TEKNİK EĞİTİM ÇALIŞTAYIMIZ SONA ERDİ


Türk Eğitim-Sen’in 02-03 Mart tarihleri arasında düzenlediği “Türkiye’de Teknik Eğitimin Problemleri, Yapısal ve İşlevsel Değişim İhtiyaçları” konulu çalıştay sona erdi. Çalıştayın 3 Mart tarihinde yapılan son oturumunda; “Teknik Eğitimde Öğretmen Yetiştirme Politikaları”, “Mevzuattan Kaynaklanan Sorunlar Ve Çözüm Önerileri”, “Zorunlu Eğitimin Teknik Ortaöğretim Kurumları İle Mesleki Eğitim Merkezlerine Etkisi, Teknik Eğitimde Ortaöğretim Yükseköğretim İlişkisi” şeklinde oluşturulan üç ayrı komisyon hazırladıkları sonuç raporlarını okudu.

Sonuç raporlarının okunmasının ardından kapanış konuşması yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, güzel bir çalıştay olduğunu söyleyerek, “sizlerden istirhamım; bu çalışmalar, burada kalmasın. Zaman zaman düşüncelerinizi bize bildirin. Birçok kişi, kurum ve kuruluş bu çalışmalardan yararlanacaktır” dedi.

Böyle ahlaksızca yöntemlerle diğer insanların umudu yok ediliyor. Adil olan bir Milli Eğitim Bakanı bunu yapar mı? Eğer gerçekten adil ise yapmaz.

Yeni yayımlanan MEB Yönetici Atama Yönetmeliğine de değinen Koncuk, yönetmeliği garabet olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: “Çok garabet bir yönetmelik ile karşı karşıyayız. İyi bir yönetmelik beklemiyordum, ama bu kadar kötü olacağını da düşünmüyordum. Yönetici Atama yönetmeliği çok acemice hazırlanmış. Bu yönetmelik nedeniyle uygulamada birçok problemle karşı karşıya kalacağız.

Yönetici adayları emek vererek yazılı sınava hazırlanacak, bu sınav için para harcayacak, umutla yönetici olmayı bekleyecek; ama başka saiklerle hareket edilmesi nedeniyle, başkaları yöneticilik makamına gelecek. Keşke dürüst, namuslu olsalar da, ‘listeyi verelim, bizim isteğimiz adamlar yönetici olsun’ deseler. Böylece sınava hazırlanan diğer insanlara eziyet etmemiş olurlar. Bu daha namuslu bir davranıştır.”

“Dürüst olun, şerefli olun, namuslu olun” diyen Koncuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle ahlaksızca yöntemlerle diğer insanların umudu yok ediliyor. Adil olan bir Milli Eğitim Bakanı bunu yapar mı? Eğer gerçekten adil ise yapmaz.

Kendisini ziyaretimizde diyalogdan yana bir tavır sergiliyor, ancak daha sonra bu görüntüye yakışmayacak uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. ‘Bakan yanıltıldı’ diyorlar. Bakan olmuşsa, yanılmayacak. Sayın Bakanı kaç kez ikaz ettim. Şayet bu yönetmeliğin altına imza atıyorsan, sorumlusu da sensin demektir. Türk Eğitim-Sen doğruları söylediği zaman muhalif oluyor. Buradan soruyorum: Doğruları söylemeyelim mi? Ben bir sivil toplum kuruluşunun yöneticisiysem, elbette doğruları söyleyeceğim” dedi.  

Teröre teslim olarak mı akan kan dursun?

Bebek katilinin umut haline getirildiğini de ifade eden Koncuk, şunları söyledi: “Bu ülkede 35-40 bin insanının hayatını kaybetmesine neden olmuş bir cani, katil umut haline getiriliyorsa, ‘Allah razı olsun’ mu diyeceğiz? Bu insanlara ‘hain’ demeyelim de ne diyelim? Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, ‘biz müzakere yapmıyoruz’ diyor. Bari doğruyu söyleyin. Bu milleti bu kadar enayi mi zannediyorsunuz? Bu milleti idraksiz mi zannediyorsunuz? Bu gelişmeler karşısında aslında milletimizin bunlara ‘kendinize gelin’ demesi lazım.

‘Akan kan dursun’ cümlesinin arkasına takılmış gidiyorlar. Tabi ki akan kan dursun, ama biz niye Çanakkale’de 250 bin şehit verdik? Biri bana bunun cevabını versin. Kurtuluş Savaşını, Sakarya Meydan Muharebesini, Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarını neden yaptık? Bu savaşları yapmaz, İngiliz, Fransız ve İtalyan ile bu ülkede kardeş kardeş yaşardık. Şimdi bu ihaneti görmeyelim mi? Akan kan dursun da, bir yerlere teslim mi olalım? Teröre teslim olarak mı akan kan dursun?”