ÇANKAYA İŞYERİ TEMSİLCİLERİ İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILDI


 

Ankara 3 No’lu Şube Başkanlığı, 14.03.2013 Perşembe günü Çankaya İlçe İşyeri Temsilcileri İstişare Toplantısı düzenledi.

Toplantıya Genel Mali Sekreter Seyit Ali KAPLAN ilke Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN da iştirak ettiler.

Şube Başkanı Ertekin ENGİN’in  Şube faaliyetlerine değindiği açış konuşmasından sonra söz alan Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan konuşmasında Türk Eğitim-Sen’in eğitim çalışanlarının gerçek temsilcisi olduğunu vurgulayarak, “Sendikamızın her kademesinde görev yapan bütün emektarlarımız olağanüstü bir gayret göstermekte ve eğitim çalışanlarının her meselesinde onların yanında duruş sergilemektedir. Tek bir örnek yoktur ki, eğitimi ve eğitim çalışanlarını ilgilendiren bir gelişme olsun ve Türk Eğitim-Sen onu pas geçsin. Sendikamız, hem eğitim çalışanları hem de eğitimle ilgili bütün kesimler tarafından takdir edilen ve muhatap alınan büyük bir kuruluş haline gelmiştir. Bu noktaya ulaşmamızda emeği olan bütün arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Her yerde biz varız. Eğitim çalışanlarını temsil ettiği iddiasında olanların gelişmelerden habersiz olduğu, olaylara vurdumduymaz kaldığı ve başka işlerle iştigal ettikleri bu süreçte Türk Eğitim-Sen her zaman öne çıkmakta ve onur bir duruş sergilemektedir. İşte eğitim camiası geçtiğimiz hafta Bakanlık önünde bu tavrımızın bir örneğine daha şahit oldu. MEB Tarafından yayınlanan ucube yönetici atama yönetmeliğini Bakanlık önünde yakarak protesto ettik ve ayrıca yargıya taşıdı. Bakanlık idaresi öyle bir yönetmelik hazırlamış ki, tam evlere şenlik! Adeta, istediğimi atarım yönetmeliği! İçi boş, eğitim kurumlarının ihtiyacını karşılamaktan uzak ve çok acemice hazırlanmış bir yönetmelikle karşı karşıya kaldık. Bu hükümlerle eğitim kurumlarımızın idare edilmesi mümkün değildir. 19 Maddeden oluşan yönetmeliğe 17 maddelik bir dava dilekçesi hazırlayarak yargıya başvurduk. Dilerim bir an önce adalet tecelli eder ve telafisi mümkün olmayacak uygulamalar hayata geçirilmeden hatadan dönülür.” dedi.

İş güvencesine yönelik tehditlere de değinen Kaplan, “Son yıllarda sendika olarak ısrarla iş güvencesine yönelik tehlikeli gelişmelere işaret ediyoruz. Fakat üzülerek şahit oluyoruz ki, hala bir kısım çalışanlar olayın ciddiyetini kavrayabilmiş değil. Bugün  iş güvencemize göz dikmiş iktidarın değirmenine su taşıyan bir sözde sendika yüzbinlerce üye bulabiliyorsa kamu çalışanları bindikleri dalı kesiyor demektir. AKP İktidara geldiğinde 15.000 civarında olan kamudaki taşeron çalışan sayısı bugün 498.000 olmuş; bu Hükümet, öğretmenliği dahi sözleşmeli statüye indirgemiş; geldiğimiz noktada 47.000 4-C’li çalışan kamuda yer bulmuş ve nihayet iktidar partisinin verdiği teklif ile devlet memuru ifadesi Anayasadan çıkarılmak istenmiş durumda. Tüm bu gerçekler, karşı karşıya olduğumuz durumun ciddiyetini göstermektedir. Kamu çalışanları hem kendilerinin hem de çocuklarının geleceğinin kaygısını taşıyorlarsa bu gidişata dur demelidirler. Bunun da tek yolu ilkeli ve mücadeleci sendikalara destek vermektir.” şeklinde konuştu.

Daha sonra temsilcilere hitap eden Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip Geylan da 1 Ağustos 2013 tarihinde yapılacak Toplu Sözleşme görüşmelerinin önemine değinerek, “Önümüzdeki Toplu Sözleşme görüşmelerinde 2014 ve 2015 yılının konuları karara bağlanacaktır, bu açıdan büyük önem arz etmektedir. Kamu çalışanları geçtiğimiz yıl yaşanan rezaleti unutmamalıdır. Elli yılın toplu sözleşmesini yapacaklarını iddia edenler, öğretmenlerimiz için ek ödeme sözü aldıklarını söyleyen hatta bunun için üyelerin cep telefonlarına mesajlar çekerek sözde müjdeler verenler sonuç itibariyle büyük bir fiyaskoya neden olmuşlardır. İşte eğitim çalışanları bu beceriksizliğe bir daha şahit olmak istemiyorsa, bu işin erbabı olan Türk Eğitim-Sen’i yetkili kılmalıdır. Her zaman ve her durumda en etkili sendika olan Türk Eğitim-Sen, aynı zamanda yetkiyi de alarak çalışanların pazarlanmasına engel olacaktır.” dedi.

Anayasa çalışmalarına da değinen Geylan, milletimizin kirli bir tezgaha sürüklendiğini ifade ederek, “İktidar partisi çirkin bir oyunun peşindedir. Bugün basit bir yönetmelik değişikliğiyle halledilebilecek olan kamusal alanda yaşanan başörtüsü problemini, Anayasal bir düzenlemeye dahil etmeye çalışarak, başörtüsünü referandumun manivelası olarak kullanmayı amaçlamaktadır. Halbuki Bakanlar Kurulu’nun yetkisinde olan Kamu Görevlileri Kıyafet Yönetmeliği’nde gerçekleştirilecek ufak bir müdahale ile bu sorun kökten çözülecektir. Ne Anayasamızda tek bir madde, ne de tek bir yasal düzenleme başörtüsüne dair bir hüküm içermektedir. Buna rağmen kamuoyunun manipüle edilmesi siyasi ahlakla bağdaşmayan çirkin bir tutumdur. Türk Eğitim-Sen olarak, kamusal alanda başörtüsü üzerinde bir kısıtlama olmamasını ve başörtüsü üzerinden siyasi manevralar yapılmaması gerektiğini savunuyoruz. Anayasa referandumunda Türk milli kimliğini kaldıran, başkanlık sistemini getiren, ana dilde eğitimin önünü açan, özerk yönetime götürecek düzenlemeleri getiren maddeleri hayata geçirmek için, başörtüsünü, Anayasa paketine dahil etmek standartı yüksek bir riyakarlıktır. Bunu kabul etmiyor ve hem kamu çalışanlarını hem de milletimizi uyandırmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyoruz” dedi.