GENEL BAŞKAN ADANA 3 NO’LU ŞUBE’NİN İŞYERİ TEMSİLCİLERİ İLE BİRARAYA GELDİ

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Adana 3 No’lu Şube’nin İşyeri Temsilcileri İstişare Toplantısına katıldı. Toplantıda Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan, Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Kamil Köse, Adana 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Sezer, Adana 3 No’lu Şube Başkanı Rıfat Çelik, Kredi Yurtlar Kurumu İşyeri Temsilcileri, Çukurova Üniversitesi İşyeri Temsilcileri, şube yönetim kurulu üyeleri ve Kadın Komisyonları hazır bulundu.

Toplantı Şube Başkanı Rıfat Çelik ve Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Kamil Köse’nin konuşmaları ile başladı. Daha sonra Genel Başkan İsmail Koncuk katılımcılara hitap etti.

         Genel Başkan Koncuk Kredi ve Yurtlar Kurumunda geçmiş dönemde yaşanan problemlere değinerek şunları söyledi: “Sendikacılık bir yerlerle iyi geçinme yeri değildir. Türk Eğitim-Sen olarak hiçbir zaman bu tarz bir sendikacılığı benimsemedik. Önemli olan bedeli ne olursa olsun her zaman doğruları söylemektir, doğruları yapmaktır.”

Genel Başkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok üniversitemizde yıllardır görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmıyordu. Bu sınavların yapılması için karar aldırdık sınavların yapılmasını sağladık. Görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğindeki haksız ve hukuksuz uygulamaları yargıya taşıyarak üyelerimize hukuki destek sağladık. Artık diğer kurumlarda olduğu gibi üniversitelerimizde de “ben yaptım oldu” dönemi etkin mücadelemiz ile birlikte son bulmaya başlamıştır.”

Genel Başkan İsmail Koncuk, ek ödeme adaletsizliğine de dikkat çekti. Akademisyenlerimizin de ek ödemelerine artış yapılmadığını kaydeden Koncuk, “Profesör, doçent, yardımcı doçent ve araştırma görevlilerinin ek ödemelerinde artış yapılmamıştır. Bu ülkenin sacayağı olan akademisyenlerimizin görmezden gelinmesi kabul edilebilir değildir.  Bir müsteşarın ek ödeme miktarında 759 TL, genel müdür yardımcısının ek ödeme miktarında 722 TL artış yapılırken, akademisyenlerimizi ve öğretmenlerimizi es geçmek yapılacak en büyük hatadır. Hiç kimse bu şekilde ücret adaletini sağladığını düşünmemelidir. Ülkemizde akademisyenlerimiz, öğretmenlerimiz ve diğer eğitim çalışanlarımız hak ettikleri sosyo-ekonomik konuma bir türlü erişememiştir. Geleceğimizin teminatı olan, çocuklarımızı ellerine teslim ettiğimiz öğretmenlerimize, akademisyenlerimize alenen ayrımcılık yapılmaktadır.  Eğitim çalışanları bu ülkenin kalkınmasından pay alamamakta, peşi sıra gelen zamların ve artan enflasyonun kıskacında ayakta durma mücadelesi vermektedir. Yıllardır akademisyen ve öğretmenlerin maaşlarında herhangi bir düzenleme yapılmadığı gibi, bu meslek grubunun ek ders göstergelerinde de tek bir puan artış sağlanmamıştır.  Bu nedenle toplu sözleşme masasında 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ortaya çıkan ek ödeme sorunları giderilmesini istiyoruz. Özellikle dünyanın tüm ülkesinde en yüksek maaş alan öğretmen ve öğretim görevlilerinin, bu kararnameyle Türkiye’de neredeyse en düşük maaş alan kesim haline getirilmesi kabul edilemez. Bu çerçevede, kamu görevlilerinin büyük çoğunluğunu oluşturan 700 bin öğretmen başta olmak üzere, din görevlisi, hekim dışı sağlık personeli, posta dağıtıcısı, araştırmacı, polis, subay, ast subay, profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi gibi ek ödeme artışından faydalanamayan kamu görevlilerinin ek ödeme oranları 25-75 puan artırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Toplantıya katılanlara Türk Eğitim-Sen’e verdikleri destekten ötürü teşekkür eden Genel Başkan “Bu teşkilata sahip çıkmak bu ülkenin  geleceğine sahip çıkmaktır. Bu teşkilata zarar vermek ise ülkemizin ve milletimizin geleceğine zarar vermektir” diyerek, her zaman bunu göz önünde bulundurmalarını tavsiye etti.