GENEL BAŞKAN MİLLİ EGEMENLİK GECESİ’NE KATILDI

Ankara 6 No’lu Şube, Milli Egemenlik Gecesi düzenledi. Programa; Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak, Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, Türk Eğitim-Sen Genel Mali Sekreteri Seyit Ali Kaplan, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan, Ankara 6 No’lu Şube Başkanı Veli Keskin ile yönetim kurulu, Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Şakir Kaptan Karslı, Ankara 3 Nolu Şube Başkanı Ertekin Engin ve çok sayıda üyemiz katıldı. Sanatçı Ahmet Şafak’ın bir konser verdiği geceye katılım yoğundu.

Bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 28 Nisan tarihinde yapılacak İlksan seçimlerine değinerek, “Türk Eğitim-Sen olarak İlksan’da namussuzluğa, hırsızlığa geçit vermeyiz. Bir sendika var ki; iftiradan, yalandan besleniyor. Her türlü ahlaksızlığı sahneleyerek, arkadaşlarımızı karalayarak İlksan’ı ele geçirmeye çalışıyor. Ya İlksan’ın mal varlığı yandaşlara peşkeş çekilirken seyredeceğiz ya da aynı şekilde mücadelemize kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu kararı İlksan üyeleri verecek. Bize ne görev verilirse yaparız. Sizlerden istirham ediyorum: Cumartesi günü oyumuzu kullanalım. Arkadaşlarımıza da oylarını kullanmalarını tavsiye edelim. Aksi takdirde İlksan’ın kaynakları bir yerlere peşkeş çekilir, seyretmekten başka elimizden hiçbir şey gelmez” dedi.

Kamu çalışanlarının iş güvencesinin tehdit altında olduğuna da dikkat çeken Koncuk şunları kaydetti: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ‘657 sayılı Devlet Memurları Kanununu değiştireceğiz. Artık işim rahat, keyfim yerinde anlayışına son vereceğiz’ diyor. Bu açıklama şu anlama geliyor: Devlet memurlarının Cumhuriyet tarihi boyunca en önemli kazanımı olan iş güvencesi tehdit altındadır. Bu anlayışa karşı tüm kamu çalışanlarının birlikte yek vücut mücadele etmesi lazım. Ama bunu için sağlam bir mücadele zeminine ihtiyaç var. Kamu çalışanları hükümetin talimatıyla hareket eden yandaş sendikalara destek verdiği sürece en önemli kazanımız olan iş güvencesi çok uzak olmayan bir gelecekte elimizden alınacak. Bu nedenle daha güçlü olmalıyız. Teslim olmuş sendikal anlayışa pirim vermemeliyiz. Mücadeleci, ilkeli ve kararlı bir sendikacılık anlayışının yanında olduğumuzu ifade etmeliyiz. 2002 yılında taşeron firmalarda çalışanların sayısı 10 bin idi. Bugün 467 bin. Tam bir sömürü düzeni oluşmuştur. Sömürülen bizim evlatlarımızdır. Çocuklarımızı gelecekte nasıl bir çalışma hayatının beklediğini herkesin görmesi lazım. Evlatlarımızın sömürülmesine seyirci kalmamalıyız. Aksi takdirde çocuklarımız kuralsız, güvencesiz bir sömürü düzeninin kucağına itilecek. Türkiye Kamu-Sen tüm bunlarla mücadele ediyor ama sizlerden daha fazla destek bekliyoruz. Her adımımızda sizlerin gücünü hissetmek istiyoruz.”