. Aksi taktirde yüce Türk milletini ve kamu çalışanlarını zor günler bekliyor” dedi.