GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİ SİVAS’TAYDI

Genel Sekreter Musa AKKAŞ ve Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN Sivas Şube Başkanlığı tarafından düzenlenen istişare toplantı sına katıldı. Toplantıda Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları, Türk Eğitim-Sen Sivas Şubesi yönetim kurulu üyeleri, ilçe temsilcileri, kadın komisyonu üyeleri ve çok sayıda işyeri temsilcisi hazır bulundu.

 

Görevi başında şehit olan eğitim çalışanları, ebediyete intikal eden Türk büyükleri, aziz şehitlerimiz ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duruşu ve istiklal marşımızın coşkuyla okunması ile başlayan toplantının açılış konuşmasını Sivas Şube Başkanı Muzaffer KARADAĞ yaptı. KARADAĞ “Her gün büyüyerek yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz. Hiçbir güç, hiçbir şer odağı bizi inandığımız yoldan çeviremeyecektir.” dedi. KARADAĞ, yönetim kurulunun faaliyetleri hakkında bilgi verdikten sonra destek veren herkese teşekkür ederek konuşmasını bitirdi.

 

Toplantıda hazır bulunan Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı. KOCAKAPLAN “Türk Eğitim-Sen büyük bir kuruluştur, büyük bir sendikadır. Türk Eğitim-Sen’i büyük yapan kuruluş ilkeleridir, genel amaçlarıdır, çalışma yöntemleridir, bu güne kadar vermiş olduğu kararlı ve etkin mücadelesidir. Bugün bir sendika çoğunluk olunca büyüdüğünü zannediyor. Bunlar hormonlu çoğunluk. Bilinmelidir ki her çoğunluk olan büyük olamaz. Türk Eğitim Sen; Türkiye’nin sendikasıdır. Sizlerin gayretleri ile etkili sendika yeniden yetkili sendika olacak, yetki gerçek sahibini yeniden bulacaktır” dedi. KOCAKAPLAN genel merkezin faaliyetleri hakkında bilgiler vererek konuşmasını tamamladı.

 

Daha sonra kürsüye gelen Genel Sekreter Musa AKKAŞ toplu sözleşme sürecine ilişkin açıklama yaptı. Bu konuda 20 ay sonra nihayet yasal bir düzenleme yapıldığını kaydeden AKKAŞ, memurların zamsız maaş almasına dikkat çekti ve “Bu durum Cumhuriyet tarihinde ilk kez yaşanmıştır” dedi.

 

Türkiye Kamu-Sen’in toplu sözleşme taleplerini de anlatan AKKAŞ, “Tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerinin maaşlarına 1 Ocak 2012'den geçerli olmak üzere taban aylığa yansıyacak şekilde aylık net 100 TL zam yapılmalıdır. Bu artışa ek olarak tüm kamu görevlilerine ve emeklilerine 2012 yılı için birinci ve ikinci aylık dilimlerde ayrı ayrı %10'ar (%10+10) maaş artışı yapılmalıdır. Yılda iki kez dini bayramlar öncesinde tüm kamu görevlilerine ve emeklilere brüt asgari ücret tutarında (886,5 TL) "Bayram İkramiyesi" ödenmelidir. En düşük ek gösterge rakamı 2200 olarak belirlenmelidir. Genel İdare Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan memurlara eğitim durumlarına göre yükselebilecekleri derecelerin kadrosu verilmeli, ek göstergelerde oluşan adaletsizlikler giderilerek, ek gösterge uygulaması 8. dereceden itibaren başlatılmalı ve tüm ek gösterge rakamları 800'er puan artırılmalıdır. Özel hizmet tazminatında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için özel hizmet tazminat oranları, eğitim durumu, kadro pozisyona göre yeniden belirlenmeli, bu amaçla öncelikle özel hizmet tazminat oranları 21 puan artırılarak, tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerinin maaşlarına net 100 TL daha özel hizmet tazminatı eklenmelidir.666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ortaya çıkan ek ödeme sorunları giderilmelidir. Özellikle dünyanın tüm ülkesinde en yüksek maaş alan öğretmen ve öğretim görevlilerinin, bu kararnameyle Türkiye'de neredeyse en düşük maaş alan kesim haline getirilmesi kabul edilemez. Bu çerçevede, kamu görevlilerinin büyük çoğunluğunu oluşturan 700 bin öğretmen başta olmak üzere, din görevlisi, hekim dışı sağlık personeli, posta dağıtıcısı, araştırmacı, polis, subay, ast subay, profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi gibi ek ödeme artışından faydalanamayan kamu görevlilerinin ek ödeme oranları 25-75 puan artırılmalıdır” konuştu.

 

AKKAŞ sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki kamu çalışanlarının yollarına mayınlar döşenerek, iş güvenceleri ellerinden alınmak istenmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Anayasa’nın 128. maddesi değiştirilerek, farklı bir istihdam modeli getirilmek istenmektedir.  Bu durum kamu çalışanlarını yok saymak anlamına gelmektedir. Oysa kamu çalışanları bu ülkenin olmazsa olmazlarıdır. Kamu çalışanı yoksa, devlette yoktur. Devletin çarkını döndüren kamu çalışanlarıdır. Kamu çalışanlarının iş üretmediğine ilişkin gerçek dışı beyanlar onlara yapılan büyük bir saygısızlıktır.”